Tarih Kimleri Yazacak?

MUSTAFA SAADET

15 Aralık 2013’de Çoğulcu Demokrasi Hareketi’nin tertiplediği, bütün kimliklerin haklarını savunmakla birlikte, asıl teması,  bazı etnik guruplara verilen televizyon yayıncılığı yapma hakkının Çerkesler’e de verilmesi; eşit vatandaşlık ilkelerinin bunu gerektirdiğinin yönetime ve bütün Türkiye halkına duyurulması idi.

Ankara’nın soğuk kış şartlarında bu eylemi gerçekleştiren fedakar hemşerilerimizle ne kadar iftihar etsek yerindedir.

Bir işin yapılmasını düşünmek, planlamak elbette ki önemlidir. Fakat, düşünülenleri, planlananları tam olarak icra etmek çok daha önemlidir.

Eylem ve basın açıklaması çok kalabalık bir şekilde olmamıştır ama sesler çok gür bir şekilde çıkmış ve taleplerin ne kadar haklı olduğu herkese duyurulmuştur. Netice alınıp, alınmayacağını ileride hep birlikte göreceğiz. Fakat, bir haklılığın yüksek sesle telafuz edilmesi taleplerin, isteklerin gerçekleşmesinden çok daha önemlidir.

Değinmek istediğim bir diğer konu, aktivistlerin kendi dar ekonomik imkanları ile araç kiralaması ayrı bir takdir konusudur. Araçlarda yer olmasına rağmen davet edildiklerinde, kahvaltı programlarının olduğunu, ona katılacaklarını beyan edenler, ümitli olduğumuz TV yayın hakkının verilmesi halinde eminim ki herkesten önce boy göstermek için üşüşeceklerdir.

Evet, tarih kimleri yazacak?

‘Çerkesler, Ruslar’ın silah artığı’ diyen Murat Bardakçı’ya ses çıkarmayanları mı?

Çerkes Halkının uğradığı haksızlıkları haykırmak için miting yapanları cadde kenarlarından seyredenleri mi?

Parti kurmanın, turşu kurmakla bir olmadığını anlatıp, Çerkes tarihinde ilk defa düşünülen hareketi küçümseyenleri mi?

Çerkes’lerin mağduriyetlerini bütün dünyaya anlatmanın en etkili ve netice alıcı yolu olan TV yayını için hak talep etme eylemine katılmak yerine, kahvaltıda bulunmayı tercih edenleri mi?

Post Views: 14

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir