ÇERKESLER, NEDEN KİMLİK BİLİNCİNE SAHİP VEKİL ÇIKARAMAZ?

MURAT ÖZDEN

Yazının başında sorduğumuz sorunun cevabını aradığımız bazı tespitler yaptıktan sonra, yaşadığımız seçim dönemine ilişkin adayların üçü üzerinde duracağız.

Öncelikle, Çerkeslerin yok olmasını isteyen iki büyük ırkçı güce karşı doğru bir duruş sergileyecek entellektüel kapasiteleri, örgütlülükleri mevcut değil.

Bu iki ırkçı gücün adını doğru ve net olarak belirtmemiz gerekiyor. Birincisi Çerkeslere soykırım ve sürgün uygulayan Rus ırkçılığı ve yayılmacılığıdır. İkincisi ise Türk ırkçılığı ve asimilasyonculuğudur.

Suçunu çok iyi bilen Rusya’nın devlet aklı, kendisine yüzbir yıl zaman ve çok sayıda asker ve para kaybettiren Çerkes Halkını o topraklarda bıraktığı takdirde işgal ettiği topraklara hakim olamayacağı gerekçesiyle sürgüne tabi tuttu.

Sürgüne tabi tuttuğu Çerkesleri takip etmekten hiç vazgeçmedi. 93 Harbi sonrası Balkanlar’dan ikinci sürgüne tabi tuttuğu Çerkesleri diasporada da bugün dahi amansız bir takibe tabi tutuyor. Öncelikle Dönüşçüleri Anavatanda rehin alıp tehditlerle Rusya için kullanışlı aparatlar haline getirdi. DÇB üzerinden KAFFED’i teslim alan Rusya, ”Rusya çok büyük devlet ona ne yapabiliriz, anavatanla ilişki kurabilmemiz için Rusya ile iyi geçinmeliyiz” türünde safsatalar yaydılar. Rusya’nın politikalarını eleştirenleri “Anavatan Düşmanı” ilan ederek, güçlü bir Çerkes Diasporası oluşmasının önünü kestiler.

Türk ırkçılığı ve asimilasyonculuğu ise İttihat ve Terakki’den başlayıp bugüne kadar kesintisiz olarak proğramını sürdürmektedir. ”Anadolu’nun bir Türk Yurdu olabilmesi için, gayr-ı müslimlerden arındırılması, Türk olmayan Müslüman unsurların Türkleştirilmesi” politikası 1913 yılından beri devam ettiriliyor. Ermeniler 1915’te tehcir edilerek,Rumlar 1923’te mübadele anlaşması ile bu topraklardan gönderilerek gayr-ı müslim kısmı halledildi.

Türk olmayan müslüman unsurların Türkleştirilmesi operasyonunda Çerkesler, Arnavutlar, Romanlar, Lazlar, Pomaklar, Boşnaklar korkutularak Türk genel kimliği altında asimile olmayı kabullendiler. Müslüman unsurlardan Kürtler Türk olmayı reddettiler, Türk ırkçılığının ve Türk Devletinin düşmanı ilan edildiler.

Kürt Düşmanlığı konusunda, Çerkesler, Lazlar, Boşnaklar, Pomaklar, Romanlar Türklerden daha fazla düşmanlık yapmaktadırlar.

Kendini Türk olarak kabul etmeyen Kürtler dışındaki halklar aşağılandıklarının farkında bile değildirler. Mankurtlaştırılan halklar Türk ırkçılığı için kullanışlı aparatlar haline getirilmişlerdir.

***

Çerkesler,”Okumuşu çok, aydını yok” bir millettir. Ve Çerkesler okumayı bir sınıf atlama meselesi olarak görürler. Bundan dolayı Çerkesler, çok sayıda doktor, mühendis, avukat, öğretmen, mali müşavir vb. eğitim gerektiren meslek sahibi kimseyi içinden çıkartmıştır.

Eğer Çerkeslerin aydını olabilseydi; kendilerini başkaları adına feda etmek için yarışan, ama kendi ulusal meseleleri için kılını kıpırdatmayan bir millet ortaya çıkmazdı.

Çerkesler; dönüşçü, devrimci Çerkes, Birleşik Kafkasyacı, Çerkes Yurtseveri, Sosyalist Çerkes, Müslüman Çerkes, Fenerbahçeli Çerkes gibi öznesi Çerkes olmayan herşeyi olabiliyor ama Çerkes Milliyetçisi olamıyor.

İçinden milliyetçisini yaratamamış bir halkın aydını yok demektir.

***

Yazının giriş kısmı biraz fazla uzadı. Günümüze gelecek olursak;

Bütün sağ partiler (buna CHP’de dahil) Türk kimliği dışındaki kimliklerin inkarcısıdırlar. O yüzden Çerkes adaylar diye paylaşılan arkadaşların Çerkesliğe bir faydası olmaz. Yeni kurulmuş olan Gelecek ve Deva Partileri etnik meselelere olumlu yaklaşmaktadırlar, ancak onlarda da şu anda Çerkes aday maalesef yoktur.

Önem verdiğim üç vekil adayı ;

Mehmet Aslantuğ

Metin Kılıç

Mutlu Akkaya’dır.

Hepsinin isminin baş harfi M ile başlıyormuş. 3M Migros gibi oldu.(!)

Mehmet Aslantuğ ile ilgili geçen hafta bir yazı yazmıştım. En son 2011 yılında Çerkes Ethem rolünü oynayacağı zaman Çerkes olduğunu hatırlamıştı. İçinde bulundukları Yeşil Sol ittifak; Kürt meselesi temelinde örgütlenmiş bir hareket olduğu için, Çerkes kimliği ile var olunabilecek bir alandır. Ancak, Mehmet Aslantuğ’un aday olduğu TİP ulusal yönü ağır basan, etnisiteleri önemsemeyen bir yapıdır. Keşke Mehmet Aslantuğ Çerkes Kimlik bilincine sahip biri olsaydı da Türk solunun daha demokrat olabilmesine hizmet etseydi.

Metin Kılıç; inandığı değerler adına çok ağır bedel ödemiş bir kimsedir. Ama tüm bu olumsuzluklara rağmen mücadelesinden vaz geçmemiştir. Partisinin onu Çerkes aday olarak tanıtmış olması da çok değerlidir.

Metin Kılıç Yeşil Sol Parti Ankara 3. Bölge adayıdır. Geçen dönemde HDP o bölgeden milletvekili çıkaramamıştır. Aynı bölgeden TİP de güçlü bir kadro ile seçime girmektedir. Keşke TİP böyle tavır içine girerek oyları bölerek Metin Kılıç’ın seçilmesini engellemeseydi.

***

Mutlu Akkaya İçin ayrı bir parantez açıyorum. Öncelikle Mutlu Akkaya’yı bu cesur çıkışı için desteklediğimi ve tebrik ettiğimi belirtmek istiyorum.

Ancak, Mutlu Akkaya’nın bir zamanlar, güçlü bir Çerkes diasporası istemeyen Rusya’nın manüplasyonlarının etkisi altında kalanlarla yol arkadaşlığı yaptığını hatırladığımı da belirtmeliyim.

2011 yılında Çerkesler meydanlara çıkıp hak talep ettiklerinde, Mutlu Akkaya hak talebi dile getiren Çerkeslerin içinde değil, onları engellemeye çalışanların arasında yer alıyordu.

2015 seçimlerinde Emine Aslandok ÇDP’nin bağımsız Kayseri adayı olduğunda Mutlu Akkaya Kayseri Kaf-Der Başkanı idi. O dönemde Emine Aslandok’a karşı Kayseri Kafkas Derneklerinin tavrını unutmuş değiliz. Emine Aslandok o dönemde seçilemedi, ama Çerkeslerin kaale alınmadıklarında kaybettirme gücünün olduğunu gösterdi. Hülya Nergis Atçı da iki dönem Emine Aslandok sayesinde milletvekilliği yaptı. O dönemde Emine Aslandok’a oy vermiş olanlar Çerkes Kimliğine damga basmış oldular. O günlerde onun arkasından dümen çevirip önünü kesmeye çalışmış olanlar bugün biraz olsun özeleştiri yapıyorlar mı acaba?

Kayseri’de Çerkesleri kaale almayan siyasi partilere verilmiş bir ültimatomdur Mutlu Akkaya’nın adaylığı. Ben de Kayseri’de yaşıyor olsaydım oyumu tabii ki Mutlu Akkaya’ya verirdim.

Mutlu Akkaya’nın adaylığının Çerkes kimlik bilinci ve milliyetçiliği fikrine katkı sunacağına gönülden inanıyorum.

Seçimlerin ülkemizde Demokrasi yolunu açmasını temenni ediyorum.

Post Views: 12

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir