Suriyeli Kardeşim Sen Sen Ol!

EROL KILIÇ KUTELİA

Biz Kuzey Kafkas Halkları anavatanımız Kafkasya’dan sürgün edildik. Türkiye’ye değil, Osmanlı İmparatorluğu’na geldik.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasında aktif rol aldık, öncü olduk; çünkü vatandan sürgün edilip vatansız olmanın ne olduğunu biliyorduk.

Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşının ilk ayağı Amasya mülakatıdır. Bu görüşme sultan Vahdettin’in talimatı ile Istanbul hükümeti ile Ankara’daki Heyet-i Temsiliye arasında ilk uzlaşı toplantısıdır ve bu toplantı Amasya’da bir Çerkes olan General Cemil Cahit Toydemir’in evinde yapılmıştır.

Toplantıya dört kişi katılmış üçü Çerkes kökenlidir bunlar Rauf Orbay, Bekir Sami Paşa, Salih Karzeg Paşadır; diğeri de Mustafa Kemal’dir.

Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşının ikinci ayağı Sivas kongresidir. Ankara hükümeti adına heyet-i temsiliyeden 7 kişi katılmıştır. Bu 7 kişiden 4’ü Çerkes kökenlidir. Bunlar Rauf Orbay, Bekir Sami Kunduk, Hakkı Behiç, Ömer Mümtaz Tambi’dir.

Biz Kuzey Kafkas Halkları, Osmanlı-Rus savaşında, Allahü Ekber dağlarında, Balkan savaşında, Çanakkale Savaşlarında İstiklal Savaşı’nda, Kıbrıs savaşında can verdik şehit verdik; bugün de Doğu ve Güney Doğuda can vermeye devam ediyoruz.

Biz bunca fedakarlığımıza rağmen halen bu ülkeye çöreklenmiş Kemalistlere yaranamadık.

Suriyeli kardeşim, sen de benim gibi Osmanlı bakiyesisin. Çanakkale’de senin Şam ve Halep şehrinden gelmiş savaşmış şehit olmuş binlerce mezarın varken bu Kemalistler seni de benim gibi görmezlikten gelecektir.

12 Eylül askeri darbesini yapanlar Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşında büyük hizmetleri olmuş kişileri bir araya getirmek için Ankara’da devlet şeref mezarlığını kurdular. Bugün devlet şeref mezarlığında 61 mezar bulunmakta bunun 9’u Çerkes kökenli kahramanlara aittir.

Türkiye nüfusun yaklaşık % 5’i Çerkes kökenlidir; Ankara devlet şeref mezarlığında yatan kahramanların % 15’i Çerkes kökenlidir.

Bu arada bir parantez açmak isterim. Kemalistlerin faşist uygulamaları nedeni ile küs olup mezarlarını Ankara şeref mezarlığına naklini istemeyen onlarca Çerkes ailesini de sayabiliriz mesela Rauf Orbay, Ali Fuat Çebesoy gibi.

Biz Çerkes halkı; dün, dünkü Kemalistlerce istiklal savaşının büyük önderi Çerkes Ethem şahsında  hepimiz hain ilan edildik.

Bugün de, bugünkü Kemalistlerce Türkiye vatandaşı olmayan Almanya vatandaşı olan ve Almanya Parlementosu’nda milletvekili olan Çerkes kökenli Cem Özdemir şahsında hepimiz hain ilan edilmek istendik.

Kemalistler demografik ayak oyunlarını ve asimilasyon politikalarını çok iyi bilirler bu konuda uzmandırlar.

– Tevhidi Tedrisat Kanunu

– Soyadı Kanunu

– Şapka Kanunu

– İskan kanunları   …. gibi görünmiyen silahları vardır.

Suriyeli kardeşim,

Seni en iyi ben anlarım, çünkü ben senin gördüklerini ve yaşadıklarını yaşadım. Senin acın benim acımın aynısıdır. Acın acımdır.

Senin vatanın Suriye’de parlamento ve hükümet kabinesinde her ses, her kültür, her renk, her inaç var. Esed rejimi ırkçı da değil, faşist de değil, dinci ve mezhepçi de değil.

Baba Hafız Esed zamanında SSCB Suriye’ye savaş pilotu yetiştirmek üzere 12 kişilik bir kontenjan ayırdı. Bu 12 kişilik savaş pilotu kontenjanı tamamı Abazalardan oluşturulmuştu. Bunlar Arap da değildi, Alevi de değildi, sadece Suriye vatandaşlarıydı.

SSCB’liğindeki savaş pilotu eğitimi sonrası bunlar Suriyeye döndü ve Suriye Ordusunda en üst kademelerinde görev aldılar.

1992-1993 Abhazya’nın kurtuluş savaşında Suriye vatandaşı Abaza ve Çerkesler de yer almıştı. Oğul Beşer Esed ‘de bunların atavatanlarına gitmelerine mani olmamıştı. Bu kahramanların bir kısmı bugün özgür ve tanınmış kutsal Abhazya topraklarında şehit olmuş yatıyor.

Suriye’de bugün emperyal güçlerle illegal güçlerin birbirlerini test eden savaşı devam ediyor. Çerkes gençleri de yaşadıkları ve vatandaşı oldukları Suriye topraklarını savunuyorlar.

Suriyeli kardeşim,

Sevgiden, saygıdan, empatiden, paylaşımdan uzak, insan görüntüsünde olup insanlıktan nasip almamış bazı kişiler ve sözüm ona demokrat devletler, iyi eğitim almış, mesleki formasyon sahibi mühendis, mimar, doktor, avukat, müşavir, finansçı gibi kişilerle sermaye birikimi olan Suriyeli kişilere vatandaşlık verip Suriyenin geleceğini çalmak istiyorlar. Bu hırsızlara karşı kapını kapalı tut. Onların beğenmediği işlerde çalışıp onlardan daha az para kazanacaksın ve sen bir ömür ”Savaştan kaçtı, ülkesini sattı” imajından kurtulamayacak, vatandaşı olacağın her ülkede güvenilmez kişi olarak kalacaksın.

Suriyeli kardeşim,

Kemalistler; Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, Bulgaristan

Yunanistan, Makedonya’daki Türkler için istediklerini sen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olunca istersen hemen hain ve bölücü olursun.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini çok zamanda Türklerin yönetmediğini de dikkate almalısın.

Suriyeli kardeşim,

Sen, sen olabilmen için Suriye’de olmalısın. Kendi anadilini, kültürünü, halk bilimini ancak orada yaşatabilirsin.

Sizleri seviyoruz ve sevmeye devam edeceğiz.

Suriyeli kardeşim,

Senin başkentin Şam için biz Abhazların bir deyişi var.Yüzlerce yıldan beri söylenen, bunu sana söyleyip yazımı noktalamak istiyorum.

DASU YIPSADGİL ŞAM EYPŞ YIBOYT”

Herkes vatanını Şam gibi görür.

Post Views: 4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir