18 ŞUBAT DÜNYA DİL GÜNÜ ÜZERİNE…

MUSTAFA SAADET

Unesco Dünya dil  günü dolayısıyla Kafkas Vakfı tarafından düzenlenen  “Kafkas dilleri aynı sahnede buluşuyor “ konulu etkinliğe katıldım . Beklentim kaybolan dillerin uğradığı süreç hakkında görüşlerin dile getirilmesi ve yapılması gereken işlerin tartışılması ve bir karara varılması idi.

Fakat, bu konudan hiç söz edilmemiş, program fıkra anlatmak, şarkı söylemek ve genç çocukların ana dilleri ile konuşmaları ve şarkı söylemeleri şeklinde  devam ettirilmiştir. Dernek başkanları da yaptıkları konuşmalar ile Çerkes dilinin kaybolduğu konusunda üzüntülerini vurgulamışlar ise de çareler konusunda görüş beyan etmemiştir.

Aslında etkinliğe katılan Çerkes’lerin çoğu bu konuda bilgi ve yetenek sahibi değerli kişilerdi. Vaktin de ilerlemesi  üzerine, ABX (Adiğe Dil Derneği) çalışanı olarak bu konudaki çalışmalarımızı ve hazırladığım 4 sayfalık bildirimi okumaktan vaz geçip özet halinde  şifahen söylemeyi tercih ettim.

Görüşlerim kısaca :

1-     Çerkes dillerininin (bütün lehçeleri ile ) kaybolduğunu ve bütün  Çerkeslerin ve diğer halkların aynı görüşte olduğunu,

2-     Bir dilin kaybolması halinde yeniden ihya edilmesinin  mümkün olmadığı, (örnek wubıh) dili gibi)

3-     Çerkes dili literatüründe bulunan “Nıdelfıbze” nın ancak anneden öğrenilebileceğini, sonradan öğrenilen dilde vurgu hatalarının oluştuğunu,

4-     Yeni düzenlenen dillerin kullanılamadığını (Esperanto dili  gibi)

5-      Sadace Çerkes dili için değil, bütün kaybolmaya yüz tutan  dillerin yaşatılması için Birleşmiş milletlerden yardım talep edilmesinin yerinde olacağını,

6-     BM’in ve bazı uygar ülkelerin katkıda bulunabileceği ve fonların bulunabileceğini,

7-     Müstakil bir kısım ülkelerin bu konuda isteksiz olduğu,

8-     Azınlık dillerinin yaşatılması için bazı ülkelerin teşvikler yapmasına rağmen

başarı sağlanamadığı (Ürdün gibi, Eski dernek başkanı dahi Çerkesçe bilmemektedir) Ancak kaybolmakta olan ve 3 kişi tarafından konuşulan “Herviti” dilinin yaşatılması için Almanya’nın girişimde bulunduğunu içeriyordu.

Şu anda yapılması gerekenin bir rapor eşliğinde durumun B.M. ye bildirilmesi olduğu, reddedilse dahi durumun vahametinden bütün dünya insanlarının haberdar olmalarının sağlanacağı vurgulanıyordu.

Takdir saygıdeğer soydaşlarımındır. 19.02.2026

Post Views: 18

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir