Yabancı Değil, Bizim Kızımız…

KUŞHA FARUK ÖZDEN

Uzunyayla’da bir ilk, Şogen Emine’nin Çoğulcu Demokrasi Partisi’nden bağımsız aday olarak ortaya çıkma yürekliliğini göstermesi.

Erkek egemen toplumumuzda, erkeklerin dahi cesaret edemeyeceği yürekliliği gösterdin Emine, yüreğine sağlık.

Bir tarafta iktidar partisinde sıralamaya giremeyecekleri halde aday adayı olan 4 kişi; öte yanda tek başına hem de bağımsız bir kadın aday… Doğrusu büyük cesaret.

İktidar partisinin aday adaylarının sıralamaya girebileceklerini dahi sanmıyorum. En iyi sıralama 7’ncilik veya 8’incilik tahmininde bulunuyorum. O da verirlerse… Son 50 yılda sadece ve sadece iki milletvekili çıkartabildi Uzunyayla Çerkesi.

Şogen Emine’nin yürekli çıkışına karşılık bizim Uzunyayla Çerkesleri “Yahu yabancı değil, bizim kızımız” diyerek oylarını esirgerlerse de hiç şaşmam. ”Yahu sikoş şu x partililer evime kadar geldiler, onlara söz verdim. Şimdi oyumu onlara vermezsem ayıp olur. Emine zaten bizim kızımız, yabancı değil…” Çoğunun böyle söyleyeceğini biliyorum.

Halbuki böyle diyeceklerine, “Sen bizim kızımız olarak bağımsız aday olma yürekliliğini gösterdin, oyumuz senindir” deseler ne var.

Bir de Çerkeslerin başına bela olan ÇDP diye bir parti çıktı ortaya.

Ne imiş?

Çerkeslerin ve sesini duyuramayan Türkiye Halklarının sesi olacaklarmış.

Breh, breh…

Siz kim oluyorsunuz da çatı örgütüyüz diyenler ve de onları yönlendirdiğini sanan ekabirden izin almadan ortaya çıkıyorsunuz?

150 yıllık Osmanlı ve Türkiye’deki diaspora yaşamında Çerkesçe tv, anadilde eğitim gibi günümüz şartlarında gayet olağan ve demokratik taleplerle mitingler düzenleyen ÇHİ’yi engellemek için her türlü dümeni çevirenler, şimdi biz siyaset üstüyüz diyerek siyasetin göbeğinde ortaya çıkıyorlar.

Geçmiş yıllarda Uzunyayla köylerinden birinde yaşandığı anlatılır: Adam çalışmaya tarlaya giderken köyde kalan arkadaşlarına, “ ‘Harman, veresiye’ bir şey satılırsa sakın beni unutmayın” dermiş.

Hem siyaset üstüyüm diyeceksin, hem de bazı çevrelerin hık deyiciliğinden de geri kalmayacaksın.

Pınarbaşı’nda esnaflık yapan Çerkes arkadaş anlatmıştı: ”Harman sonu  Uzunyayla köylerinden birine alacak tahsiline gitmiştik. Niçin gittiğimizi söyledik. Evinde misafir etti. Bu arada Pınarbaşı’ndan alacağı olan Türk bir esnaf geldi. O da tahsilat için geldiğini söyleyince, ev sahibi onun parasını hemen ödedi. Epey bir beklemeden sonra “bize de bir ödeme yapacak mısın?” dediğimizde, bütün parasını Türk esnafa ödediğini, bizim yabancı olmadığımızı defalarca tekrarlayarak hiçbir ödemede bulunmadan bizi yolcu etti.”

Benzer örnekleri çoğaltabiliriz.

Yarın oy verirken Emine’ye de, “Sen yabancı değilsin, bizim kızımızsın” diye aynı tavrın sergilenmesinden korkarım.

***

ÇDP ile ilgili iki tespit dikkatimi çekti:

Birincisi, KAFFED’in siyasi partilerin aday adaylarını davet ettiği, mecliste grubu bulunan parti temsilcileri veya aday adaylarının görüşlerini dile getirdikleri toplantıda dinleyicilerden birisi, “Toplantıya ÇDP davet edildi mi?” diye sorunca, “Biz bütün partilere genel bir çağrıda bulunduk, icabet edenler etti” denildi. Bunlar söylenirken ÇDP’nin ismi zikredilmekten özellikle kaçınılıyordu. Bu da yaklaşımlarının arkasındaki psikolojiyi ortaya koymaktadır.

İkinci tespitim, “bize niye danışılmadı” diyen ekabir hakkında.

Bunlar ÇHİ mitingleri yapılırken de eylemleri engellemek için her yola başvurmuşlardı. Yetmiş türlü bahaneyle halkı meydanlardan uzak tutmaya çalışmış, bunu için ellerinden geleni yapmışlardı. Tabii ki yine aynı teranelerle “bize neden danışılmadı” diyerek…

Halbuki danışılsa da verecekleri cevap baştan belli: “Şimdi zamanı değil.”

Siyasi parti temsilcileri ile toplantı yapılırken, Kaffed yönetiminin, “Öncelikli tavrımız ÇDP’nin bağımsız adaylarının olduğu yerlerde onları desteklemek. Daha sonra da sorunlarımıza sahip çıkacak bütün demokrat adayları destekleriz” demelerini beklerdim.

Abhaz-Fed in tavrını ise hiç anlayamadım. HDP’nin Kaffed ziyareti sonrası koparttıkları kıyamete ne demeli?

Kaffed’i ziyaret eden HDP beğensen de beğenmesen de T.C. tarihinde Meclis’te “Çerkes meselesini, soykırım ve sürgünü” gündeme aldırmıştır. Hiç olmazsa bu tavırlarına saygı göstermek lazım.

    Benim şahsi fikrim, ÇDP’nin bağımsız adaylarının olmadığı yerlerdeHDP’nin desteklenmesi yönündedir.

Post Views: 6

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir