Abhazlar, Olaylar, Tahliller…

EROL KILIÇ KUTELİA

Türkiye diasporasında yaşayan Abhazlar artık artı ve eksi düşünmek ve bazı olayları da objektif tahlil etmek zorundadır.

Sürgünden 150 yıl sonra mazlum ve mağdur Abhaz halkı ata vatanları Abhazya’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılabilmek için ilk defa İstanbul’da seçim sandığı kurabildi.

Gerekli işlemler için gerekli mercilere başvurular yapıldı. 24 Ağustos 2014 tarihinde saat 08.00-20.00 arası halkın yazılı iradesi alınacaktı. Abhazya vatandaşı olup Abhazya pasaportu olanlar iradelerini ortaya koyacaklardı.

 Barış, dostluk, kardeşlik sevgi ve empatiden nasibini alamamış, çağ dışı düşünce sahibi karanlık kişi ve kurumlar araya girdi, savcı talebi ile mahkemeden, sandık kurulan Abhaz Dernekleri Federasyonu binasında arama izni alarak seçimi sabote etmek istediler.

Seçim sandığının tehlikede olduğunu sanal medyadan duyan İstanbul’da yaşayan Kuzey Kafkasyalılar Kadıköy’e koştular ve Abhaz kardeşlerinin yanında yer aldılar.

Savcı talimatı ve mahkeme kararının alındığı gün ve saat çok dikkate değerdi, manidardı ancak bu alelacele alınan karar evrensel hukuk kurallarına uygun olmayan özellikler taşıyordu. Suç ve suç unsurlarında genelleme yapılamazdı; nitekim hukukçular araya girdi bir üst mahkemeden izin alınarak seçime tekrar geçildi. Emniyet güçlerince alınan ilk seçim sandığı da iade edildi.

***

24 Ağustos’ta Kadıköy’de büyük bir sosyal risk vardı. Bu büyük risk her an arzu edilmeyen bir duruma dönüşebilirdi. İşte bu büyük risk’i Sakarya milletvekili Sayın Engin ÖZKOÇ çok iyi bir şekilde sevk ve idare etti.

Bu büyük riskin kimseye zarar vermeden atlatılmasında Abhaz Dernekleri Federasyonu başkanı Sayın Çengiz KOÇ’un basiretli davranışının da payı bulunmaktadır.

Abhaz halkı direniyor ve bu direnişlerine geleneksel müzik ve danslarını da katarak Türkiye’deki direniş hareketlerine yeni bir boyut ekliyor ve bir ilke imza atıyordu.

Unutmayalım, Türkiye’de pozitif her harekette Kuzey Kafkas Halklarının ilklerde imzaları olmuştur. 24 Ağustos 2014 tarihinde de yeni bir ilkte imzaları oldu.

Seçime katılım yüksek oranda oldu. Tokat, Yozgat, Sinop, Kayseri, Adana, Hatay gibi uzak illerden gelen Abhazlar ve Ubıhlar yanında İstanbul ve civar illerden gelen Abhazya pasaportlular da seçime ilgi gösterdiler.

Abhaz halkı tüm olumsuzluklara rağmen emniyet mensuplarına karşı iyi bir davranış sergilediler. Nitekim emniyet mensupları meslek hayatlarında bir direniş karşısında böyle bir tavırla ilk defa karşılaştıklarını vurgulayarak memnuniyetlerini ifade ettiler.

Seçim sandığı ve seçim mahallinde polisin yaptığı aramalarda durumu en zor olanlar da Abhaz  ve Çerkes kökenli polislerdi. Onlar kendilerine verilen görevi yapıyorlar ancak görevlerini yaparken de bu antidemokratik uygulama nedeniyle üzüntüleri yüzlerinden okunuyordu.

Abhaz halkı 23 Nisan 2013’ü unutmamışken yeni bir antidemokratik durumla karşılaşmıştı.  O tarihte  10-12 yaşlarındaki Abhaz çocuklar Gürcistan’ın faşist yöneticilerinin baskısı ile siyasete bulaştırılmak istenmişti. Abhaz çocuklarını önce davet eden devletin TRT kurumu, sonra Gürcistan’ın çağdışı engellemesine karşı koyamamış, onların Abhazya bayrağı ile dünya çocukları ile beraber olmasına hayır demişti. Bu ülkede beş milyondan fazla Çerkes onlarca yıldır ödedikleri elektrik faturalarında  % 2 TRT payı ödedi ve halende ödemeye devam ediyor ama Abhaz çocukların, TRT’nin finansmanını sağlayıp organize ettiği 23 Nisan Çocuk bayramına katılmaları engellendi.

24 Ağustos 2014 tarihinden bir gün sonra AKP milletvekili Sayın Sait AÇBA başkanlığında AKP Rize milletvekili Sayın   İlyas Çakır, Tokat milletvekili yine AKP Tokat milletvekili Sayın Ergun Dağlıoğlu Abhazya Cumhuriyetine yaptıkları ziyarette seçimin uluslararası standartlarda yapıldığı ve hayırlı olsun dilekleri de yapılacak tahlillerde dikkate alınmalıdır.

Abhazya Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler teşkilatına üye altı devlet tarafından bağımsızlığı kabul edilen bir ülkedir. Abhazya Cumhuriyetinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde henüz Abhazya’yı bağımsız devlet olarak tanımayan Avrupa ve Amerika’dan yüzlerce devlet ve uluslararası kuruluş seçime gözlemci göndermiştir ancak 5 milyondan fazla Çerkes’in, 500 binden fazla Abhaz’ın yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti’nden gözlemci gönderilmemesi de yapılacak tahlillerde dikkate alınmalıdır.

***

Yine Ağustos 2014’de Düzce ilimizde köyler arası bir voleybol turnuvasında AKP milletvekili Sayın İbrahim KORKMAZ, Abhazya bayrağına, sevgi ve empatiden uzak saygısızca bir tavır sergilemiştir.

Sayın milletvekili! Abhazya yapay bir devlet değildir. Abhazlar da tarihin hiçbir döneminde başka bir halkın toprağında savaşmamış, hep kendi ulusal topraklarını korumuştur ve onu koruyacak gücü Allah Abhaz halkına daima vermiştir. 1992-1993 Abhazya-Gürcistan savaşında da böyle olmuştur. Abhazya tarihin hiçbir devresinde Gürcistan’ın toprağı olmamıştır.

Milletvekili seçimleri öncesi Düzcedeki Kafkas Derneklerini ziyaret edip onlardan destek istediniz ama barış, dostluk, kardeşlik amaçlı bir voleybol turnuvasında Abhazya bayrağı var diye kupayı vermekten imtina ettiniz.

Sayın milletvekili! Düzce ilimiz dün de, bugün de çok dilli, çok kültürlü bir şehrimizdir. Siz sadece Düzce’de yaşayan Türklerin değil, orada yaşayan Abhaz, Çerkes, Laz, Gürcü, Kürt, Arnavut, Boşnak, Roman ve Pomakların da milletvekilisiniz, onlardan da oy aldınız.

Sevgi ve empatiden uzak bir ekilde Abhaz bayrağına yaptığınız saygısızlık muhtelif Kafkas derneklerinin Düzce’de yaptıkları ortak basın toplantısında kınandığını gördünüz.

Sayın milletvekili! Siz isteseniz de istemeseniz de bağımsız bir Abhazya Cumhuriyeti var ve bu cumhuriyetin bir bayrağı da mevcut.

Ve bu bayrak sadece Abhazya’da değil uluslararası platformlarda bütün onur ve gururu ile yer almaktadır.

Kosova bir yapay devlettir. Kosova diye bir halk yoktur. Osmanlı imparatorluğu 1389 yılında Kosova’da  sadece Sırp halkının ordusu ile savaşmıştır ve Kosova bir Sırp toprağıdır.

Abhazya doğal bir devlettir. Abhazya’da Abhaz halkı yaşar. Osmanlı imparatorluğu 1555 yılında Abhazya’ya gelince bu topraklarda Abhaz halkını görmüştür.

Türkiye’nin yapay Kosova devletinin bağımsızlığına evet deyip, binlerce yıllık devlet tecrübesi olan doğal Abhazya devletinin bağımsızlığını tanımaması da çifte standarttır.

‘’CANDAN ÖNCE ONUR GELİR’’ cümlesi Abhaz ve Kuzey Kafkas halklarının müşterek atasözüdür.

Çifte standartçılar bu atasözünü hiç unutmasın. Abhaz halkının onuru ile oynayanlar, bunun bedelini de er geç öderler. Bunu da kimse unutmasın.

Gürcistan üzerinden geçen petrol boru hatları ile doğal gaz boru hatları Abhazların onurlarından daha değerli değildir. Bunu da unutmayın ama hiç unutmayın.

Post Views: 4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir