KUŞHA FARUK ÖZDEN
Aslında bu yazıya günler önce başladım.
Bir tarafta yazma konusunda profesyonel olmamak; öte yanda zaman bulamamak gibi bahanelere sığınarak, üstlendiğim bu amatör ama onurlu ‘görevi’ biraz savsakladım. Öncelikle, bunun için herkesten özür diliyorum.
***
Dikkatimi çeken bir şey var:
TRT’nin Çerkesçe yayın yapması için Balkar Selçuk kardeşimizin başlattığı imza kampanyasındaki katılımcı artışını günbegün takip ettim. 1000 sayısına çabuk ulaştı, 2000‘e varmakta epey zorlandı, 2500‘e ise ulaşamadı…
Konuşursak 5 milyon, hatta 7 milyon Çerkesin varlığından söz ediyoruz. Ancak herhangi bir etkinlik söz konusu olduğunda, bırakın milyonları hatta yüz binleri; binleri bile bulmakta zorlanıyoruz.
Peki neden?
Uzun zamandır düşünüyorum ve bu sorunun cevabını bulamıyorum.
Yılgınlık desem değil. Çünkü tek tek görüşmelerimizde bakıyorum, insanlarımız, Çerkes toplumunun sorunlarından haberdar ve duyarlı da… En azından verdikleri izlenim bu. Ancak herhangi bir etkinlik veya eylem söz konusu olduğunda nedense herkes sırra kadem basıyor.
Peki neden?
Neden az bir emekle, bilgisayar üzerinden bir ankete katılmak dahi insanımıza bu kadar zor geliyor, neden?
***
Soçi Kış Olimpiyatları RF’nun gündeminden artık düştü.
Ruslar bütün pişkinlikleri ile Soçi’nin Çerkesya’nın kalbi olduğunu unutturmaya çalışıyorlar. Onlara göre Çerkesya artık hayali bir ülke ve o topraklar 150 yıl önce Çerkessizleştirilerek çoktan Ruslara “mülk” edildi.
Böyle diyorlar ama bir taraftan da aradan geçen 150 yılın soykırım ve sürgünü unutturamadığını ve her geçen gün gündemde daha çok yer kapladığını görerek endişeleniyorlar. Eninde sonunda bununla yüzleşmek zorunda kalacaklarının farkındalar. Uluslararası kamuoyu önünde yuvarlanmaya başlayan bu kar topunun kısa zamanda büyük bir çığa dönüşmesinden korkuyor, erken vakitte önünü almak için çalışıyorlar.
Başarma şansları olmasa da, bu ön kesme faaliyetlerini bundan sonra daha sinsice ve sistemli bir şekilde sürdüreceklerinden hiç birimizin şüphesi olmasın.
***
Bu bağlamda, TRT-Çerkesçe yayınlarının en önemli köstekleyicilerinden biri de yine Putin ve yönetimi olacaktır.
Çünkü anavatan özlemi çeken bir diaspora RF için önemli bir tehdittir ve bu diasporanın yok oluşunu geciktirecek her girişim (mesela TRT-Çerkesçe) mutlaka engellenmesi gereken “muzur” faaliyetlerdir…
Kendi halkının demokratik taleplerini görmezden gelen RF yönetimi, diasporada da Çerkes Halkının demokratik kazanımlarını engellemek için her türlü enstrümanı kullanmaktan çekinmeyecektir…
Bunu bir kere iyi bilelim.
Sonra bu bilinçle, üzerimize oynanan bütün oyunları bozmamız gerekiyor.
İlk bozacağımız oyun da TRT-Çerkesçe’nin yayın hayatına başlamasını engelleyenlerin oyunudur…
Öyleyse ‘TRT-Çerkesçe’nin bir an önce yayın hayatına girmesi için herkes görev başına.
Post Views: 7
