BOZÜYÜK ÇERKESLERİ

MUSTAFA SAADET

 

Son günlerde görsel medyada gördüğümüz “ Amerikam yis adığexer”, “Sinop yis adığexer“, “Samsunu yiadığexer”…gibi başlıklarla yer alan karikatürler, şiirler ve yazılara sıkça rastlanmaktadır. ABX’in hazırladığı Latin esaslı harflerle yayınlanan bu yayınlar beğenilmekte, dilimizin kaybolmamasına ve tekamül etmesine katkıda bulunduğundan çok faydalıdır. Bu olumlu yayıncılığın yaygınlaştırılması için diğer bölgelerde yaşayan hemşerilerimizin de katkı bulunmaları çok faydalı olacaktır. Malum olduğu üzere Türkiye’de Çerkeslerin kalabalık yaşadığı Kayseri, Samsun, Balıkesir gibi yerlerin dışında küçük topluluklar halinde Çerkesler yaşamaktadır, Bu yazımızda bu guruplardan olan ve sayıları 6 adet köyden oluşan Bozüyük Çerkeslerini tanıtmaya çalışacağım.

Bu 6 köy, idari yapı itibariyle Bilecik ilinin Bozüyük ilçesine bağlı olmakla birlikte ticari ilişkilerini Eskişehir’den sürdürmektedir. Son idari yapılanma ile hepsi Bozüyük’ün mahallesi haline getirilmiş, ilk okullar kapatılarak taşımalı sisteme geçilmiştir.

 

KÖYLER

Akçapınar  (Gukaye cıj) Abcax

Akpınar (Ademıye) Cemguy

Alibeydüzü (Gukoay) Abcax

Çepne  (Çepın) Cemguy

Karaağaç (Karğaç) Şapsığ

Poyra ( Hatikuay hable) (hatikuay)

TARİH

6 köyün nüfusu, 1856 Kırım harbine katılan ve gösterdikleri üstün savaş yetenekleri nedeni ile balkanlardaki  isyanların bastırılması için 1859 ve 1860 yıllarında gönüllü olarak çoğunlukla  Şumnu ve etrafında konuşlandırılan, kendilerine   geçinecekleri kadar tarım  arazisi ve koşum hayvanı verilen Çerkeslerin torunlarıdır. 1877 (93 harbi) Osmanlı – Rus harbinde Osmanlı devleti tarafında gönüllü olarak harbe katılan Çerkesler, Savaş sonrası imzalanan Ayestefanos ve Berlin anlaşmaları ile bu bölgeden sürülmüşlerdir. İnegöl ve Domaniç yörelerinde 3 – 4 yıl göçebe hayatını müteakiben, verilen verimsiz topraklarda iskan edilerek adı geçen köyleri kurmuşlardır.

ETNİK YAPI VE BU GÜNKÜ DURUM

Bozüyük Çerkesleri, Osmanlının Muhacirin-i Çerakise diye adlandırdığı Türkiye Çerkeslerinin küçük  bir kısmıdır. 6 köyün göçerleri Çerkesce konuşmakla birlikte Çerkescenin ayrı şivelerini konuştuklarından köyler şiveler itibariyle ayrı ayrı kurulmuştur. Bu köylerin ahalisi şive farkından olacak, birbirleri ile geçinemezlerdi. Fakat adetler gereği aralarında evlenmeler çok olduğundan köyler arasında sıhri akrabalıklar çoğaldığından düğünlere ve cenazelere davete gerek kalmadan herkes katılmaktadır.

Bu 6 köyün dışında yöreye kuzey Kafkasya’dan gelen Abhaz (Abaza) asıllı Çerkesler de gelerek bilhassa ormanlık yerlere yerleşmişlerdir. Adetlerinin benzemesi sebebiyle bunlarla da evlenmeler olmuş ve akrabalıklar oluşmuştur. Yerleşik Çerkeslerle Abazaların adetlerinin benzemesi ile artan evlilikler üzerine evlerde ortak dil olan Türkçenin konuşulması her iki dilin de unutulmasını kolaylaştırmıştır.

1912 Balkan harpleri ve 2. Cihan savaşından sonra balkanlardan gelen göçmenlerin bu köylere de yerleştirilmesi ve verimsiz arazilerin geçinmeye elvermemesi sonucu şehirlere göç nedeniyle ana dillerini unutan köylerde artık Çerkesce bilen kalmamıştır. Birkaç sene önce Poyra köyünde gençlerin gayreti ile köyde eskiye ait ve toplanabilen eşyalarla  müze açılmış ise de, önemli bir obje yoktur.

Yörenin tarihçi ve yazarı Kubilay Yılmaz’ın vefatı ile de düşünür ve yazar kalmadığından ve açılan Çerkes derneğinin  Eskişehir derneğinin güdümünde olması sebebiyle de yöre halkının unutulduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bütün bu olumsuzlar nedeniyle de Bozüyük Çerkeslerinin medya sesi yoktur.

Post Views: 80

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir