Sizi Bu Millete Sayıyla mı Verdiler?

BALKAR SELÇUK

Suriye’de yaşanan iç savaş ve Suriye Çerkeslerinin içine düştüğü açmazlar bize yani Türkiye Çerkeslerine hem kendimizi, hem de kurumlarımızı yeniden gözden geçirme fırsatı veriyor.

Yaşanan çatışmaların artması ve zamanla Suriye Çerkesleri’nin verdiği kayıpların artması her geçen gün daha fazla Suriyeli soydaşımızın ülkelerini terk etmek zorunda kalmaları ve Çerkes köylerinin bir bir bombalanması üzerine İstanbul merkezli bir oluşum olarak Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi kuruldu.

Komite’nin çalışmalarını bu linkten takip etmek mümkün.

https://www.facebook.com/pages/D%C3%BCnya-%C3%87erkesleri-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Komitesi/520135964671819?fref=ts

Merkezi İstanbul’da bulunan ve bağımsız bir yapılanma olan DÇDK bu güne kadar 420 kadar Suriyeli Çerkes’i Türkiye’ye getirdi ve Türkiye’deki Çerkes köylerine ve Çerkes ailelerin yanlarına yerleştirdi. Bu kişilerin bir kısmı Kafkasya’ya gitme yönünde karar aldılar içlerinden bazıları Abhazya’ya bazıları ise diğer Çerkes cumhuriyetlerine gittiler ya da gitmek için çaba sarf ediyorlar.

Yine DÇDK Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri ve diğer kurumlarıyla yaptığı görüşmeler sayesinde Antep-Nizip bölgesinde kurulan bir konteynır kentte sadece Suriye Çerkesleri’nin yerleştirileceği bir mahallenin oluşturulması için girişimlerde bulundu ve şu günlerde DÇDK adına iki arkadaşımız Beyrut’a gitti ve Türkiye’ye gelmek ve savaş ortamından çıkmak isteyen Çerkeslerle temaslar kurmaya başladı.

Buna koşut olarak DÇDK’nın kurulduğu günden bu yana uzlaşmaz ve sekter bir tavır takınan KAFFED’in genel başkanı Vacit Kadıoğlu’nun bir açıklaması yayınlandı. Aşağıda okuyacağınız açıklama KAFFED genel başkanına ait.

“Suriyeli Çerkeslerin Durumu üzerine

Sanal ortamda yığınla fırtına kopartıp sadece laf cambazlığı yapanlar Düne kadar Araplaştırılan Suriye Çerkeslerini şimdide Türkleştirmeye çalışanlar Sorumlulukları olmadığı için Sorumsuzca hayalperestlik yapıp laf uçuranlar küçücük dünyalarında kendilerini dev aynasında görüp bunada milleti inandırmaya çalışan zavallılar bakın sizlerle farkımız nelerdir.

Biz bu güne kadar tek kişiye Türkiye ye gelin demedik davet etmedik ancak gelipte sığınan hiç kimseye de kapımızı kapatmadık

Kriz masamız ve Derneklerimiz aracılığı ile gelenleri aç ve açıkta bırakmadık
Kapımızı açtığımız her bir bireyin Derneklerimiz aracılığı ile tüm sorunları ile ilgilendik ilgileneceğizde sorunlarını elimizden geldiğince çözeceğiz kimseyi namerde muhtaç etmedik etmeyeceğizde. Siyasi hesap peşinde koşmadık koşmayacağızda tüm gelirimizi giderimizi şeffaf bir şekilde her gün paylaşmayada devam edeceğiz. Gelip misafirimiz olan soydaşlarımızın her an yanında olacağız 

Biz her zaman Anavatanı kutuluş yolu olarak gösterdik Suriyeli Çerkeslerin kurtuluşu Anavatanda dedik kota için yerleşimleri için defalarca kez yetkililer ile görüşmeler yaptık kota sorununu nispeten aştık Davetiyeleri için Anavatanımızdaki kurumlarımız ile ortak çalışmalar içine girdik.

Anavatana özendirici olduk Dönmek isteyenlerin Davetiye ve Vize işlemlerini halledeceğimizi açıkladık Anavatana Ulaşım masraflarını bütçemiz dahilinde karşılayacağımızı açıkladık  

Yaptığımız görüşmelerde bize önerilen karma kamp yerini redettik Olacaksa başkalarına yaptığınız gibi Çerkeslere ait bir kamp olacak dedik karma kampa gönderilen Karaçayların yaşadıklarına şahit olduk.”

Bu kısa yazı Türkiye Çerkeslerinin en büyük örgütlenmesi olan KAFFED’in içinde bulunduğu jakoben ve faşist zihniyeti tüm çıplaklığıyla ele veriyor. Daha ilk satırlarından itibaren ne kadar elitist ve dışlayıcı bir bakış açısına sahip olduğunu görüyoruz. Üstelik hem Suriye, hem de Türkiye Çerkeslerine ne kadar jakoben bir dille yaklaştığını da görmek mümkün bu yazıdan:

“Sanal ortamda yığınla fırtına kopartıp sadece laf cambazlığı yapanlar Düne kadar Araplaştırılan Suriye Çerkeslerini şimdide Türkleştirmeye çalışanlar Sorumlulukları olmadığı için Sorumsuzca hayalperestlik yapıp laf uçuranlar küçücük dünyalarında kendilerini dev aynasında görüp bunada milleti inandırmaya çalışan zavallılar bakın sizlerle farkımız nelerdir.”

Vacid Kadıoğlu’na göre DÇDK ‘nın kuruluş amacı Suriye Çerkesleri’ni çatışma alanından kurtarmak değil Türkleştirmekmiş.

Peki bu nasıl olacak?

DÇDK Suriye’den getirdiği Çerkesleri Türkiye’deki Çerkes köylerine ve kentlerdeki Çerkes koruyucu ailelerine teslim ediyor. Üstelik aynı Çerkes köyünde hem DÇDK’nın, hem de KAFFED’in aracılık edip getirdiği Suriyeli Çerkesler yaşıyorken, Vacit Kadıoğlu’nun bu yazdıklarına nasıl inanalım? Dahası DÇDK’yı kuran bileşenlerin tamamı Çerkes iken Suriye Çerkeslerini Türkleştirmeye çalışmakla itham etmek nasıl bir yaklaşımdır?

Anlamak mümkün değil.

Oysa aynı DÇDK’yı kuran bileşenlerin neredeyse tamamına yakını ÇHİ’nin Ankara, İstanbul ve Kayseri mitinglerinde “asimilasyona hayır!” diyen insanlardı. Yine DCDK’nın şimdiki başkanı Nusret Baş beyi ele alalım. AKP’nin açılım sürecinde yok saydığı Türkiye Çerkesleri’nin sesini duyurmak adına düzenlenen Çerkes Çalıştay’ında[1] Nusret Bey aramızdaydı.

KAFFED bu çalıştayı da, ÇHİ mitinglerini de asla desteklemedi. Her zaman engel olmaya çalıştı. CHP’nin Çerkes Çalıştayı’na katılmamasını sağladı. Çerkeslerin devlet eliyle asimile edilmesine karşı Çalıştay yapan kadrolar bugün KAFFED tarafından Suriye Çerkeslerini Türkleştirmeye çalışmakla itham edilmektedir. Tam bir Ali Cengiz oyunu ile karşı karşıyayız.

DÇDK’nın Suriyeli Çerkeslere yaptığı yardımlarda İstanbul Çerkes Derneği’nin gayretlerini görmemek mümkün müdür? Gece gündüz soydaşları için çalışan bu insanlar sırf KAFFED üyesi bir dernek çatısı altında olmadıkları için “Sanal ortamda yığınla fırtına kopartıp sadece laf cambazlığı yapanlar Düne kadar Araplaştırılan Suriye Çerkeslerini şimdide Türkleştirmeye çalışanlar…” diye itham edilebilirler mi? Oysa daha dün İstanbul Çerkes Derneği diğer bileşenlerle birlikte 14 Mart Adıge Dil Bayramını kutlamışken.]

Vacid Kadıoğlu ithamlar ve zırvalarla dolu yazısına bakın nasıl devam etmiş: “… küçücük dünyalarında kendilerini dev aynasında görüp bunada milleti inandırmaya çalışan zavallılar bakın sizlerle farkımız nelerdir.” Sanırsınız ki Vacid Kadıoğlu’nu ve benzerlerini bu millete sayıyla vermişler. Kendisi gibi düşünmeyen başında bulunduğu jakoben örgüte üye olmayan Çerkeslere böyle sesleniyor Vacid Kadıoğlu. Sonrasında kendi örgütü için saydığı methiyeler aslında DÇDK’nın da yaptığı şeyler. Ama KAFFED baştan beri “kendilerinden başkalarının kestiği kurbanı haram sayanların” örgütü gibi çalışıyor zaten.

Yazının sonunda ise Vacid Kadıoğlu’nun ruhuna sinmiş faşist zihniyetinin zirve yaptığını görüyoruz. Kendileri devletin yetkilileriyle görüşmüşler ama onlara Çerkeslerle Arapların aynı kampta yaşayacağı söylenmiş beyefendiler de o zaman biz bu kampı istemiyoruz demişler. İyi de bu kamplara yerleşecek olanlar Suriye Çerkesleridir. Ömürlerinde ilk defa Arap görüyor değiller. Kaldı ki Suriye’de Çerkesler topyekün Arapların değil Esad’ın saldırısından kaçıyorlar. Üstelik aynı devlet yekilileriyle biz zavallılar da görüşüyoruz ve “büyük bir kamp içerisinde Çerkeslerin bir mahalleye yerleştirileceğini kendi muhtarlarını ve yönetimlerini oluşturabilecekleri” bilgisini alıyoruz.

Bu kafayla KAFFED daha çok açıklamalar yapar ve bizim gibi düşünen, ÇHİ gibi düşünen, DÇDK gibi düşünen, İÇD gibi düşünen insanlara ithamlarda ve hakaretlerde bulunur. Ama biz biliyoruz ki onları bize sayıyla vermediler. Herkes kendi işine baksın. Kimse kimseye iş öğretmeye kalkmasın. İnşallah yakında İstanbul merkezli yeni bir federasyon kurmak için çalışmalar başlayacak. KAFFED o zaman da bildik jakoben üslubuyla açıklamalar yapacak ama hiçbir işe yaramayacak. Zamanın ruhu tüm dünyada jakobenliği tasfiye ederken KAFFED bundan kurtulacağını düşünüyorsa yanılıyor. Hem de çok fena yanılıyor.

____________________________________

  1. http://www.ozgurcerkes.com/?Syf=18&Hbr=311445&%2F%C3%87erkes-Haklar%C4%B1-%C4%B0nisiyatifi-taraf%C4%B1ndan-25-26-%C5%9Eubat-2012-tarihlerinde-Derbentte-d%C3%BCzenlenen-1.-%C3%87erkes-%C3%87al%C4%B1%C5%9Ftay%C4%B1n%C4%B1n-Sonu%C3%A7-Bildirgesini-i%C3%A7eren-dosya-Ankarada-h%C3%BCk%C3%BCmet-ve

[2] http://www.ajansgazetesi.com/haber/istanbulda-yasayan-cerkesler-anadil-programinda-bulustu-1717.html

Post Views: 22

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir