Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı

EROL KILIÇ KUTELİA

“Öküzün altında buzağı arayanlar”, Gürcistan Avrupa Birliği’ne dahil ülkelere vizesiz seyahat hakkını aldıktan sonra, esasen öteden beri var olan Türk ve Türkiye korkusunun dozunu gittikçe artırıyor.

Bilindiği gibi Acara’nın özerkliği, kültürel ve dini inanç özelliği nedeni ile Türkiye’nin garantörlüğünde. Milliyetçiliğin dozunu kaçırıp iyice ırkçı ve kafatasçı moda girenler, Acara için ”Artık özerkliğe ihtiyaç yok, otonom statüsünün iptal edilmesi gerekir” demektedirler.

Gürcistan’da yazılı, görsel ve sosyal medyada, Türkiye’nin Gürcistan’da toplam 1 milyar doların üzerinde yatırımı olduğu, bu yatırımların Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nde yoğunlaştığı, 400 Türk şirketinin bölgede olduğu, bu şirketlerde çalışan kalifiye elemanların Türk olduğu, çok azının da vasıfsız Gürcü işçiler olduğu dile getirilmektedir.

25 bin Türkiye vatandaşına Gürcistan pasaportu verildiği, çifte vatandaş olan bu kişilerin, 375 bin kişinin yaşadığı Acaristan’da yapılacak seçimlerde bazı dengeleri değiştirebilecekleri vurgulanmaktadır.

Acaristan’ın ekonomik olarak Türkiye bağımlılığının, yakın bir gelecekte Pan-Türkçülük, Yeni Osmanlıcılık akımı ile sadece ekonomik düzeyde değil, dini emeller ve toprak ilhakı talepleri oluşturabilme ihtimali üzerinde durmaktadırlar.

Toprak ilhakı konusunda Kırım, Kosova, Abhazya ve Güney Osetya’yı örnek senaryolar olarak görmekte, Gürcistan yönetimini uyarmaktadır.

Bu aşırı milliyetçilerde, Acaristan’da Türk varlığı bu tempo ile devam ederse, gelecekte Türkleri ve müslümanları korumak bahanesi ile Türk askerinin Acara’ya geleceği endişesi hakimdir.

Pan-Türkçüler ve Yeni Osmanlıların yaklaşık 96 yıl önce Batum ve civarını Gürcistan tarafından işgal edilmiş topraklar olarak görmeleri bu endişelerini daha da arttırmaktadır.

Gürcistan’ın aşırı milliyetçilerinin bir başka endişeleri de İslam dini ve İslam yayılmacılığıdır.

Bilindiği gibi Gürcistan yakın bir geçmişte mor, siyah, beyaz bayrağını değiştirmiş, bol haçlı yeni bir bayrak kabul etmişti.

Edvard Şvarnadze Abhazya’ya saldırınca Hıristiyan dünyasının sempatisini kazanmak için, ”Gürcistan Hıristıyanlığın doğudaki son kalesidir” demişti.

Yeni Gürcistan yönetimi de bayrak değişimi ile adeta “Son haçlı ordusu Gürcistan”  demekte ve bol haçlı bayrağını özerk bir yönetime sahip Müslüman Acaristan’da dalgalandırmaktadır.

Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır.

Türk hükümetinin finansal destek verdiği muhtelif Müslüman grupların yeterinden fazla cami, mescit, medrese yaptıklarından şikayet etmektedirler.

Acara Otonom Cumhuriyeti’nin 375 bin olan nüfusunda, Müslümanlar ancak % 15 oranındadır. Bu ihtiyaç fazlası cami ve mescitlerin geleceğe yönelik planlandığı görülmektedir.

Gürcistan’ın aşırı milliyetçileri, Türk yatırımcılarının iştigal konularından da şikayetçi. Otel, restorant, kumarhane ve seks turizminin Türklerin eline geçtiğini ve Türklerin bu sektörlerde bir monopol oluşturdukları vurgulanmaktadır.

Yine bu aşırı milliyetçiler, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu’nu Gürcistan’ın bağımsızlığı için tehlikeli görmekte, Ahıska ve Borçalı bölgesi için endişe duymaktadırlar.

Batum Havaalanı’nın Türkiye ile müşterek kullanılması ve kontrolünün de Türklerin elinde olması bir başka endişe kaynağıdır bu kesimler için.

Dün medyada yazılıp söylenmeyenler, Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne dahil ülkelere vizesiz seyahat hakkını almasından sonra yüksek sesle söylenmeye başlanmıştır.

Gürcistan NATO’ya kabul edilirse “öküzün altında buzağı arayanlar” daha ne hayali senaryolar yaratacaklar onu da zamanla göreceğiz.

Post Views: 6

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir