SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918

MURAT ÖZDEN

Devlet aklı olmayan halkların tarih aklı ve tarih hafızası oluşamıyor. Onların tarihi de onları yok edenlerin elinde oyuncak oluyor. Onları yok edenler, onların adına düşünüp bir alzheimer hastası haline getiriyor. Çünkü soykırımı gerçekleştirenler işledikleri suçun büyüklüğünün farkındadırlar. Ama alzheimer hastaları nasıl geçmişi hatırlamazlarsa, malesef Çerkesler de başlarına geleni hatırlamıyor.

Çerkeslerin acılı ayı olan mayıs ayındaki günlerimiz bile yeni yeni gündemimize girerken 11 Mayıs’ın unutturulması ve hatırlamamak için Çerkes Halkının gösterdiği aymazlık kahredicidir. 2 Mayıs Gönen Manyas Çerkes sürgününün Çerkes Halkının gündemine girebilmesi henüz iki-üç yıl olabilmiştir. 21 Mayısla ve Çerkes Bayrağıyla buluşabilmemiz şunun şurasında on yol civarındadır. Balkan Çerkes sürgünü konusunda da henüz toplumun tamamı bilgiden yoksundur. Onunla ilgili olarak da Rusların Berlin Anlaşmasına koydurdukları Çerkeslerin Balkanlar’dan sürülmesi maddesinin imzalandığı gün olan 1 Temmuz tarihinin de gündeme getirilmesinin mücadelesinin peşine düşeceğiz.

21 Mayıs’ın içinin boşaltılması sürecini de dikkatle takip edip,buna alet olanlara da şiddetle karşı çıkacağız. Soykırım diyemeyenleri teşhir edeceğiz. Kafkas-Rus savaşlarında ölenleri anma günü diyenlerin Rusya’nın megafonu olduklarını ve onların sesini çıkaramaz hale getirme iradesini göstereceğiz.

***

Silinen tarih hafızamızla ilgili en önemli örneği 11 Mayıs Kuzey Kafkasya Cumhuriyet’inin Çerkes ve Kuzey Kafkasya halklarında karşılık bulamamasının nedeni Rusya’nın istememesidir.

Bunun oluşunu kendi hayat yolculuğumdan yürüyerek sizlere anlatmak istiyorum. 1970 yılında Gönen’in Üçpınar köyünde lise birinci sınıfta çok kitap okuyan bir öğrenciydim. Rahmetli olan Öğretmen Fahrettin Abi “Sen okumayı çok seviyorsun, şunları da bir okurmusun?” diyerek “Kafkasya Kültürel Dergi”lerin birikmiş bütün sayılarını koydu önüme. Bu benim hayatımın dönüm noktası oldu. 15 yaşındaki bir gencin Çerkes kimlik bilincinin oluşmasının mayalanması olmuştu benim için rahmetli Fahrettin Abi’nin verdiği o dergiler.

Bugün gibi hatırlıyorum. Üç ayda bir yayınlanan “Kafkasya Kültürel Dergi”nin 1964 yılında çıkan ilk sayısı Mayıs-Haziran-Temmuz aylarını kapsıyordu. O ilk sayıdaki beni heyecanlandıran yazı 11 MAYIS Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin kuruluşu ile ilgili yazı olmuştu.

Bizim de bir devletimiz olmuştu diye gururlanmıştım.

Ancak daha sonraki dönemlerde “Kafkasya Kültürel Dergi’ 11 Mayıs’ı hatırlamamaya başladı.

Bizim dergicilik ve yayın hayatımızın önemli bölümünü dönüşçüler ve solcular gerçekleştirdi. Kamçı, Yamçı, Nartları Sesi, Marje, Kafdağı, Nart Dergisi ve Jineps Gazetesi hiç bir zaman 11 Mayıs’ı anmadı ve hatırlamadı. Çünkü dönüşçüler Rusya ile iyi geçinmek adına, Rusya ‘nın istemediği şeyleri duymama ve görmeme politikasını izlediği için böylesine tarihi bir günü görmezden geliyor.

Solcular da 11 Mayıs’ı karşı devrimci olarak kodladıkları için görmezden geliyorlar. Tam da Rusya’nın bize yutturmak istediği yok oluşun zehirli zokasını yutuyorlar. Oysa 11 Mayıs tüm Kuzey Kafkasya Halklarının büyük kurultaylar toplayarak oluşturdukları son derece gurur duyulacak devlet ilanının tarihidir.

ÇHİ ile yola çıktığımız Çerkes Halkının siyasallaşma mücadesnde, Çerkeslerin de içinde başat rol aldığı Kuzey Kafkasya Halklarının en önemli günlerinden biri olan 11 Mayıs’ı da nirengi noktası olarak aldık. Çerkes-Fed 11 Mayıs’ı Kuzey Kafkasya Halklarının Bağımsızlık günü ve bayramı olarak ilan etti.

Özgürlük ateşinin harlaması için mücadeleye yapılan katkılar elbet meyvesini verecektir.

Dikkat edin Rusya’nın manüple ettiği kuruluşlardan ve kişilerden 11 Mayıs’la ilgili bugün tek kelime duymayacaksınız. Onlar haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar olarak susmaya ve görmezden ve bilmezden gelmeye devam edecekler.

Ama bilsinler ki halkların tarihsel dönüm noktalarını bilmeyenler ve görmeyenler asla önderlik edemezler ve önderlik edenlerin peşine takılmak zorunda kalırlar.

Rusya’nın korkularını biliyoruz. Üç yılda Japon Denizi’ne kadar Asya’yı fethetmişlerdi. Ama bir avuç Çerkes yüz yıl onlara kan kusturmuştu.

Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.

Rusya’nın tarih hafızamızı silmesine asla müsaade etmeyeceğiz!

Yaşasın Bağımsızlık!

Yaşasın 11 Mayıs!

Post Views: 3

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir