İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen İstanbul Çerkes Buluşması, 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Kadıköy’deki Müze Gazhane’de gerçekleştirildi. Çerkes halkının tarihsel hafızasını, kültürel mirasını, geleneklerini ve sanatsal birikimini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan buluşma; müzik, dans, edebiyat, söyleşi, sinema, atölye çalışmaları, yazar buluşmaları ve geleneksel lezzetleri aynı çatı altında bir araya getirdi.
İki gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde Çerkes kültürü farklı yönleriyle ele alınırken, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden sivil toplum kuruluşları, kültür dernekleri, yayınevleri, yazarlar, sanatçılar ve üreticiler de Müze Gazhane’de buluştu. Program, kültürel mirasın yalnızca geçmişten kalan bir değer olmadığını, gündelik yaşamda sürdürülen ve yeni kuşaklara aktarılması gereken canlı bir birikim olduğunu ortaya koydu.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın da katıldığı buluşmada, Çerkes halkının Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan tarihsel yolculuğu, 21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgünü’nün toplumsal hafızadaki yeri, kültürel devamlılık ve farklı toplulukların bir arada yaşaması konuları öne çıktı.
ASLAN: “İSTANBUL, BİR ARADA YAŞAMA İRADESİNİN ŞEHRİDİR”
Buluşmanın açılışına katılan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, program öncesinde alanda kurulan Çerkes dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının stantlarını ziyaret etti. Açılış konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileten Aslan, Çerkes halkının tarih boyunca yaşadığı sürgün, ayrılık ve yeniden kök salma sürecine dikkat çekti.
Çerkes halkının yaşadığı büyük acılara rağmen kültürünü, dilini, geleneklerini ve toplumsal değerlerini yaşatmayı sürdürdüğünü belirten Aslan, zorla yerinden edilmenin yalnızca belirli bir topluluğun değil, bütün insanlığın ortak acısı olduğunu vurguladı.
“Bir halkın hikâyesi yurdundan ayrıldığı yerden sona ermez” diyen Aslan, Çerkes kültürünün Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan tarihsel yolculuğunun ardından bu topraklarda yeniden filizlendiğini ve Türkiye’nin kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Aslan, insanların kendi iradeleri dışında doğdukları topraklardan ayrılmak zorunda bırakılmasının derin yaralar açtığını belirterek, ana vatandan kopuşun ve geride bırakılan yurdun özleminin kuşaklar boyunca taşınabildiğine işaret etti.
Çerkeslerin edebiyat, müzik, dans ve köklü gelenekleriyle Türkiye’nin kültürel yaşamında iz bıraktığını kaydeden Aslan, toplumsal ilişkilerde saygı, nezaket ve ortak karar alma anlayışını öne çıkaran Habze geleneğinin önemini anlattı. Farklı düşüncelerin dinlenerek ortak kararların alındığı Hase meclislerinin ise ortak akıl ve katılımcı demokrasi bakımından tarihsel bir örnek oluşturduğunu söyledi.
İstanbul’un farklı kültürleri ve toplulukları bir arada yaşatan kimliğine dikkat çeken Aslan, “İstanbul, bu bir arada yaşama iradesinin şehridir” ifadelerini kullandı. Kentin kültürel çeşitliliğinin korunmasının önemini vurgulayan Aslan, Müze Gazhane gibi tarihî mekânların kültür ve sanat alanlarına dönüştürülmesinin geçmişle gelecek arasında bağ kurulmasına katkı sağladığını belirtti.
Çocukların kültürel mirasla tanışmasının önemine de değinen Aslan, Nart masalları ve geleneksel ezgilerin yeni kuşaklara aktarılmasının kültürel devamlılık açısından değer taşıdığını ifade etti. Buluşmanın gerçekleşmesine katkı sunan Çerkes sivil toplum kuruluşları, yazarlar ve sanatçılara teşekkür etti.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat da açılış programını takip eden isimler arasında yer aldı.
ANA SAHNEDE KAFKAS EZGİLERİ VE HALK DANSLARI
İstanbul Çerkes Buluşması’nın ana sahne programı, iki gün boyunca Kafkas müziğini ve halk danslarını izleyicilerle buluşturdu. Çocuklardan yetişkin dans topluluklarına, müzik gruplarından solistlere uzanan programda Çerkes kültürünün sahne sanatları aracılığıyla yaşatılması amaçlandı.
24 Ekim Cumartesi günü açılış ve protokol konuşmalarının ardından şu etkinlikler gerçekleştirildi:
- İstanbul Kafkas Kültür Derneği Çocuk Halk Dansları Topluluğu MAFE sahne aldı.
- Chapsh Band Müzik Topluluğu Kafkas müziği programıyla dinleyicilerle buluştu.
- İstanbul Kafkas Kültür Derneği Halk Dansları Topluluğu Mazenef Ensemble dans gösterisini gerçekleştirdi.
- Sanatçı Gülcan Altan sahne programında yer aldı.
25 Ekim Pazar günü ise ana sahnede şu gösteri ve müzik programları gerçekleştirildi:
- İstanbul Kafkas Kültür Derneği Halk Dansları Topluluğu Mazenef, açılış dansını sundu.
- Blane Müzik Topluluğu sahne aldı.
- İstanbul Abhaz Kültür Derneği Halk Dansları Topluluğu Ridade Ensemble dans gösterisini gerçekleştirdi.
- Betül Bilgin ve Kuşha Doğan Özden müzik programlarıyla dinleyicilerle buluştu.
İki güne yayılan sahne programı, geleneksel ezgilerin ve dansların yeni kuşaklarla buluşmasına katkı sundu. Çocuk halk dansları topluluğunun programda yer alması, kültürel aktarımın erken yaşlarda başlamasının örneği olarak ümit verici bulundu.
GELENEKSEL ÇERKES DÜĞÜNÜ VE TOPLUMSAL GELENEKLER
Buluşmanın öne çıkan başlıklarından biri, geleneksel Çerkes düğünü CEUG oldu. İstanbul Kafkas Kültür Derneği öncülüğünde gerçekleştirilen düğün etkinliğiyle Çerkes düğünlerinin kendine özgü ritmi, dansları, toplumsal kuralları ve birlikte eğlenme geleneği katılımcılarla paylaşıldı.
Çerkes kültüründe toplumsal ilişkileri düzenleyen Habze geleneği ile ortak karar alma anlayışını temsil eden Hase meclisleri de etkinliğin tarihsel ve kültürel çerçevesini oluşturan başlıklar arasında yer aldı.
Buluşmada kültürün yalnızca sahnede sergilenen bir gösteriden ibaret olmadığı; aile ilişkileri, toplumsal dayanışma, gündelik yaşam, sofra kültürü ve kuşaklar arası aktarım yoluyla da sürdürüldüğü vurgulandı.
SÖYLEŞİLERDE KİMLİK, HAFIZA, EDEBİYAT VE XABZE ELE ALINDI
İki günlük programın önemli bölümlerinden birini söyleşiler oluşturdu. Moderatörler, yazarlar ve konuşmacılar eşliğinde gerçekleştirilen altı oturumda Çerkes kimliği, aile hikâyeleri, kültürel hafıza, yayıncılık, mutfak kültürü, müzik, dans ve geleneklerin kuşaklar arasında aktarılması konuları ele alındı.
24 Ekim Cumartesi: Üç söyleşi oturumu
- Oturum – “Çerkeslik Nasıl Yaşar?”
Moderatörlüğünü Yalçın Karadaş’ın yaptığı oturumda, değişen hayat koşullarına rağmen geleneklerin nasıl sürdürüldüğü ve Çerkes kimliğinin günümüzde nasıl yaşatıldığı konuşuldu.
Seyfullah Dağıstanlı, “Geçmişten Bugüne Çerkeslik: Değişen Hayat, Yaşayan Gelenekler” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Madina Pashtova, “Anlatılan Hikâyeler, Aktarılan Çerkeslik” başlığıyla kültürel aktarımı ele aldı.
- oturum – “Bize Kalan Hikâyeler”

Moderatörlüğünü Jade Cemre Erciyes’in yaptığı oturumda aile anlatıları, toplumsal bellek ve kültürel mirasın korunması üzerinde duruldu.
Rengin Yurdakul, “Kültürel Hafızanın Muhafızlığı” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Elif Tokgöz, “Anıların Toplumsal Belleğe Dönüşümü” konusunu ele aldı.
Ayşen Dağıstanlı, “Kültürel Mirasın Taşıyıcısı Olarak Aile Hikâyeleri” başlıklı sunumunu yaptı.
- oturum – “Xabze: Bir Gelenek Değil, Bir Yaşama Biçimi”
Moderatörlüğünü Yaşar Güven’in yaptığı oturumda Çerkes töresinin toplumsal hayattaki yeri ve kuşaklar arası aktarımı değerlendirildi.
Erol Gergin, “Haçeşten Hayata: Çerkes Töresinin İzleri” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Ümit Dinçer, “Çerkes Töresi, Gündelik Hayat ve Kuşaklar Arası Aktarım” konusunu ele aldı.
25 Ekim Pazar: Yayıncılık, mutfak ve sahne sanatları
- oturum – “Çerkes Yayıncılığında Hafıza, Edebiyat ve Temsil”
Moderatörlüğünü Murat Topçu’nun (Papşu) yaptığı oturumda Çerkes kültürünün yayıncılık yoluyla belgelenmesi, edebiyatta temsil edilmesi ve kültürel hafızanın gelecek kuşaklara aktarılması konuları işlendi.
Erdoğan Boz, “Çerkes Olmak: Kimlik, Hafıza ve Aidiyet” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Meral Çare, “Tarihte İz Bırakan Çerkes Kadınları” konusunu ele aldı.
Erdoğan Yılmaz, “Çerkes Yayıncılığı ve Kültürel Hafızanın Aktarımı” başlıklı sunumunu yaptı.
- oturum – “Bir Halkın Sofrası: Çerkes Mutfağı”

Moderatörlüğünü Yüksel Dinçer’in yaptığı oturumda geleneksel Çerkes yemekleri, ailelerden aktarılan tarifler ve sofra kültürü ele alındı.
Semra Akar Şahingöz, “Geleneksel Tatlar ve Sofradaki Hikâyeler” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Leyla Kılıç, “Çerkes Mutfağı: Aileden Gelen Tarifler ve Sofra Kültürü” konusunu anlattı.
- oturum – “Qafe’den Şeşen’e: Çerkes Müziği ve Dansı”
Moderatörlüğünü Burcu Baysal’ın yaptığı oturumda Çerkes müziğinin geleneksel unsurları, yeni kuşakların yorumları ve dansın kültürel anlamı üzerinde duruldu.
Perit Jan Aydemir, “Çerkes Müziğinde Gelenek, Yorum ve Yeni Kuşaklar” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Bahar Bolat, “Dansın Sessiz Dili” konusunu ele aldı.
Bu oturumlarla Çerkes kültürünün yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığı; edebiyat, yayıncılık, aile anlatıları, müzik ve dans aracılığıyla bugün de yeniden üretildiği ve yaşatıldığı ortaya kondu.
FİLM GÖSTERİMLERİNDE SÜRGÜN, HAFIZA VE İNSAN HİKÂYELERİ
Buluşmanın sinema programında tarihsel hafızayı, göçü ve insan hikâyelerini konu alan yapımlar izleyicilerle buluştu. 25 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen film gösterimlerinde şu yapımlar yer aldı:
“1864: Büyük Sürgün ve Soykırım” – Yönetmen: Cihat Özsaray.
“Küllerinden Doğmak” – Yönetmen: Enis Rıza Sakızlı.
“Hayat” – Yönetmen: Muhammed Emin Demiral.
“Süheyla” – Yönetmen: Muhammed Emin Demiral.
“Bir Rüya Gördüm” – Yönetmenler: Burcu Esenç ve Cantekin Cantez.
Programda “Küllerinden Doğmak”, “Hayat” ve “Süheyla” filmlerinin yönetmen katılımlı gösterimleri de yer aldı. “Bir Rüya Gördüm” filminin ilk seansı da yönetmen katılımıyla gerçekleştirildi.
Film gösterimleriyle Çerkes tarihinin ve toplumsal belleğinin sinema aracılığıyla aktarılmasına alan açılırken, farklı kuşakların yaşadıkları, hatırladıkları ve gelecek kuşaklara aktardıkları hikâyeler kültürel buluşmanın önemli bir parçası oldu.
ATÖLYELERDE ÇOCUKLAR, GELENEKSEL SANATLAR VE MUTFAK BİR ARAYA GELDİ
İstanbul Çerkes Buluşması’nın uygulamalı etkinlikleri, katılımcıların kültürü yalnızca izlemekle kalmayıp doğrudan deneyimlemesine imkân sağladı. 24-25 Ekim programında yer alan atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Çocuklarla Çerkes Nart Masalları ve Ritim Atölyesi: Çocukların Nart anlatılarıyla ve geleneksel ritimlerle tanışmasına yönelik çalışma yapıldı.
Çerkes Motifleri ile Çanta Tasarım Atölyesi: Geleneksel motiflerin tasarım alanındaki kullanımı uygulamalı olarak ele alındı.
Çerkes El Sanatları Atölyesi: Çerkes kültürüne ait el sanatları ve geleneksel üretim biçimleri katılımcılarla paylaşıldı.
Çerkes Dansları Atölyesi: Geleneksel dansların hareketleri ve kültürel özellikleri uygulamalı olarak çalışıldı.
Yemek Atölyesi: Çerkes mutfağının tarifleri ve sofra kültürü üzerine uygulamalı çalışma gerçekleştirildi.
Çocuklara yönelik Nart masalları ve ritim etkinliği, kültürel mirasın yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sağlarken, tasarım, el sanatları, dans ve yemek atölyeleri de geleneklerin günlük yaşamla bağını güçlendirdi.
YAZARLAR OKURLARLA BULUŞTU
Programın yazar imza etkinliklerinde farklı yayınevlerinden yazarlar okurlarıyla bir araya geldi. Kitapların, kültürel hafızanın korunması ve farklı kuşaklara aktarılması bakımından taşıdığı önem, buluşmanın edebiyat ayağını oluşturdu.
24 Ekim Cumartesi günü imza programına katılan yazarlar:
Birgül Asena Güven – Papirüs Yayınları
Lütfi Timurlenk – Kafkasya Kültür Yayınları
Erdoğan Boz – Koyu Siyah Yayınevi
Albine Hanife Kuş – KAFDAV Yayınları
Aydan Çelik – NotaBene Yayınları
Liza Elizevata Gogunoka – Kafkasya Kültür Yayınları
Madina Pashtova – Kafkasya Kültür Yayınları
Atila Doğan – KAFDAV Yayınları
25 Ekim Pazar günü imza programına katılan yazarlar:
Barış Güven – Papirüs Yayınları
Erol Gergin – KAFDAV Yayınları
Murat Topçu (Papşu) – Koyu Siyah Yayınevi
Ayça Atçı – Net Yayıncılık
Tolgay Kaya – KAFDAV Yayınları
Hasan Okan İşcan – Favori Yayınları
Hikmet Albayrak – KAFDAV Yayınları
Yazar imza programları, Çerkes kültürü üzerine üretilen eserlerin okurlarla buluşmasına ve yayıncılık alanındaki çalışmaların tanıtılmasına imkân sağladı.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE KÜLTÜR KURUMLARI BİR ARAYA GELDİ
Etkinlik alanında Çerkes kültürünü yaşatmak, tarihini araştırmak, dilini korumak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları yer aldı.
Programda katılımcı olarak listelenen kuruluşlar şunlardı:
- Adige Dil Derneği
- Adige Kafkas Derneği
- Adige Khase Çerkes Derneği
- Alan Kültür ve Yardım Vakfı
- Birleşik Kafkasya Derneği
- Çerkes Dernekleri Federasyonu
- Çerkes Film Festivali Derneği
- Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Derneği
- Çerkes Kültür Evi Derneği
- Çerkes Tarihini Araştırma Enstitüsü Vakfı
- İstanbul Kafkas Kültür Derneği
- Kafkas Dernekleri Federasyonu
- Kafkas Kültür Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı (Kafkas Vakfı)
- Maltepe Çerkes Derneği
- Marmara Çerkes Derneği
- Poyrazlı Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği
- Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği
- Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı
- Tokat Erbaa İverönü Çerkes Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
- Tokat Erbaa Meydandüzü Köyü Çerkes Kültür Derneği
- Uzunyayla Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Kuruluşların katılımı, Çerkes kültürünün korunması ve tanıtılması yönündeki çalışmaların farklı kurumlar arasında paylaşılmasına ve dayanışmanın güçlenmesine katkıda bulundu.
YAYINEVLERİ, SAHAFLAR VE KÜLTÜREL YAYINCILIK
Buluşmada kitap ve süreli yayın stantları da açıldı. Çerkes kültürü, tarih, edebiyat ve toplumsal hafızayla ilgili yayınların yanı sıra farklı alanlarda eserler yayımlayan yayınevleri ve sahaflar ziyaretçilerle buluştu.
Yayıncılık alanındaki katılım, kültürel mirasın yazılı kaynaklarla korunması, araştırmaların okurlara ulaştırılması ve edebiyatın kuşaklar arasında köprü kurması açısından etkinliğin önemli bileşenlerinden biri oldu.
EL SANATLARI, HEDİYELİK EŞYALAR VE ÜRETİCİLER
Müze Gazhane’deki stantlarda el emeği ürünler, takılar ve hediyelik eşyalar da ziyaretçilere sunuldu.
Bu stantlar, kültürel motiflerin ve geleneksel üretim anlayışının çağdaş tasarım ve el sanatlarıyla buluşmasına alan açtı. Ziyaretçiler, kültürel buluşmanın bir parçası olarak üreticilerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu.
ÇERKES MUTFAĞININ GELENEKSEL LEZZETLERİ SUNULDU
Çerkes kültürünün önemli unsurlarından biri olan mutfak geleneği de buluşmada geniş yer buldu. Program kapsamında kurulan yeme-içme stantlarında geleneksel lezzetler sunuldu.
Geleneksel yemeklerin yanı sıra Çerkes mutfağının aile kültürü, tariflerin kuşaklar arasında aktarılması ve sofra etrafında gelişen toplumsal ilişkiler, “Bir Halkın Sofrası: Çerkes Mutfağı” söyleşisinde de ele alındı. Böylece mutfak kültürü hem uygulamalı atölye hem de söyleşi programı aracılığıyla buluşmanın farklı bölümlerine taşındı.
MÜZE GAZHANE’DE GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA KÜLTÜREL KÖPRÜ
İstanbul Çerkes Buluşması, tarihsel hafızayı sanat ve gündelik yaşamla buluşturan çok yönlü programıyla iki gün boyunca farklı yaş gruplarından katılımcıları bir araya getirdi.
Sahne gösterileri, söyleşiler, film gösterimleri, çocuk atölyeleri, yazar imzaları, el sanatları, yayınevleri ve geleneksel mutfak etkinlikleriyle Çerkes kültürünün farklı boyutları görünür kılındı. Sivil toplum kuruluşlarının katılımı da kültürel mirasın korunması ve tanıtılması yönündeki çalışmaların ortak bir zeminde buluşmasına katkı sundu.
Buluşmanın temel mesajlarından biri, bir kültürün yalnızca geçmişte yaşanan olayların hatırlanmasıyla değil, bugün konuşulması, üretilmesi, paylaşılması ve çocuklara aktarılmasıyla yaşayabileceği oldu. Nart masallarından geleneksel danslara, aile hikâyelerinden yayıncılığa ve sofra kültüründen sinemaya uzanan program, bu aktarımın farklı yollarını bir araya getirdi.
İBB ev sahipliğinde gerçekleştirilen İstanbul Çerkes Buluşması, Müze Gazhane’yi iki gün boyunca kültürel hafızanın, sanatın ve toplumsal dayanışmanın buluşma noktalarından biri hâline getirdi.



















Post Views: 18
