VAHİT ERDO
Ermeniler en yoğun olarak Karadeniz sahil boyunda yaşıyor. Rostov-Anapa- Gelencik-Maykop-Tuapse-Lazerevskya-Soçi-Sohum hattında tahmini bir milyondan fazla nüfusa sahipler; ve yine tahminen tüm bu bölgelerde ekonominin % 50’ye yakınını kontrol ediyorlar.
Osmanlı ve Türkiye’den sürgün edilen Ponti Rumları ve Ahıskalı-Hemşin-Yahudi-Ukraynalı ve Kürtler’in toplamı da yaklaşık 1 milyon civarındadır.
Tüm Kafkasya’da ve 1986 Ermenistan’daki Leninakan depreminde mağdur olanlar ve Gürcü -Abhaz savaşından, Orta Asya’daki şiddet olaylarında kaçan Ruslar v.s. toplulukların çoğunluğu da bu sahil şeridine yerleşmişlerdir. Nedeni gelir düzeyi en zengin bölge olduğu için.
Ayrıca SSCB’nin dağıtılmasından sonra Ermenistan’dan gelenler, muhacir olmanın verdiği yoksunluk ve Ermeni toplumunun sanatkâr, çalışkan, emektar oluşundan kaynaklı olarak her iş kolunda (inşaat-hizmet sektörü-kuyumculuk-ayakkabı-tekstil) hiper aktiftirler. Ayrıca gene Osmanlı tarafında sürgün edilmiş mazlum Ponti Trabzon Rumları da her yerde nüfusun % 3-5’i kadar olup, çalışkan ve bir o kadar da üretkendirler. Kısacası Çerkesya bölgesinde Ruslar hariç Ermeniler, Çerkesler’den nüfus olarak kat be kat fazla, ticaret ve siyaset de belki 50 kat büyüktürler.
1993’ten sonra Ermenistan’dan gelen Ermeniler oturum alabilmek için, örneğin benim yaşadığım Lazerevskaya’da 10 bin dolara varan rüşvetler vererek Rus Nüfus müdürlerinden ikametgah aldılar ve yerleştiler.
İdare tarafında zaman zaman Çerkeslere karşı kullanılmak istendiler. Gönüllü ve bilerek kullanıldılar da; ama çoğunluk zamanla uyandı. Kendileri de mazlum bir toplum olan Ermeniler’in çoğunluğu bu topraklarda bir zamanlar Çerkeslerin yaşadıklarını, kıyama uğrayıp Osmanlıya sürüldükleri biliyorlar. Ancak bu Ermeni faşist guruplarının gene kullanılmayacağı anlamına gelmez. Mesela ben bazı yaşadıklarımı anlatayım…
Soçi Anakent Başkan Yardımcısı Valeri Tarasyan en büyük zengin. Benim Nalbur dükkanıma geldi ve “Türkiye’den gelip bizim topraklarda dükkan açmışsın. Yarın gelip zabıtalar burayı haciz etsinler” diye yanındaki şefe talimat verdi. Ben hiç ses çıkarmadım ama iki gün sonra sıkıyı görünce yardımcısını gönderdi ve benden özür dilediğini bildirdi. Ben de özrünü bir şartla kabul ettim: beni yolda gördüğü zaman gözüme değil, yere bakarak yürümelidir. Aynen de öyle yaptı.
Bana silah çektiler, dükkânımı cam çerçeve indirdiler, haraca bağlamak için fedailer gönderdiler ama hepsini aklımızla, dostların yardımı ile def ettik ve hepsine özür dilettik. Bu arada Ermeni komünistler her daim beni destekledi. Bu konuda Ermeni Faşistlerini her yerde rezil kepaze ettiler.
Yani Kafkasya’da hiçbir şey hazır değil ancak akıl ve insan hakları persfektifi ile hareket edilirse bu topraklarda Rus-Ermeni-Rum-Çerkes ve diğerleri ile birlikte kardeşçe yaşanılabilir ve Kremlin’in diktasına son verilebilir. Kafkasya’nın Çerkesya coğrafyası, kuzeyden Rus yeni zenginleri deniz kıyısında villalar ve oteller, arsalar v.s. satın aldığı için paranın en çok döndüğü bölgedir. Örneğin, Lazerevskaya’ya yılda gelen iç turist sayısı 2 milyona yakındır. İlçe’nin nüfusu ise toplam 100 bin. Bu nedenden ötürü tüm göçmenler buraya yerleştiler. Yani burada Çerkeslerin Çerkesya’daki tüm nüfusa oranı benim tahminim % 5-8 seviyesindedir. Ekonomik ve sosyal güçleri çok yetersizdir. Ayrıca bu coğrafyada açık ara nüfus üstünlüğü Ruslardadır. Yani “bu bölgedeki Anavatan topraklarını geri almalıyız” önermeleri gerçekliği olmayan bir kandırmacadır. Tüm halklarla karşılıklı dayanışma, güven ve barış içinde olunursa ancak yaşanacak bir rejim oluşturabilir.
Ermenistan’daki son iç gelişmeler dış dünya konjonktüründen bağımsız değildir. Kremlin’in sultasından kurtulmak istiyorlar ancak bu oldukça zor. Çünkü kriz içinde olan Ermenistan’ın dış gelirlerinde Rusya’da yaşayan Ermenilerin yardımları önemli rol oynuyor.
Türkiye, Ermenistan politikalarında İlham Aliyev tarafında bloke edilmiş durumda. Eğer Türkiye bu blokajı kırıp, aynı Gürcistanla olduğu gibi yakınlaşır, kimlik kartı ile seyahat ve ticarete izin verirse dengeler çok değişir ve bölgede barışın oluşması, ticaretin gelişmesini de ciddi şekilde etkiler.
Kısaca, Maykop’da, Türkiye’de sırça köşkleri mesken edinmiş Çerkesya Yurtseverleri, “anavatan topraklarını alalım”, “tek başımıza özgürleşelim” düşleriyle hem kendilerini, hem de bilgisiz insanları avutuyorlar. Oysa yukarıda kısaca belirttiğim gibi gerçekler bambaşka. Tüm Kafkasya’nın kantonlar şeklinde yapılanıp bir birleşik federasyon oluşturması ile ancak Çerkesyadaki Çerkesler tüm azınlıklarla birlikte özgürlüğüne kavuşabilir.
Ayrıca Çeçenistan ve Dağıstan’da yerel halkların baskın sayısal üstünlüklerinin olduğunu da söylemeliyiz.
Çok marifet var insanda.
Selamlar.
____________________
Not: Yukarıdaki rakamlar benim tahminlerimdir. 2001’de yapılan resmi sayımda Şapsığya’daki Çerkeslerin sayısı 8 bin 400 kadar tespit edilmiştir; toplam nüfusa oranları ise çok daha küçük. Ayrıca Stavropol-Rostov-Soçi üçgeninde yaşayan Ermenilerin nüfusu tahmini 2,5 milyon civarındadır ki dünyadaki Ermenilerin nüfusu toplam 8-10 milyondur.
Post Views: 21
