KUŞHA FARUK ÖZDEN
Çerkesçe’nin seçmeli ders olarak okutulabileceği açıklamasına hazırlıksız yakalandık. Çerkesçe seçmeli ders olurken, biz ise hala kimlerin Çerkes olduğuna karar verebilmiş değiliz.
Peki hangi alfabeyi kullanacağız?
Kiril mi, Latin mi?
Kube Şaban’ın Latin harfleri ile yaptığı alfabe mi; yoksa yeni oluşturulacak bir alfabe mi?
Bu arada Adige Dil Derneği’nin de bir çalışması olduğunu duyuyoruz…
Görünen o ki, – duyarlı kişiler hariç- ciddiyetle muhatap alınacak bir kuruluş olmadığı için yine başa dönülecek ve her kafadan bir ses çıkacak.
Ne diyelim; Allah hayreylesin…
***
Bu arada Nalo Zaur’un vefat haberi geldi.
Kayseri ÇHİ Mitingi’nde Kaberdey-Balkar’dan gelen İnsan Hakları Derneği Başkanı Hatajuko Valeri, “Mitinge gelmem için beni Nalo Zaur görevlendirdi. Sağlığı elverseydi kendisi gelmek isterdi. Size selamlarını getirdim” dediğinde, onun büyüklüğünü bir kez daha anladım. Halkı için çırpınan, arada binlerce kilometre mesafe olsa bile Çerkeslerin hak arama mitingine selam göndererek “ben de sizinleyim” diyebilen bir yürekti o…
Ama o yürek artık atmıyor maalesef.
…
”Adige Atını güzel gösteren nedir?
Akıllı Adige Erkeğidir.
Onu akıllı yapan nedir?
Dili-Adige Dilidir” diye dilinin kıymetini bilen ve dizeleriyle bize yol gösteren bir bilgeydi Nalo Zaur.
Nalo Zaur’un bu dizelerini okuyunca, sağda solda hala Kayseri Mitingi’ni mevzu ederek, “Kaç kişi toplayabildiler ki?” diye hindi gibi babalananlar geldi aklıma.
Nalo Zaur’un dizeleri, ilk okuyuşta, Çerkes dilini bilen bütün Çerkes erkeklerini akıllı olarak nitelendiriyormuş gibi anlaşılabilir; ama öyle değil heyhat ki…
Onun vurgulamak istediği “dil bilinci”ne sahip olan Adige erkekleridir.
Bu bilincin ve aklın dışa vurumu da, dili için mücadele etmek veya mücadele edenlerin yanında olabilmektir. Bu büyük davayı, küçük kaprislere feda etmeyecek kadar olgun davranabilmektir.
Burada Zaur’un “Adige atı” olarak nitelediği de Adige olarak kalabilmektir.
Evet, Adige halkı, kızı – erkeği demeden bir araya gelip, aklını, fikrini kullanarak dili için mücadele etmelidir.
Nalo Zaur’un şiirinin öncesi de var:
”Dünyada en güzel nedir?
Adige kızıdır.
Ondan da güzeli nedir?
Adige atlısıdır…”
…
“Çerkeslik insanlıktır” diyen bir halk, gurur duyduğu bir düşün ve eylem adamını kaybetti. Halkımızın başı sağ olsun.
Nalo Zaur’un izinden gidecek yeni nesiller yetiştirmek için yepyeni stratejiler geliştirmenin vaktidir.
Bu yolda atacağımız ilk adım da, gece gündüz demeden çalışıp, yeni öğretim yılında seçmeli ders sınıflarını doldurmaktır.
Eğitimci değilim. Yıllar önce bir dönem ücretli derse girmiştim, bütün tecrübem de ondan ibaret. Ama Çerkes eğitimcilerin, özellikle Çerkesçe okuma yazma bilenlerin, kimseyi beklemeden öne çıkması ve görev üstlenmeleri gerekiyor şimdi. Bu fırsatı iyi değerlendirelim.
…
70’li yıllarda Ankara’da, Gençlik Caddesi’nde, ilkel şartlarda hazırlanan ve basılan Cumhuriyet döneminin ilk Kirille yazılmış Çerkes alfabesi geliyor aklıma. Çok kimsenin böyle bir alfabenin varlığından haberi bile yoktur. Ne büyük özveriler ve gayretlerle hazırlanmış ve basılmıştı halbuki. Belki de gramer hataları vardı ama o yıllarda bunu yapmak gerçekten bir yürek işi idi. Değerli büyüğümüz Kemal Cankat’ı rahmetle yad ediyor, diğer emeği geçenleri de saygıyla anıyorum. İmkanların kıt, her şeyin yasaklı olduğu dönemlerde o kadarı yapılabildiyse, bugünkü şartlarda neler yapılamaz ki?
Bugün eksik olan -cesaret demeyeceğim tabii ama- iş edinme ve öncülük etme isteği olsa gerek.
Post Views: 21
