NIDELFIBZE ÜZERİNE

MUSTAFA SAADET

Nıdelfıbze, Çerkesce bilenlerin anlamını bilmeden kullandıkları bir kelimedir. Başka dillere çevrilmesi de çok zor bir kelimedir. Hecelere ayırarak Türkçeye çevirirsek; NI (anne), DELFI (beraber doğurulan), BZE (dil) anlamında olup, kelimenin karşılığı “bebekle birlikte dünyaya gelen dil”  şeklinde ifade edilebilir.

Bu kelimeyi başka bir dile çevirmek ancak birkaç cümle ile yapılabilir. Bu kadar önemli bir kelimeyi düşünüp Çerkesceye kazandıranlar, acaba bunun tıbbi kısmını mı biliyorlar mıydı? Kelimenin ortaya çıkışının tıbbi kısmının teferruatlı  izahını doktor hemşerilerime bırakıp, sosyal medyadan edindiğim bilgilere göre özetle ve kısa olarak anlatmak istiyorum.

Anne karnındaki bebeğin işitme sistemleri 24-25. haftalarda işlevsel hale gelmektedir. Bebek bu zamandan sonra dışarıdan gelen seslere tepki verebilmektedir. Her çeşit sesi algılamakta, sesleri hafızasına kaydetmekte ve annesinin sesini hemen tanımaktadır.

Bu hasletler ve bilgilerle dünyaya geldiği için, konuşmaya başladığında, annesinin konuşma tarzını taklit edebilmektedir. Tamamen annesinin konuştuğu şekilde ve aksanda konuşmaktadır. Bu tarz konuşmaya;  bebekle birlikte dünyaya geldiğinden;  Nıdelfibze (bebekle birlikte dünyaya gelen dil) denilmektedir.

Peki, bu tarz karışık olaya, çok güzel ve kısa bir isim bulan atalarımız, neden bunu kaydedecek bir yazı sistemi bulmadılar?

Esef verici durum aslında buradadır. Bu kadar zengin ve güzel bir yapısı olan dilimiz, zamanımızda yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Çerkesce zor ve genizden konuşulan bir dil olduğundan,  okullarda, kurslarda öğrenilen dil Nıdelfibze’deki vurguları ve sesleri verememektedir. Bu itibarla Nıdelfibze’nin itina ile korunması ve yaygınlaştırılması gerektiği görüşündeyim.

Mustafa Saadet (Yeşı – Kunaçay)

Post Views: 25

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir