ÇHİ 3 Şubat 2011 tarihinde kuruldu.
Kuruluşundan çok kısa süre sonra da peşpeşe iki miting gerçekleştirdi. Çerkes halkının nezdinde çağrıları ciddiye alınan, desteklenen, en fazla tartışılan, konuşulan ve taşlanan oluşum haline geldi. Çerkes toplumunun dinamizm kazanmasında, yakınmadan tavır almaya ve tepki verir hale dönüşmesinde önemli bir kilometre taşı oldu.
Bu süreci anlayabilmemiz için geçmişten geleceğe bir projeksiyon tutmamız gerekiyor.
***
Rusya Çerkesleri anavatanlarından sürüp kökünü kazırken, ne istediğini biliyordu. Niyeti Karadeniz’i rahatlıkla kullanabileceği bir Rus gölü haline getirmekti.
Osmanlı ise Hıristiyan tebaasının yaşadığı Avrupa ve Balkan coğrafyasında sürekli kan kaybediyordu. Yeni müslüman nüfusa ihtiyacı vardı. Bu boşluğu Çerkeslerle doldurdu. Çerkes soykırım ve sürgününden dönemin iki büyük gücü Osmanlı ve Rusya kârlı çıktı.
Çerkesler’in Osmanlı’nın iskan politikalarına müdahil olacak ne öngörüleri, ne de güçleri vardı. Osmanlı Çerkesleri üçyüz haneden fazlası bir arada olmamak kaydıyla son derece dağınık ve sorunlu bölgelere yerleştirdi. Yugoslavya’dan Irak’a kadar uzanan bir hatta Çerkeslerin birbirleriyle dayanışması mümkün
değildi. Daha önceki dönemlerde Osmanlı’ya gelip askeri ve mülki erkan içinde etkin olmuş olanların Çerkeslerin iskan politikalarında hiçbir etkisi olmamıştır.
***
Osmanlı dönemindeki Çerkes Örgütlülüğü 15 yıl sürmüştür. 1908 yılında kurulan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti daha çok anavatan ağırlıklı olarak çalışmıştır. Çerkesce eğitim ve okul kurma çalışmaları Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti tarafından yürütülmüştür. Çerkes Teavün Cemiyeti’nin o günkü tespitleri ve yaptıkları çok önemlidir. Ancak yeni yönetimin cemiyeti kapatması karşısında en ufak bir tepki göstermemesi ve yeni döneme ilişkin hiçbir öngörü ve örgütlenme biçimi önermemesi düşündürücüdür.
***
1921 yılında Çerkesler adına ilk siyasi talep Şark-i Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti tarafından dile getirilmiştir. Bu cemiyetin kurucuları 150’liklere dahil edilmiş, şubeleri olan 17 Çerkes Klübünün kurucuları idam edilmiştir. Çerkesler bu süreci hiç konuşmamaktadırlar. Çerkes Ethem’den sonra yeni bir ihanet suçlaması korkusuyla bu dönemi yok farz ederler. Toplum korkularını yendiği zaman bu dönem de sağlıklı bir biçimde tartışılacaktır.
***
1923 -1950 dönemi Türkiye’deki farklılıklar için tam bir cehennemdir. Farklı kesimler için her türlü baskı, yıldırma ve yok etme acımasızca uygulanmıştır.
1952’de kurulan İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin kuruluşunun üzerinden 60 yıl geçmiştir. Bu süreçte derneklerimiz Çerkesler adına tek bir siyasi talep dile getirememişlerdir. Siyasi talep dile getirmek isteyenler de ustaca saf dışı
bırakılmışlardır.
***
Bu süreçte Kafkas Kültür Derneklerinin yerine getirdiği işlev çok değerlidir. Ancak yetersizdir. Şayet yeterli olsaydı bu günkü durumda olmazdık. Kocaeli’nde Çerkes Çalıştayı esnasında programın panelistlerinden öğretim görevlisi sayın Selçuk Bağlar’ın anlattığı anekdot aklımda çakılı kaldı. “Üç yıl önce TRT için Uzunyayla’da yapacağımız bir çekim için Çerkesce konuşacak çocuk bulamadık.”
İşte Çerkes halkının ve dilinin geldiği nokta bu.
***
Bu süreç bugüne kadar uygulanan geleneksel yöntemlerle aşılamaz. Devletten sağlanacak pozitif ayrımcılıklar, kaynaklar ve itibar ile Çerkes dilinin Türkiye toprakları üzerinde yeniden bir zenginlik olarak yaşatılması mümkündür.
Bunun için önce devlet üniversitelerinde Çerkesceyi okutacak öğretmenler yetiştirilecektir. Anaokulundan başlamak üzere ilkokulda ve lisede devam edecek eğitim ile ülkenin zenginliği olan diller yeniden ihya edilecektir.
ÇHİ bu süreçte üzerine düşeni ne pahasına olursa olsun yerine getirecektir!
ÇHİ bu süreçte oluşmuş ezberleri bozacak ve yeni hedefler koyacaktır.
Bu yeni süreci okuyamamakta ısrar edenler ya tasfiye olacak, ya da dönüşeceklerdir.
***
Çerkes Halkı ÇHİ’nin çalışmalarına maddi ve manevi destek vererek her koşulda yanında olmuş ve olmaya da devam edecektir.
Üzerinden henüz bir yıl geçmiş olan toplumsal-politik hareket ÇHİ verdiği net mesajlarla bugün Türkiye kamuoyu gündeminde ve Çerkes kamuoyunda en fazla tartışılan ve taşlanan harekettir.
Çünkü ÇHİ net söylemleri ve aktiviteleri ile Çerkes halkına öncülük etmeye ve yol açmaya devam ediyor.
Post Views: 2
