MUSTAFA SAADET
1968-1976 yılları arasına Ahmet Cevdet Paşa tarafından hazırlanan Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye kanunu 1976 yılında Osmanlı devletinde yürürlüğe konmuş ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından da 1926 tarihine kadar uygulanmış ve 1926 tarihinde Medeni Kanunun kabulü ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Mecelle daha ziyade borçlar, eşya ve usul konularını düzenlemekte ise de ilk 100 maddesi genel hukuk kaidelerini kapsıyordu. İmparatorluk dağıldıktan sonra orta doğu ülkelerinde (Filistin dahil) uzun süre uygulamada kalmıştır. Filistin topraklarında kurulan İsrail’de 1970 yılından sonra kısım kısım değiştirilmiş ve 1984’te tamamen kaldırılmıştır.
Mecelle genellikle Roma Hukukuna paralel hükümler içermekte idi. Üzerinde durmak istediğimiz husus Mecellenin uyulması gereken düstur maddelerinden olan 24. Maddesidir.
BU madde Orijinal haliyle “ Şagil (Mani) zail olursa maznun avdet eder” Şeklindedir. Bu günkü Türkçe ile “ Geçici işgalci ortadan kalkarsa zarar gören geri döner” şeklinde ifade edilebilir.
Atatürk’ün 1938 yılında vefatı üzerine Mısır’da sürgünde yaşayan Osmanlı hanedanına mensup üyeler T.B.M.M.’ne telgraf çekerek Mecellenin 24.maddesi gereğince geri dönmelerinin sağlanmasını talep etmiştir. Fakat, T.C.’nde Mecellenin 1926 yılında yürürlükten kaldırıldığı hatırlatılarak, avdetin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Bu durum Mecelle’nin çok erken mülga kanun haline getirildiğini akıllara getiriyor
Tartışma konusu yapılabilecek husus, T.C.nin Mecelle’yi 1926 yılında kaldırmasına rağmen İsrail acaba 1984 yılına kadar neden yürürlükten kaldırmamıştır? Bu konuda mütereddit olmayı gerektiren hususları belirtmek isterim.
1- Malum olduğu gibi, Yahudiler eskiden beri Filistin topraklarında yaşamaktadırlar. Acaba Osmanlı ve İngiliz işgalciliğini müteakiben avdet etmeyi ve devlet kurmayı hukuken haklı mı gördüler ve eski İngiliz başbakanı Loıd Corc ile Türk düşmanı ve hukukçu Fransız başbakanı George Clemanceau’nun etkisinde mi kalınmıştır. Zira 1948 yılında kurulan İsrail devletini 1949 yılında ilk tanıyan islam ülkesi Türkiye’dir.
2-İngiliz düşüncesi ve uygulaması hukuksuz cezanın veya işlemin yapılamayacağı şeklindedir. Nitekim 2. Dünya harbinden sonra, Naziler’in yargılanmasını sağlamak için “insanlığa karşı işlenen suçlar yasasını” çıkartmış ve bu yasaya istinaden Nazi’ler Nürünberg mahkemelerinde cezalandırılmıştır. Bugünkü Gazze olaylarının planlayıcısının İngiltere olduğu, uygulayıcısının da üstün teknolojisi dolayasıyla ABD olduğu aşikardır. Yaygın kanaat dünyaya hakim olabilen aklın ( Rus çarının deyimi ile uğursuz adada kaldığı) Amerika kıtasına göç edenlerin köleler ve 2. sınıf insanlar olduğu şeklindedir.
ABD. hiçbir hukuki bağlantısı olmamakla birlikte binlerce kilometre uzaktan gelip, onbinlerce masumun katline alet oluyor ve soykırım uyguluyor. Toprakların eski sahibi Osmanlının torunlarının yardım taleplerine bile şiddetle karşılık veriyor tutukluyor ve cezalandırıyor.
Kanaatim, bütün bu uygulamaların altında siyonizmin etkili olduğudur.
Post Views: 15
