EROL KILIÇ KUTELİA
Yurtlarından zorla sürgün edilenler ile ekonomik, sosyal, kültürel, politik ve dinsel inançları dolayısıyla başka ülkelere gitmek zorunda kalanlar bu ülkelerde diasporik bir yaşam içinde oldular.
Süreç içinde bu insanlar azınlık psikolojisi ile dayanışma gösterdiler. Gittikleri ülkelerde aynı bölgelerde yaşamayı tercih edip, birlik içinde beraber hareket ettiler.
Tarihi süreç içinde diasporik yaşam içinde olanlar gittikleri yörelerde ekonomik, sosyal, kültürel, politik olarak güçlendiler.
23 Nisan 1923 tarihinde ”TÜRK” kelimesi önce bir vatandaşlık paydası olarak lanse edildi. Bunun böyle olmadığını biz Çerkesler bir ay geçmeden 2 Mayıs 1923 tarihinde GÖNEN -MANYAS Çerkes sürgününde gördük.
Türk eşittir vatandaşlık söylemi, izlenen asimilasyon politikaları ile tek dil tek kültür, tek inanç söylemleri ile sulandırıldı.
Osmanlı çok dilli, çok kültürlü, çok inaçlı bir imparatorluktu.
Osmanlı İmparatorluğunun mirasını kabul eden Türkiye Cumhuriyeti, mirasını kabul ettiği imparatorluğun bu özelliğini dikkate almak istemedi.
Dünyada 3000 tür peynir çeşidi var. Bu 3000 peynir çeşidinin 200’den fazlası Türkiye coğrafyasında var.
200 den fazla peynir çeşidi olan bir ülke, tek dil, tek kültür, tek inançla nasıl sevk ve idare edilir?
Tek dil , tek kültür, tek inanç sistemi insanın insan olma özelliğine de aykırı.
Bugün dünyamızda en kuvvetli diasporalar Musevi, Ermeni, Yunan diasporalarıdır.
Diasporalar, geldikleri ülke ile yaşadıkları ülkeler arasında bir barış köprüsü durumunda olduğu gibi, yaşadıkları ülkelerin yerel, ulusal ve uluslararası politikalarında da artık etkileri görülüyor.
Nitekim ABD devlet başkanı Amerika diasporasında yaşayan Ermeni halkına seçim esnasında Ermenilerin demografik yoğunluğunu dikkate alarak verdiği sözü 24 Nisan 2021 tarihinde yerine getirip dünyaya duyurdu.
Abhazya’nın özgürlük ve bağımsızlık savaşında Türkiye diasporasında yaşayan 5 milyondan fazla Kuzey Kafkasyalı birlik ve beraberlik içinde hareket ettiler.
Gerek Abhazya lehine yapılan mitinglere katılım oranları, gerek TBMM’ne Abhazya lehine milletvekillerince verilen soru önergeleri, TBMM’sinde yapılan Abhazya özel oturumunda tüm partilerin sözcülerinin söylediklerini dikkate alırsak Türkiye diasporasında bizim de bir gücümüzün olduğu görülür.
Bölünmesek, birlikte hareket edebilirsek bu potansiyelimiz ile hem yaşadığımız Türkiye coğrafyasına, hem de Kuzey Kafkasyadaki anavatanımıza faydalı olabiliriz.
Türkiye ile Rusya Federasyonu ile Abhazya Cumhuriyeti ile ve Güney Osetya ile güvenli ve kuvvetli bir barış köprüsü inşa edebiliriz.
Barış’a dostluğa, kardeşliğe, iyi komşuluğa katkı sunabiliriz.
Post Views: 6
