BALKAR SELÇUK
İbiş’in değil de yanı başındaki İlber Ortaylı’nın “Çerkeslerin atları kendilerinden daha akıllıdır!” sözü yayılmıştı bir ara. Tam o zamanlarda bir dostum “Bilim ve tarih dünyasının eşek egemen olduğu bir ülkede, eşeklerdense atlar tabii ki Çerkes halkına daha yakın olacaktır” demişti bir keresinde.
Şimdi televizyonda bu İbiş’i ne zaman görsem aklıma hep bu söz gelir.
…
İbiş deyip de geçmemek lazım.
Bunlar çeşit çeşit.
Şimdi revaçta olan İbiş’in ittihatçı olanı.
İttihatçılığını, ikide bir Enver, Talat ve Cemal’i temize çıkaran programlarından çok, Çerkeslere olan yaklaşımı ele veriyor bu İbiş’in.
Benim de aralarında olduğum bir grup Çerkes’in (ve Laz, Asetin, Çeçen ve Abaza’nın da) kurduğu Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin varlığını deklare etmesinden sonra malum İbiş daha önce belerttiği gözlerini daha da belerterek yine ağız dolusu hakaretler ve küfürler şarlayıverdi.
Anladığım kadarıyla bu İbiş kendinde Ziya Gökalpvari bir güç fehmediyor ve yeni dönemin resmi ideologu olmaya oynuyor. Ne var ki o kulvar dolu.
Aslında Çerkeslerin Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkisi İbiş’in sandığından daha eski. Mesela Genç Osman Yeniçeriler tarafından öldürüldüğünde, buna isyan edip karşı koyanlar Erzurum ve Diyarbakır’daki Çerkes beyleriydi (Abaza Mehmet Paşa Erzurum valisiydi).
İlginç bir şekilde Sultan Abdülaziz katledildiğinde de onu öldürenlerin bir kısmını öldürmek Çerkes Hasan’a nasip olmuştu.
Bu neden böyledir?
Osmanlıda Fatih devrinde Anadolu kökenli arsitokrasinin yok edilmesiyle fiili bir durum ortaya çıkmıştır. Osmanlıda Batı’lı devşirmeler ile Doğu’lu devşirmeler arasında her zaman bir gerginlik olmuş ve Doğu kökenli Çerkes, Abaza, Gürcü ve Kürt beyler valiler ya da sipahilerle Batı kökenli devşirmeler arasında bir çatışma her zaman var olmuştur.
Bu çatışma Mısır’da da Çerkes, Gürcü ve Abaza Memlükleriyle, Arnavutlar ve mesela Mehmet Ali Paşa arasında hep olagelmiştir. Yani Çerkeslerin bu topraklardaki varlığı İbiş’in sandığı gibi 1864 göçüyle başlamamıştır.
Ama son kertede yine de Çerkeslerin kitlesel olarak Osmanlıya gelişi ilk olarak Yeniçeri ocağının kaldırılması ve oluşan acil asker ihtiyacıyla alakalıdır.
Ne var ki gelenlerin sayısı beklenenin kat kat üstüne çıkmıştır.
Ancak yine de Çerkesler Osmanlı ülkesine geldiklerinde bu İbiş’in sandığı gibi gül bahçelerinde kadeh tokuşturarak yaşamamışlar, başta Bulgarlar, Sırplar, Bedeviler, Dürzüler ve daha bir çok halkla çatıştırılmış, Osmanlı’nın ihtiyaç duyduğu jandarma ve milis gücü olarak yaşamışlardır. Nitekim Ürdün, Suriye ve İsrail Çerkesleri yıllarca Hicaz Demiryollarının güvenliği için jandarmalık yapmışlar ve ciddi çatışmalara girerek kitlesel olarak insan kaybetmişlerdir.
Esasında bu İbiş’in sandığının aksine Osmanlı’ya göç eden Çerkeslerin hepsi kendilerine açılan bu “sıcak kucağın” bedelini canlarıyla fazlasıyla ödemişlerdir. Ama bu İbiş’e yetmez tabii ki.
Osmanlı yıkıldı ama İbiş’in bundan haberi yok!
İşte efendim tüm bu “kucak açma” hikayeleri felan hepsi bir Osmanlı dönemi hikayesidir ve failleri ölmüştür. Çerkesler de yeni yurtlarında yıkılmakta olan Osmanlıyı ayakta tutmak için her cephede savaşmışlardır. Ama mesela Çerkesler ile Osmanlı hanedanlığı arasındaki akrabalık ve hukuk, Atatürk Osmanoğullarını ülkeden kovduktan sonra da devam etmiş ve Suriye’de yaşamak zorunda kalan Osmanoğullarından bazıları Çerkes mahallesinde ikamet etmişlerdir.
Öyle değil mi lan İbiş?
Sakın öyle değil deme, senin kendi televizyon programında söyledi çünkü adam bunları!
Dinle İbiş!
Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı. Belli ki senin haberin yok.
Sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık mücadelesinde Çerkes halkı her cephede (kaç taneyse artık) savaştı.
Yalan mı lan İbiş?
Bu ülkeyi Atatürk tek başına kurmadı. Hele senin ataların hiç kurmadı. Bu ülkenin kuruluşunda “ben Türküm”, “Ben Kürdüm”, “Ben Lazım” diyen herkes kadar Çerkes halkının da payı var. Sen istesen de var, istemesen de var.
Onun için 150 yıl sonra yasal ve anayasal bir hak olan bir parti kurduk diye belertme gözlerini öyle.
Bak İbiş!
Siyasi parti kurmak suç değildir, günah değildir, hele nankörlük hiç değildir.
Bak İbiş!
Çerkesler bu ülkede kendi alın terleriyle kazandığı ekmeği yiyor.
Bak İbiş!
Ülkeyi babanızın çiftliği, Türk olmayanları da marabalarınız zannetmeyin. Sizin bu İttihatçı kafanızdır zaten Osmanlıyı yıkan.
Eee! Ne yapalım yani Türk değilsek ve anadilimiz Türkçe değilse?
Türk olmayı sen kendin mi seçtin?
Bir de “hakkınızı Moskoftan isteyin” demişsin!
Moskof’un kendisi kendi ayağıyla gelip konuşuyor bizimle zaten sıkışınca. Bak İbiş, oku buradan:
Biz heralanda Moskof’a karşı eylem halindeyiz zaten (Tıkla oku).
Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Hem Moskof’tan, hem Ankara’dan taleplerimiz var.
Bu taleplerimizi her platformda dile getirdik, getireceğiz. Siyasi parti kurulması gerekiyordu kurduk, yarın Moskof’a karşı Soykırım Enstitüsü de kuracağız.
80 tane siyasi partiden bir Çoğulcu Demokrasi partisi mi rahatsız etti seni?
İbiş’in Öfkesi
Yukarıda da yazdığım gibi Osmanlı içinde özellikle de Genç Osman vakasından sonra ortaya bir dikatomi çıktı ve Batılı, Rumeli kökenli devlet adamları ile Doğu’lu, Çerkes, Gürcü Abaza ve Kürt beyleri ve devlet adamları arasında her zaman bir gerginlik ve güç mücadelesi var olageldi.
Kaderin bir cilvesidir ki Türkiye Cumhuriyeti kurulurken de Balkan kökenli Batılılar ile Doğulu Çerkes, Abaza, Laz ve Kürt dinamikleri yeniden güç birliği yaparak kurtuluş savaşını başlattılar. Başta Mustafa Kemal olmak üzere Balkan kökenli askeri erkan ve onu çevreleyen Sebatayist sermaye, devletin kurulacağının anlaşıldığı ilk anda Çerkes, Abaza ve Kürt unsurlar tasfiye ettiler. Bu Osmanlı’nın Fatih devrinden beri devam eden Anadolu-Rumeli çekişmesinin bir tekrarıydı ve Balkan kökenli Batılılar her zamanki gibi Anadoluyu temsil eden güçleri tasfiye etmeyi başardılar.
Şimdi İbiş’in ve onun gibi İttihatçı zevatın çıldırmasının nedeni, yok edildiği var sayılan Çerkes halkının bir siyasi parti kurarak yok olmadıklarını ortaya koymalarıdır, ki bunu Kürtler çok daha önceden başarmışlardır.
İbiş’in makalesini okursanız[1] sanırsınızki biz Çerkesler:
Elimizde kaleşnikoflarla karakol basarken yaklandık,
Sanırsınız ki elimizde bu ülkenin insanının kanı var,
Sanırsınız ki geceleri köy yakıyor asker polis demeden kurşunluyoruz.
Sanırsınız ki yasal ve anayasal düzeni bozmak için eylem halindeyiz,
Sanırınız ki evlerimizde cephane, ceplerimizde el bombalarıyla suç üstü yakalandık.
Daha önce bu İbiş biz “TRT Çerkes açılsın”, “Çerkesçe eğitim verilsin” dediğimizde de böyle belertmişti gözlerini. Zavallının haberi yok, TRT bırakın Çerkesçe’yi, Afrika’nın sahra altındaki Svahili dilinde online 24 saat haber geçiyor dünyaya.
İbiş’in aklı ülkenin geldiği yeri daha kavrayamamış. Kendisi hala televizyondan İttihatçı atalarına methiyeler düzüyor.
Ey İbiş Osmanlı yıkıldı, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Geç oldu ama Çerkesler de kendi siyasi partilerini kurdular. Neyin vatana millete hayırlı olacağını ise sadece Allah bilir.
O Allah ki, seni yarı Türk yarı Çerkes bir devşirme melez olarak, bizi de sadece Çerkes olarak yarattı.
[1]İbiş’in konuyla ilgili yazısı : http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1032983-vatana-ve-millete-hayirli-olmasin
Post Views: 13
