KENAN KAPLAN
Çerkes Halkı, varlığını koruma ve geleceğe taşıma yolunda önemli bir sınavdan geçiyor.
Ya kaderine razı olarak asimile olup tarih sahnesinden silinip yok olacak; ya da varlığını koruyup geleceğe taşıyabilmek için top yekun bir varlık mücadelesi içine girecek.
Anadilimiz Çerkesçe’nin çocuklarımızca seçmeli ders olarak tercih edilmesi noktasında gösterilecek ilgi veya ilgisizlik Çerkes halkının asimile olmayı mı, yoksa kendi kimliğiyle var olmayı mı tercih ettiğini açıkça ortaya koyacaktır.
Şunu üzülerek belirtmek zorundayım ki; ÇHİ’nin verdiği kimlik mücadelesi sürecinde ve anadilimizin seçmeli ders olarak kabulü sonrasında sözde Çerkes kurumlarının, sözde Çerkes aydınlarının ve Çerkes Halkının çoğunluğunun sergilediği tutum ve davranış geleceğimiz adına hiç de ümit verici değildir.
Bir tarafta başkanı “bizim hiçbir talebimiz yok” diyen, kimlik ve anadili eğitimi talebinde bulunan ÇHİ’yi PKK’lı olmakla suçlayan BİR-KAFFED (Kurumun mihver yapısı olan Birleşik Kafkasya Konseyi Derneği Başkanı Necati Canbek (Çeçen)‘e göre Çerkeslerin hiç bir hak talep etmesine gerek yok, her hakka sahip. MHP’den milletvekili adayı olan Canbek kısaca “varlığımız Türk varlığına armağan olsun” diyor); diğer tarafta ÇHİ’nin varlık mücadelesi eylemlerine tavır koyan, şimdi de anadili eğitimi hakkına sahip çıkmayan KAFFED…
KAFFED’liler Milli Eğitim Bakanlığı’na ve YÖK’e birer dilekçe göndermişler, bekliyorlar.
Gerisi?
Gerisi yok.
Aslında gerisi de var, haydi söyleyelim; sitelerinde Talim Terbiye Kurulu Başkanı ile görüştüklerini ilan etmişlerdi, meğerse görüşmemişler. Yani, yanlış bilgi vererek halkımızı yanıltıyorlar.
Peki halkımız çok mu masum?
Ne yazık ki değil. Çoğunluğu kimliğine sahip çıkmayan, varlık mücadelesine ve kurumlarına sahip çıkmayan, etnik kimliğini bireysel menfaatleri için feda edebilen bir halk..
Edindiği efendilerine biat etmeyi, varlık mücadelesi vermeye tercih eden korkularının esiri olmuş bir halk…
Şimdi KAFFED’e, BİR-KAFFED ve HALKIMIZA soruyorum:
Dürüst olmak bu kadar zor mu?
Ya çıkıp açık açık bizim “Çerkeslik diye bir derdimiz yok” diye ilan edin; ya da dürüstçe ortaya çıkarak varlık mücadelesini sahiplenin.
ÇHİ’nin her yaptığını eleştiren ve tek marifetleri hiç bir şey yapmamak olan internet kalemşörlerine de seslenmek istiyorum: Bakın Çerkesce seçmeli ders oldu, haydi dökülün meydanlara da ana dilinize, kimliğinize sahip çıkın. Hariçten gazel atmaya gerek yok, işte meydan. Siz her şeyin en iyisini bilir, en iyisini yaparsınız ya, haydi gösterin kendinizi…
Kısacası, herkesi dürüst olmaya, cesur olmaya, onurlu olmaya ve Çerkes olmaya davet ediyorum.
***
Artık yolun sonuna geldik, hiçbir bahane bizi yok oluş girdabından kurtaramaz. Bu nedenledir ki, boş böbürlenmeleri, kimliksiz ve dilsiz xabze ritüellerini, boş konuşmaları bir yana bırakıp, dilimiz için, kültürümüz için, etnik kimliğimiz için, yeniden diriliş için bir araya gelerek demokratik yöntemlerle bir MİLLİ MÜCADELE başlatmak zorundayız.
İşte bu nedenledir ki, halkımızı kurumlarına sahip çıkmaya, varlık mücadelesini zaafa uğratan yöneticilerini değiştirmeye ve Çerkes kalma mücadelesinde onurlu davranmaya davet ediyorum.
Bu eleştiriler nedeniyle birileri gene suçlamaya, küfretmeye başlayacak, “Bize ve Çerkes Halkına onursuz dedi” diyecekler.
Hayır ben böyle bir şey demiyorum.
Sadece soruyorum: Çerkes Halkı olarak dilimiz adına, kültürümüz adına, etnik kimliğimiz adına onur ve gurur sıfatlarını hak edecek bir konumda mıyız?
Son söz; dilimizi, kültürümüzü, etnik kimliğimizi kaybetme noktasına gelmiş olmak sizin için onur ve gurur vesilesi ise bunu açıkça deklare edin, ben de sormaktan vazgeçeyim.
Hem bu sıfatları hak etmeyenler, “Biz onursuz muyuz?” “Gurursuz muyuz?” diye niçin feveran etsinler ki?
Geleceğimizin aydınlık olması dileğiyle…
Post Views: 29
