MURAT ÖZDEN
Çerkesler tarihlerinde ilk defa,15 Ağustos 2014’de bir siyasi irade ortaya koyarak, siyasi bir mesele olan Çerkes Davasının, siyasi muhatabı olan ÇDP (Çoğulcu Demokrasi Partisi) yi kurdular. ÇDP Çerkeslerin şu anda dünyadaki ilk ve tek partisidir. 7 Haziran 2015 seçimlerine çok dar imkanlarla, bağımsız adaylarla katılmış olan ÇDP, Çerkesleri siyasi bir güç haline getirmiştir. Dünyadaki ve Türkiye’deki siyasi oyun kurucular artık Çerkeslerin siyasi muhatabının ÇDP olduğunun farkındalar. Artık Çerkeslerle ilgili ulusal ve uluslararası birçok ilişki ÇDP üzerinden yürümektedir.
İçinde yaşadığımız ülkemiz ise bu günlerde bıçak sırtında bir referandum süreci yaşıyor. Hiç kimse referandum sonuçlarının nasıl çıkacağı ile ilgili olarak bir tahminde bulunamıyor. Hiç kimse eveti de, hayırı da çantada keklik olarak göremiyor.
İşte böylesi günlerde bir siyasi parti tavır ve görüş belirtmeyecek de ne zaman, ne zaman bildirecek diye ÇDP bir bombardımana tabi tutuluyor. Bu eleştriler evet diyen cepheden de geliyor, hayır diyen cepheden de.
Öncelikle belirtmek isterim ki, hayatta en kolay olan şey, bir sürüye ya da bir cepheye dahil olup karşı tarafı eleştirmek ve küfretmektir. Zor olan şey ise karşı tarafı dönüştürmek ve kazanabilmektir. ÇDP, 150 yıldır hep başkaları tarafından formatlanmış Çerkes Halkının tamamını kucaklayacak bir politika üretmeye çalışmaktadır.
Siyaset aynı zamanda, halkı için kazanımlar elde edebilme sanatı ve mücadelesidir. Bu anlamda evet kampanyası yürüten Çerkesler de, hayır kampanyası yürüten Çerkesler de malesef bedavaya gitmişlerdir. Çerkeslerin artık kimseye bedavaya verilecek oyu yoktur!
Evet diyen arkadaşlar yayınladıkları bildiride, kısaca “biz bu ülkenin asli unsuruyuz, bir sıkıntımız yok, gelin evet deyin” diyorlar. Biz de diyoruz ki, biz bu ülkede azınlığız (bilimsel olarak az olana azınlık denir. Azınlık olmak için gayr-i müslim olmaya gerek yoktur), azınlık hakları teslim edilmelidir diyoruz. Verdiğimiz vergilerdeki kültürümüzle ilgili payımızı istiyoruz, anadilde eğitim istiyoruz, devlet tarafından finanse edilen Çerkesce Televizyon istiyoruz diyoruz.
Bu konularla ilgili bir gelişme oldu da bizim mi haberimiz yok?
Neden evet diyelim?
16 Nisan’da hayır çıkarsa 17 Nisan’da Çerkesler için ne değişecek?
Hükümet görevine devam edecek, Cumhurbaşkanı da makamında kalacak. Ayrıca hayır cephesinde yer alanların %90’ı da Çerkeslerin taleplerine, iktidar oldukları gün hayır diyecekler. Bu gerçeğin farkında olarak siyaset yapmak zorundayız. Siyasetin bir imkan yaratma sanatı olduğunu bilen ÇDP kadroları, büyük bir soğukkanlılıkla tavrını açıklamamıştır.
ÇDP, 12 Mart pazar günü, Ankara’da Çerkes Televizyonunun açılması ile ilgili olarak bir kitlesel basın açıklaması yapacaktır. Basın açıklamasında Çerkeslerin hakları ile birlikte, Çerkes TV’nin açılması için hükümete ve devlete çağrıda bulunacaktır. Bu çağrımıza devletten tatmin edici bir açıklama gelmezse hayır diyeceğini açıklayacaktır. Çağrımıza olumlu bir yanıt gelirse de evet demekte bir beis görmeyecektir.
Dostlar gelin 12 Mart pazar günü ÇDP’nin yanında olun!
Dosta da, düşmana da Çerkeslerin çantada keklik olmadığını hep birlikte gösterelim!
Bugün hak talebinde bulunmayanın, yarın söz söyleme hakkı olmayacaktır!
Post Views: 4
