MUSTAFA SAADET
Topluca hareket etmenin güç kazandırdığını, önemli imkanlar sağladığını ve herkesin kazançlı çıktığını hepimiz yazıyor, çiziyor ve bu durumun teorisini çok güzel yapıyoruz. Bu bilinen gerçek hakkında ahkam kesmenin bir yarar sağlamayacağı ve can sıkmaktan öteye gitmeyeceği düşüncesi ile neticeden bahsetmek istiyorum.
Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) 7 Haziran 2015 genel seçimlerine, hukuki prosedürünü tamamlayamadığından parti olarak katılamamış ve 9 bağımsız adayla girilen seçimde hiçbir adayımız gerekli oy sayısına ulaşamadığından milletvekili seçilememiştir.
Türkiye’deki siyasi tercihler, bağımsız adaylara hemen hemen hiç şans tanımamaktadır. Nitekim sadece bizim adaylarımız değil, seçime katılan 166 bağımsız adaydan hiç biri seçilememiştir. Son sıradaki bağımsız vekiller bile seçime katılmış olsaydı seçilme şansı yoktu. Bağımsızların seçilememe nedeni, Türkiye’de politika ile uğraşmak, seçmek- seçilmek tamamen çıkara dayalı olarak yapıldığı içindir. Bağımsızların böyle bir imkanı olmadığından ve seçmenlerine de bir menfaat sağlama olanağı olmadığından seçilme şansları bulunmamaktadır.
Bu gerçek biliniyordu ancak ÇDP nin farklı bir umudu ve arzusu vardı. Bağımsız adaylara verilecek toplam oy sayısı birkaç vekil çıkarabilecek düzeye ulaşabilseydi, vekil seçilmeseler bile bu oy potansiyeli diğer partilerce dikkate alınacak ve bilhassa bir tek oyun bile önemli olduğu mahalli seçimlerde ÇDP oylarının taliplisi olacak ve müzakere ortamı doğacaktı. Nitekim sayın adaylarımız seçim konuşmalarında bu konuyu işleyip hatırlatmalarda bulunmuşlardı. ÇDP oyları birkaç milletvekili çıkarabilecek sayıya ulaşmış olsaydı, bir milletvekilinin bile iktidar olmadaki önemi düşünüldüğünde bugünkü seçim atmosferinde siyasi arenada ismi geçer bir parti olmak işten bile değildi.
Ama, partinin mutabakat yapılmadan kurulduğu şeklindeki tenkitler, manifesto yayınlamalar, deklarasyonlarla başka partilere oy verilmesinin istenmesi, gibi menfi ve caydırıcı yayınlar, partinin yeni kurulması ve tanıtım zamanının çok kısa olması gibi nedenlerle oy sayısı 16.073 de kalmıştır. Bu oy oranı üzerine çok çeşitli yorumlar yapılmışsa da tatminkar bir sayı olmadığı ortadadır.
5-6 milyon civarında hemşerimizin olduğu iddialarının kabulü halinde, en az 2 milyonluk bir oy potansiyeli olması gerekirdi. 500 bin civarında bir oy sayısına bile ulaşılmış olsaydı Türkiye siyaset sahnesinde ismi geçen ve dikkate alınan bir parti haline gelebilirdik. Bu fırsatı da kaçırdık.
Niyetim suçlu aramak değil, kaçırılan bir fırsatı hatırlatmaktır.
Tabii ki ders alınır ümidiyle.
Post Views: 3
