Dünyanın Düzeni mi Bozuluyor?

VAHİT ERDO

Yalta Konferansı’nda dünya parsellendi, NATO, Varşova Paktı ve Bağlantısızlar  olarak dünya üç parçaya bölündü. 1973’de petrol fiyatlarının artması ile Arap şeyhlerinde petro-dolarlar birikti. Müslüman olduklarından, paralarını ülkelerinde üretime değil USA-İngiliz bankalarına faize yatırdılar. Dünya piyasasında kredi fazlalığı olunca kredi faizleri düştü. Durumu fırsata çevirmek isteyen Sovyetler Birliği’nin Stalinist elitleri ve (COMECON) bu ucuz paraya balıklama dalarak borçlandılar. Zamanla dünya emtia fiyatları düşünce, SSCB ve COMECON ülkelerinin batıya sattıkları ham ve yarı mamül hammaddelerin fiyatı düştü. Batı banklarına olan borçlarını ödeyemez hale düşünce Polonya’dan başlayarak tümü malen iflas etti. Bu bunalımdan da iktidarda kalarak çıkmak isteyen Stalinistler yüzlerini batıya döndüler ve “dünya çok kutuplu bir düzene evriliyor” ön görüsü ile SSCB’ni parti kararı ile dağıtınca kapitalizmin globalleşmesinin önü açılmış oldu.

Kapitalizim 15 yy’da İtalya’da ortaya çıktı. Amerika  kıtasının keşfi ile Avrupa’ya getirilen kıymetli madenler talep yaratıp piyasa oluşturunca, kapitalizm İngiltere’de ete kemiğe büründü yeni kıtaların keşfi ile getirilen kıymetli madenlerin işlenmesi ve yeni  keşif bölgelerden mal talebi de doğunca, kapitalizm serpilip geliştiği  oranda dünya sistemi olmaya başladı. Ulus devletlerin doğuşuna ortam hazırlandı ancak bir çok bölgede farklı millet-din-inanç sahibi toplumlar, yeni uluslaşan devletlerin coğrafi alanlarında kaldıkları için devlet zoru ile dikta rejimlere biat ettirildiler.

ABD ile SSCB arasındaki hayatın her alanındaki vahşi rekabet bilimsel teknik devrimlerin tetikleyicisi oldu. ABD’nin tüm yeni buluşları üretim süreçlerine devretmesi ile 74 yıl gibi  kısa dönemde tarihte benzeri görülmemiş devasa üretim patlaması oldu. SSCB’nin uzaya çıkması rekabeti kâinata yaydı. ABD uzaydan para kazanmaya başladı.

Trump’ın  milliyetçi korumacı politikaları kapitalizmin tüm dünyayı sarmasını yavaşlatıyor ancak nafile gayret. Gidişatın belirleyicisi KÂR HIRSI her şeyin önünü açıyor, açacaktır. Kapitalizmin ürünü olan, meta, finans ve kapitalist ideolojinin tüm dünyayı sarmasının önünde kdv, gümrük vergileri, rüşvetler  var. Ama asıl reforme edilmesi gereken İslam dini ve Moskova’daki, ırkçı, ganimetçi, işgalci Putin rejimidir.

Ayrıca  ulus devletlerin baskısı sonucu  özgürlüğünü kazanamamış esir haklar, yani, milli dini ve bölgecilik çatışmaları kapitalizmin ilerleyişini engelliyor, geciktiriyor. Ticari yolları tıkıyor, yenilerinin açılmasını engelliyor. Bu nedenle Globalizm dönemine  uygun çözümler (kantonlar federasyonu,vs) gündeme geliyor, esir halklara tarihi bir fırsat  doğuyor.

Burada iki alıntı yapalım. İ. Wallerstein: Dünyadaki tüm ekonomiler ve toplumlar biribirlerine organik bir şekilde bağlıdırlar. Merkezde yer alan gelişmiş ve erken kapitalistleşmiş ülkeler sermaye transferine ihtiyaç duyan az gelişmiş ülkelerin kaynaklarını kendi çıkarları adına merkezi ülkelere aktarmaktadırlar. Bu sermaye transferleri, N.  Kandaryef’e göre her 54 yılda bir gel-gitler yaparak, merkez ve çevre ülkeleri arasında döngüler şeklinde biteviye 5 asırdır devam ediyor. Sermaye kendi evine döndüğünde, çevre ülkelerde mali krizler sonucu devrimler, reformlar meydana geliyor.

Sovyetler Birliği’ni dağıtan elitler şu anda Rusya’da iktidardalar. Ancak “dünya çok kutuplu bir düzene geçecektir” ön görülerini hazindir ki hayat doğrulamadı. Dünyada tek sistem kapitalizim ve patronu USA dır. 2002’den başlayarak  Putin Federasyonu’ndaki halkların Sovyet zamanında  kazanılmış tüm demokratik haklarını Stalin gibi zorla  budayarak, Rusya’yı üniter  devlete  çevirdi. Bu  klasik  Rus şövenizmi-militarizmini yeşertip devlet rejimi haline getirmek, kendi içindeki öteki halklara ve Rus milleti için de çok ağır sorunlar  yarattı: adalet, eğitim, sağlık ve devlet sosyal-siyasal organlarındaki kayırmacılık, rüşvet, milli, dini ayrımcılık, haklının mağduriyeti, vs. Toplumun yönetime yabancılaşmasının had safhaya ulaşması -örneğin nüfusun % 30’u başka ülkelerde yaşıyor- tek adam yönetimi sorunları çözemiyor, artırıyor. Tüm sorunlar erteleniyor. Ana dilde eğitimin seçmeli, yani zımnen yasaklanması, tüm bu emareler dağılmaya çeşnedir ve Globalizim tarafında bu sahte federasyon dağıtılacaktır. Tataristan Sibirya ve Kafkasya Moskova’nın dikta ve sultasında kopacak bağımsızlaşacaktır. Ezilen halkların bu yeni durumda tarihsel sosyal birikimleri ve siyasi becerilerine ve global konjonktürle olan  ilişkilerine göre tüm coğrafyalar yeniden yapılanacaktır.

Çok marifet var insanda selamlar.

Post Views: 3

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir