Türkiye 7 Haziran’da yeni bir seçime gidiyor.

MURAT ÖZDEN

7 Haziran seçimleri Türkiye’nin ne ilk seçimidir, ne de son seçimi olacaktır. Onun için 7 Haziranı ne fazla abartmalı, ne de küçümsemeliyiz. Çünkü Türkiye bugüne kadar defalarca seçime gitmiştir, bundan sonra da gidecektir.

Seçimler, seçime katılanlar için hayati bir önem taşırlar. İktidarlar, iktidarı kaybetmekle neler kaybettiklerini çok iyi bilirler. Muhalefet ise neler kazanacağının farkındadır. Seçenler ise oylarını kullanır ve seyirci tribününe geçerler. Ama kullandıkları oy onların yaşamlarında hayati derecede etkiler yaratır.

Bu seçimleri önemli kılan 13 yıldır iktidarda bulunan İslamcı hassasiyetleri öne çıkaran AKP’nin hızla kan kaybetmeye başlayıp iktidarı kaybetme ihtimalinin ortaya çıkmış olmasıdır. Bu ihtimali ise ilk defa seçime parti olarak katılan Kürtlerin ve bileşenlerinin partisi olan HDP’nin barajı geçmesi ortaya çıkarmaktadır. Onun için seçim adeta AKP ile HDP arasında geçmektedir.

Bu seçimleri Çerkesler açısından tarihi hale getiren, “Çerkes Kimliği” ile “Çoğulcu Demokrasi Partisi”nin bağımsız adaylarının yarışa katılıyor olmalarıdır.

Çerkesler tarihlerinde ilk defa siyasi bir imtihana giriyorlar.

Bu imtihanda nasıl bir performans çıkarıp, nasıl bir not alacaklarını göreceğiz.

Türkiye ve dünya nezdinde nasıl ağırlık ortaya koyacaklarını göreceğiz.

“Çerkes Kimliği” bilincine sahip kaç Çerkes var sayacağız.

***

2000’li yıllarla hızlanan Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci demokratik iklimi olgunlaştırmıştır. Bu süreçte Çerkesler arasında da hak talebi ve demokrasi arayışlarını önceleyen oluşumlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Sırasıyla Demokratik Çerkes Platformu, Jineps gazetesi, Kafkasya Forumu, Çerkesya Yurtseverleri, DİÇEG ve ÇHİ’yi saygıyla analım. Bu oluşumlar statüko ile bütünleşmiş Çerkes Kurumlarında ciddi taban kaymaları yaratırken, siyasi bilinci ve hak arama metotlarının niteliğini yükseltti.

Ancak bu oluşumlarımızdan birçoğu ya dağılmışlar, ya da bölünerek toplum nezdinde etkisiz hale gelmişlerdir. Bu oluşumlardan ÇHİ mücadeleyi bir üst boyuta taşıyarak, Çerkeslerin tarihteki ilk partisi olan “Çoğulcu Demokrasi Partisi/ÇDP”yi kurmuştur.

Rusya’nın manuple ettiği Çerkes Kurumları politikalarını “birşey yapmama; yapılanı engelleme” üzerine inşa etmişlerdir. Onun için, Çerkeslerin oluşturduğu ÇDP’yi görmezden gelme, gizli engelleme, başka yapılara destek verme tavrı da tarihe bir kara leke olarak geçmektedir.

Bu manüplasyoncu yapılar dışında kalan Çerkes halkı siyasi yapısına can-ı gönülden sahip çıkmıştır. ÇDP hem Çerkes halkında, hem de Türkiye toplumunda karşılığını bulmuştur.

Artık Çerkes Meselesinin siyasi muhatabı ÇDP’dir.

Çerkeslikten rütbe almış, ya dernek yöneticisi, ya da elinin kalem tuttuğunu zanneden bazı zevatlar, ÇDP varken falan ya da filan partiyi destekleyelim gibi açıklamalar yapabilmektedirler.

Bunlar “kapıkulu” zihniyetli zavallılardır. Ve toplumumuzda hiç bir karşılıkları yoktur.

ÇDP halkımızda bir heyecan ve hareketlenme yaratmıştır. Bu heyecan seçimlerden sonra da artarak örgütlenmesini devam ettirecektir. ÇDP öyle derneklerle pek ilgilenmeyen işçi, köylü,

emekçi, esnaf, ev kadını ve gerçek aydınlarına bir umut olmuştur.

Büyük fedakarlıklarla ve imkansızlıklarla kampanya yürüten ÇDP’nin bağımsız adayları kahramanlarımız olarak tarihteki yerlerini almışlardır.

Adaylarımıza gösterilen ilgi ve destek umudumuzu çiçeklendirmektedir.

Haydi Çerkes halkının onurlu evlatları!

Atalarına layık bir Çerkes olduğunu göstermek için, oyunu ÇDP adayları için kullan!

Kullan ki bu sefer siyaset sınavından başarıyla çık!

Bir oyunla halkını yüceltme ve geleceğe taşıma imkanı yakaladın, bunu iyi kullan!

Yaşasın Çerkes Halkının siyasi mücadelesi!

Yaşasın ÇDP!

Post Views: 6

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir