EROL KILIÇ KUTELİA
Abhazya’nın kurtuluş savaşı lideri, ilk Cumhurbaşkanı V. ARZINBA Türkiye’ye yaptığı seyahatte, İstanbul Üsküdar’daki Kafkas-Abhazya Kültür Derneği ziyaretinde yaptığı konuşma sonunda soru almaya başlayınca, kendilerine şu soruyu yönelttim:
-Sayın Cumhurbaşkanım, Abhazya Cumhuriyetinde toprak mülkiyet nasıl olacaktır?
Verdiği cevap net ve açıktı:
-Abhazya Cumhuriyeti devletinde toprak halkındır ve ben var oldukça da bu böyle devam edecektir.
Bugünlerde Abhazya Parlementosu’nda toprak mülkiyetinin tartışılması gündeme gelmektedir.
Abhazya Cumhuriyeti Anayasasına göre Abhazya toprakları halkın ortak malıdır.
Ancak görülüyor ki bir takım baskılarla, Abhazya topraklarının gerçek kişilerin ve tüzel kişilerin mülkiyetine geçirilmesi talebi ile karşı karşıyayız.
Karşımızda somut Filistin örneği duruyor. Topraklarını İsraillere satan Filistin halkı bugün vatan peşinde. Filistin topraklarını satın alan İsrail devletinde toprak mülkiyetinin % 80’i devlete aittir. İsrail devletinde bırakın yabancılara toprak satışını, İsrail vatandaşlarına dahi toprak satışı yasaktır.
Dünya ülkelerine bakacak olursak:
İSVİÇRE-Yabancılara toprak satışı yasaktır.
İNGİLTERE-Toprakların satışı yasak ancak kullanma hakkı verir.
İSVEÇ-Yabancıların tarım arazilerinde mülk edinme hakları yoktur.
YUNANİSTAN-Yabancıların sınırda ve sınıra yakın bölgelerde toprak satın alma hakları yoktur.
FRANSA-Yabancıların nihai alıcısı açık ve net olarak saptanmadan toprak satışı yapılmaz.
BULGARİSTAN-Yabancılar tarım arazisi satın alamaz.
HIRVATİSTAN-UKRAYNA-RUSYA-Toprak satışına izin yoktur.
Dünya nüfusu artmakta, iklim koşulları değişmekte, tarım arazileri her geçen gün değer kazanmakta.
Zengin ülkeler halklarının besin ihtiyacını karşılamak için fakir ülkelerde toprak safarisine çıkmış bulunmaktadır.
Bu kapitalist ülkeler toprak avında sahip oldukları bankaları da silah olarak kullanmaktalar.
Bankalar ipotek karşılığı verdikleri kredilerle fakir ülke vatandaşlarının topraklarına el koymaktalar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılından 2003 yılına kadar 80 yılda sadece 425 kişiye 11 milyon metre kare toprak yabancı ülke vatandaşlarına satılmıştır.
2003 yılından 2013 yılına kadar olan 10 yıllık devrede Türkiye’den toprak alan yabancı ülke vatandaşlarının sayısı 112.000’e çıkmış, satılan toprak miktari 136 milyon metre kareye ulaşmıştır.
780.000 kilometre karelik Türkiye Cumhuriyeti’nde yabancıların aldığı toprak miktarı, ülkenin aydın kesimi tarafından ciddi bir reaksiyonla karşılanmaktadır.
Küçük bir ülke olan 8.600 kilometre karelik genç Abhazya Cumhuriyeti’nde yabancıların toprak almaları Abhazya’nın bağımsızlığına ve özgürlüğüne büyük bir zarar verebileceği dikkate alınmalıdır.
Şimdi şöyle bir sanal muhasebe yapalım;
– ABHAZYA’da toprak halkın değil de şahısların olmuş olsaydı:
– İstilacı faşist Gürcistanla işbirliği yapan Abhazya’da yaşayan kişiler kitleler halinde ihanet ettikleri topraklara geri dönmez miydi?
– Bu durum Abhazya’da sıkıntılar yaratmaz mıydı?
– Abhazya’da demografik dengeler bozulmaz mıydı?
Abhazya’ya ihanet etmeyenler, tarafsız kalanlar döndüler ve Abhazya’da yaşamlarına devam ediyorlar.
Abhazya’ya ihanet edip dönmeyenlerin Abhazya topraklarında sadece evleri var ama toprakları yok.
Ya evlerin yanında toprakları da olsaydı?
İşte burada durup düşünmeliyiz.
Biz ne yapıyoruz?
Post Views: 9
