Başbakan Çerkesya’yı da Ziyaret Etsin!

BALKAR SELÇUK

Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı mirasına olan göndermeleri dış politikada Türkiye Cumhuriyeti’nin kadrolarının sık sık Yeni Osmanlıcı bir politika uyguladıkları yönünde tartışmalara neden olmuştur. Bununla birlikte Türk Devleti ve özellikle Genel Kurmayı zaten yurt dışında Osmanlıcı, yurt içerisinde ise Laik bir çizgi izlemekteydi.

Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin artık yeni dönemde yurt içinde öyle çok da laik referanslarla proje üretmediği açıktır. Yurt dışında ise Osmanlı’nın vizyonunun da ötesinde küresel bir aktör olma yolunda ilerlediği açıktır.

Ne var ki Afrika’dan Orta Asya’ya, Filistin’den Ortadoğu’nun tamamına, Kıta Amerika’sından Avrupa’ya kadar her alanda boy gösteren Türk Devleti’nin hala bir Kafkasya politikası yoktur.

Kafkasya derken Azerbaycan Gürcistan ve Ermenistan’dan müteşekkil olan bölgeyi kastetmiyorum, gerçek Kafkasya’dan söz ediyorum.

Filistin için tüm dünyayı karşısına alan, siyonizme her alanda pres uygulamayı göze alan bu ülkede acaba Çerkeslerin hiç hakkı yok mudur?

Neden bugüne kadar tek bir Başbakan, tek bir Cumhurbaşkanı, hadi onları geçtik tek bir bakan bile gidip de Kafkasya’ya, “Yahu yüzyıllar oldu görüşmeyeli, bir gelin bakalım, şöyle bir oturalım!” demedi, diyemedi?

Türk Devleti’nin Başbakanları, Cumhurbaşkanları, bakanları uçaklarla kaç kere ve kaç defa gittiler Balkanlar’a, Afrika’ya, Ortadoğu’ya Fizan’a, Çin’e ve Maçin’e?

Neden acaba bugüne kadar tek bir kere bile akıllarına gelmedi Çerkesya?

Çerkeslerle kardeş olduğunuzu söylüyorsunuz ama bugüne kadar tek bir kere bile Çerkesya’ya gidip ne derdiniz var diye sormadınız. Onu geçtik, tek bir ziyarette bile bulunmadınız!

Neden peki?

Afrika’nın Zencileri, Ortadoğu’nun Arapları, Orta Asya’nın Moğolları ya da Kazakları, Balkanların Arnavutları ya da Boşnakları kadar yakın değil miyiz yoksa?

Sn. Başbakanımız ve Sn. Cumhurbaşkanımız şunu unutmasınlar ki bu ülke bağımsızlığını Mustafa Kemal’den önce Çerkes Ethem’e borçludur, Çerkeslere borçludur! Bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’nda Moğollar ya da Kazaklar, ya da Afrikalılar savaşmadı, Çerkesler savaştı. Ama bu hükümet ve bu devlet bırakın Kafkasya’yı ziyaret etmeyi, TRT Çerkesçe yayınını bile çok gördü Çerkeslere.

Sn. Davutoğlu’nun “Stratejik Derinliği”nde tek bir cümle var mıdır Kafkasya’ya ve Çerkesya’ya dair.

Tüm dünyayı karış karış gezen bu devletin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Çerkesleri daha ne kadar “Dış Türkler ve Akraba Topluluklar” adındaki saçma sapan kurumun ilgisizliğine bırakacak?

Aslında biz ne akrabayız, ne de Türk öyle değil mi? Çünkü Ne Kırım’daki Tatarlar, ne de Gürcistan’daki Ahıskalılar kadar hükmü yok Çerkeslerin bu devlet nazarında.

Osmanoğulları Çerkesya’yı ve Kafkasya’yı her defasında kaybettikleri savaşlarla Ruslara bırakırken onun mirasçısı olan bu devlet Çerkesya ve Kafkasya hiç yokmuş gibi yaşamaya devam ediyor.

Peki Müslümanlık, kardeşlik ve akrabalık bu ilişkinin neresinde?

Daha dün 23 Nisan şenlikleri arefesinde Abhazya’ya yapılan çirkin muameleleri gördük.

Abhazya Kıbrıs’tan daha bağımsızdır. TRT’nin ve Sn. Bülent Arınç’ın ayak oyunları bunu değiştiremeyecektir.

Kafkasya ve Çerkesya yeni dönemde bir çatışma bölgesidir acaba Türk Devleti yanı başındaki bu çatışmaları durdurmak adına Rusya’ya ne gibi alternatifler ve teklifler sunmaktadır?

Ortadoğu’nun Suriye’si ve Filistin’i için her türlü eylem planını uygulamaya sokan bu ülkenin kuzeydeki akrabaları için neden en ufak bir eylem planı yoktur?

Türk Devleti Çerkesya’daki Vahabi-Slovik çatışmasına müdahale etmeli değil midir? Bu karşılıklı terör Çeçenistan’dan sonra şimdi Çerkesya’yı yok etmektedir. Arap Vahabi savaş lordları ve Rus devletiyle bu konuda sonuç alacak görüşmeler yapılamaz mı?

Türkiye, Çerkesler nazarında hala bir Kafkasya politikası olmayan, dünyanın her milletine dair proje ve fikir ürettiği halde ısrarla Çerkesya’nın yerini bile bilmeyen, Çerkes Soykırımını hala tanımamış olan bir devlettir. Oysaki Abhazya konusunda Gürcista’ın çizdiği yoldan ayrılmayan Türkiye Cumhuriyeti Çerkes Soykırımı konusunda da Gürcistan’dan yardım alabilir. Çünkü Gürcistan Çerkes Soykırımı’nı resmen tanımıştır.

Başbakan Sn. Recep Tayip Erdoğan “Şimdi de Çerkesler Başladı!” diyebilen ilk ve tek Başbakandır.

Biz başladığımız işe devam etmek niyetindeyiz. Terör bölgesidir diye engellenmez ise 12 Mayıs’ta Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin ve Ahlat Kafkas Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği Ahlat Çerkes Mitingi’ni yapacağız İnşaallah.

Çerkesçe’ye anayasal statü talep etmek için,

Çerkesçe TRT yayını için,

Bu ülkenin sadece Kürt ve Türk halklarının ülkesi olmadığını göstermek için…

Post Views: 14

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir