12 Mayıs’ta Miting Var Dolar’ları Görelim !

BALKAR SELÇUK

Geçen sene Kayseri’de yapılan Çerkes Hakları Mitingi’nin üzerinden hemen hemen bir yıl geçti. Allah bize Ahlat’ta da bir Çerkes Mitingi ve Konseri görmeyi nasip eder mi acaba derken, Ahlat Kaymakamlığı’nın mitinge izin verdiği haberi geldi. Ziyadesiyle sevindim.

Yalnız geçen sene Kayseri mitingi öncesinde olduğu gibi bu sene de Ahlat mitingi öncesinde kabızlık çeken bir çok arkadaşın ilginç yazılarına ve tespitlerine şahit oldum.

Bir tanesi hayretler içerisinde sormuş : ”Ahlat’ Derneğini de nerden buldunuz da nasıl ikna ettiniz..vs” . Gidemediğin yer senin değildir demişler. Ahlat’a siz gitseydiniz, derdinizi anlatsaydınız. Size de bir cevap verilerdi herhalde.

Kimse Ahlat Çerkeslerini ya da Ahlat Kafkas Derneği yönetimini “ikna odaları”nda ikna etmiş değil. Kaldı ki herkesin aklı var, fikri var. Siz ne sandınız bu milleti?

Biz ve dostlarımız bu etkinlik için heyecanlıyız. Ancak bir çoklarının Çerkes oldukları halde bu heyecanımızı paylaşamadıklarını hatta duydukları andan itibaren nefretle kınadıklarını da görüyoruz. Ziyanı yok. Biz doğru olduğuna inandığımız şeyi yapacağız.

Ahlat Çerkeslerini ikna odalarında hipnotize edip o kafayla evrak imzalattığımızı sanan bu zevatın Çerkes Hakları İnsiyatifine olan yaklaşımları da aynı düzeyde.

Onlara göre Çerkes Hakları İnsiyatifi “Beni finanse edin sizin için eylem koyayım” diye ortalıkta gezen taşeron bir örgüt. Kendisini pazarlamak için yer arıyor.

Öyle değil ama. Kendimize kod adları verip, Filistin kamplarında gerilla eğitimi almış falan değiliz. Ayrıyeten ABD uşaklığımız gereği Gürcistan sınırından çarpışarak Rusya’ya girmek ve orada ADB yanlısı bir devlet kurmak amacı falan da gütmüyoruz!

Böyle bir amacımız varsa bile benim haberim yok. Örgütte yeniyim ya, daha bana açıklamadılar. İleride lider kadromuz uygun görürse bennde asıl amacımızı öğrenirim herhalde.

ÇHİ’nin kurucuları olan Kenan, Murat ve Erol arkadaşların biri İslamcı, biri eski MHP’li, biri eski solcu oldukları halde böylesi manidar bir zamanda bir araya gelebiliyor olmalarını şöyle yorumluyorlar: Gizli hücre uyandırıldı.

Normalde, ideolojik ayrılıkları gereği birbirlerini doğramaları gereken(!) ve asla bir araya gelemeyecek bu üç kişiyi ancak ABD’nin bir araya getirebileceği gibi bir kanaat oluşmuş.

Diğer bir argüman ise ABD merkezli düşünce kuruluşlarıyla düşüp kalktıkları, emperyalist memleketlerde baş köşelere kuruldukları ve lanet Amerikan kapitalizminin satılık uşağı oldukları yönünde verdikleri izlenim.

Yani kim ki Türkiye’de kurulmuş bir STK’dır olur da bir Amerikan düşünce kuruluşunun davetine katılır ve orada bir makale okur, ya da Türkiye’de bir panel düzenler ve bu panele bir ABD’li akademisyen çağırır; işte o kişi bir Amerikan uşağı, satılık haindir! ÇHİ bu büyük günahları alenen işlediğinden dolayı ABD işbirlikçisi olduğu tescillenmiş bir örgüttür; genel algı bu.

“Ya bu arkadaşların hepsinin içinde bir yerlerde bir Banu Avar var, ya da ruhlarına Doğu Perinçek sinmiş!” diyesiniz gelir. O düzeyde komplo teorileri var bu arkadaşlar hakkında. Bütün komploları ise lanet ABD ve onun işbirlikçi STK’ları üzerine. Kimse kendilerine DÇB ve FSB ve Rusya kelimelerini hatırlatmadığından herhalde, esip duruyorlar.

Utanmasalar Çerkes Soykırımını ABD yaptı diyecekler!

Çimdi ÇERKES-FED kuruldu ya tabii eleştirinin dozu biraz daha arttı.

Oysa bu kadar komplo teorisine ne gerek var. Bu bir toplumsal muhalefet. Ve Türkiye’nin her alanında ve sektöründe olduğu gibi Çerkesler’de de İstanbul ekolü Ankara’nın üstünü çiziyor. Tıpkı Merkez Bankası neden İstanbul’a taşınıyorsa, aynı nedenle Türkiye Çerkeslerinin de merkezi İstanbul’a kaymak zorunda kalıyor.

Bu er ya da geç olacaktı, biraz geç oldu ama oldu çok şükür.

Yoksa siz  ABD’yi Kadir’i Mutlak falan mı sanıyorsunuz?

Yalnız 12 Mayıs’ta Ahlat Çerkes Mitingi var daha bizim dolarlar gelmedi…

Zalımsın sosyal medya!

 

         “Lan seni bir daa bu maalede göriim…!”

Ahlat Çerkes Mitinginde TRT Çerkesçe talebimizi yineleyeceğiz. Çünkü buna ihtiyacımız var. Çünkü televizyon Çerkes halkının asimilasyonunda ve Çerkesçe’nin yok olmasında en büyük etkenlerden birisidir.

0-5 yaş arası çocuklarımızı Çerkesçe’den koparan ve Çerkesçe bilmeden büyümelerine neden olan en önemli etken televizyon yayınlarıdır. Ve buna karşı durmanın tek yolu Çerkesçe yayın yapan bir televizyondur.

TRT Çocuk’ta yayınlanan Pepee adlı çizgi film çok masum görünse de yeryüzündeki en asimilasyonist propaganda tekniklerinden daha etkili bir dile ve üsluba sahiptir.

Mesela tam 2.5 yıldır kendi çocuğuma Çerkesçe tek bir ninni bile öğretememe rağmen aynı çocuk her gün izlediği TRT Çocuk’taki “Pepee” adlı çizgi film sayesinde şu anda en az 4 tane ninniyi okuyabiliyor ezberden.

Rasyonel değil belki ama Pepee adlı çizgi film başladığında içimde televizyona kafa atmak geliyor. Ama ne yapsam boş, bu şeytan, bu hınzır sıpa beni ve benim 2.5 yıllık emeklerimi mahvetti. İçimden, karikatürdeki tehditleri gerçekleştirmek geçiyor Pepee’ye karşı.

        Başkaları ne der ne düşünür bilmem ama ben Ahlat Çerkes Mitingine kendi çocuklarım için gidiyor olacağım.

Hükümet Çerkeslere “lolo” yapmayı bıraksın da açsın şu TRT Çerkesçe’yi…diye…

Akillere İlk Saldırı Kayseri’den!

“Akillere Memleketti Dar Ettiler”, “Onları Kayseri’den Böyle Kovdular! diye Kayseri’nin yerel gazeteleri manşete taşıdı olayları. Kayserililer en son böyle gaza getirildiklerinde 40 ölü 300 yaralı çıkmıştı Kayseri’den. Şaka değil açın bakın gazeteleri 1967 olaylarında bir futbol müsabakasında tam 40 kişi öldürüldü Kayseri’de.

Akil adamlara otel odasında bağıran, çağıran küfreden bu insanlar benim aklıma bu Kayseri Katliamını  getirdi nedense.

Kayseri’de yerel gazetelerde yangına körükle gitmeyi ihmal etmediler sağ olsunlar. Otelden sonra Şehid Derneği’ni ve Şehid ailelerini ziyaret eden Akillere ise küfürlerini ve hakaretlerini eksik etmedi Kayseri’nin insanı.

Ahmet Taşgetiren “Bunlar gerçek Kayserili değil!” gibi laflar ederek durumu toparlamaya çalıştı. Oma onlar gerçek Kayserililerdi.

            Akil adamların yaşadığı şaşkınlık ve korku yüzlerinden okunuyordu. Tabi onlarca yıldır “İç Anadolu’nun parlayan Yıldızı Kayseri” sloganlarıyla yaratılan Kayseri imajına aldandılar her halde Akiller. Ama o iş öyle değil.

            Kayseri’de her şey olabilir ama bir kent kültürü ve sorunlarını konuşarak çözme kültürü henüz yok. Ondandır ki hiç birisi terörün müsebibi olmayan ve “Barışın” demek için şehirlerine gelen bu gazetecilere, akademisyenlere ve yazarlara küfürlerini hakaretlerini, hücumlarını ve saldırılarını eksik etmedi Kayserililer.

            Ağızları dolu dolu küfredenler, hücuma kalkan erkekler ve kadınlar, öfkesinden olduğu yerde zıplayanlar, zorla millete İstiklal Marşı okutmaya çalışıp hır çıkartanlar. Sanırsınız ki Conk Bayırından aşağıya Anzak kovalıyorlar!

            Burası mı Mimar Sinan’ın şehri, burası mı Elia Kazan’ın şehri, burası mı kalkınmış ve gelişmiş İç Anadolu’nun yıldızı olan şehir?

Aslında sorun çok basit; Türklerin büyük bir kısmı Kürtlerle eşit olmak istemiyor. Saldırılarının ana motivasyonu bu. Kürtlere diz çöktürüp yalvartamadıkları için kızgın ve öfkeliler.

İki tarafta kendi içerisinden çıkan faşist gurupları frenleyemez ise bu barış olmayacak zaten. PKK Bağımsız Kürdistan kuramadı ve Öcalan üniter devlete razı olmak zorunda kaldı. Devlet ise PKK’yı askeri operasyonlarla bitiremedi. Şimdi iki taraf da barış yapmak zorunda hissediyor kendisini. Ama anlaşılan Türk milliyetçileri tam ve kesin bir zafer kazanamadıkça barışa yanaşmayacaklar. Ama bu zaferi kazanmak için daha ne kadar savaşmaları gerektiği konusunda en ufak bir fikirleri bile yok. Bu yeni savaş Kayseri’ye gelen bir avuç Akil adama saldırıp kovmak kadar kolay olmayacaktır.

Kayseri’de Çerkesler Akil Adamlara Sahip Çıktı!

Kayseri’de Akil adamlara karşı yapılan bu saldırılara karşılık Kayseri’deki Çerkes Dernekleri Kaffed, Birkaffed, Dostluk Kulübü ve Talas Kafkas Derneği yetkilileri, saldırganların oteli terk etmesinin ardından Akilleri ikna ederek toplantıya devam edilmesini sağladılar.
Kayseri Çerkes Derneklerini kutluyorum…

Post Views: 4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir