İ.T.C. + CHP= KEMALİZM

VAHİT ERDO

İtalya’nın kuzeyinde ortaya çıkıp, İngiltere’de ete kemiğe bürünen Kapitalizm ilk kuruluşundan bu yana gücü oranında çevresini etkileyip, kendisini tüm toplum için değil, para sahipleri için her seferinde yeniden üreten emperyalist bir sistemdir. Günümüzde tüm feodal kalıntıları dağıtarak finans kapitalin öncülüğünde tüm dünyayı günün sonunda  saracaktır. Kapitalizm global aşamaya geçmiş olup, klasik emperyal soğuk savaş  dönemi argümanları ile artık globalizmi anlamak ve anlatmak  mümkün değildir. Avrupa merkezli kapitalist ülkelere bağlı Osmanlı emperyası, yarı sömürge askeri, feodal, ganimetçi ekonomisi olan Arap yaşam biçimini benimsemiş çağ dışı gerici bir devletti. Avrupa’daki her gelişme doğrudan Osmanlı aydınlarını etkiliyordu. Bu bağlamda Fransız Cumhuriyet devriminin etkisi Osmanlı’da çabuk  hissedildi. Çok uluslu  toplum yapısı  kaynamaya başladı. Bu ortamda kendine vazife çıkaran askeri bürokratlar, ulus devlete dönüşme ideali  taşıyan Fransız Devrimi’ni kendilerine çok uygun buldular. Alman Hitler Faşizminin kuramcısı Filozof Fisherin ırkçılık ideolojisini  Fr. Cumhuriyetçiliğinin içine monte ederek İttahat ve Terakki Cemiyeti’ni kurdular. Halen ve tarih boyunca  göçlere köprü olmuş  ön Asya’da   Osmanlı’nın parçalanmasını hızlandıran  İttahatçılar, 1919’da Anadolu’da var olan İttihatçı artığı örgütleri harekete geçirten M. Kemal ve arkadaşları ile kuracakları tekçi, ırkçı devletin sosyo-ekonomik  yapılanmasını yine Alman filozof E. Durkheim’in pozivitist dünya görüşünden aldılar. Onu kendilerine uydurarak  benimsediler. Hayat bir sınıflar mücadelesi değildir, nasıl ki insan vücudunda tüm organların bir birine ihtiyacı var ve beyinin önderliğinde ahenk içinde çalışıyorsa, toplumun da tüm mesleklerinde birbirine ihtiyacı vardır, muktedir yönetiminde ahenk içinde çalışmalıdır. İttahatçıların yeni versiyonu olan Kemalizm, Anadolu’da Ermeni, Rum ve Alevi Kürtlere karşı milli mücadele verirken, İngiltere ve Sovyetler 1921 Mart’ında anlaşarak dünya sistemini iki bölüme ayırıp, araya tampon  devletler kurmanın, bloklaşmanın, yani yeni dünya düzeninin başlangıcında Anadolu’daki cılız iç dinamikli ırkçı Kemalist milli hareketi destekleme ve tanıma kararı aldılar.

Bu bağlamda  T.C. dış konjonktürün etkisiyle kuruldu ve tanındı. Tekçi  Kemalist T.C.’nin önünde en büyük engel o tarih de Yunan’a karşı ilk milli silahlı direnişi başlatan askeri ve politik örgütlü en büyük güç olan  Çerkes Ethem ve onun siyasi kadroları idi. Yeni cumhuriyet  iktidarının  yapılanmasında  yönetimin Türklerle birlikte Çerkeslerin eşit  bölüşülmesini öne sürdüler. Rejimin geleceğini daha baştan tehlikeye sokabilirler  hissi, düşüncesi, kuşkusu ve duyumları ile yakın tehlikeyi anında bertaraf etmek için M. Kemal, ittihatçı uygulamalarla Çerkes Ethem ve taraftarlarına devlet kamu gücünü kullanarak  savaş açtı ve onları tasfiye etti, vatan haini damgası vurdu. (M. Kemal iktidarı boyunca hiçbir sosyo-ekonomik-politik örgütlemeye izin vermemiş, kurulanları da  kanun  zoru ile dağıttırmıştır). 90 yıldır üzerine çelik ağ atılan ve yerin dibine itilen Kafkaslılar, Rusların, ittihatçılar ve Arap İslam (Türkiye’deki Çerkesler, Kafkasya’daki Çerkeslerden defalarca daha radikal Müslüman ve Arap yaşam biçimi hayranı) siyasi  kültürü tarafından  içlerine  sokulan nifakların etkisi ile hala kendi  aralarında  didişmektedirler.

1950-1960-1991’deki  tarihsel değişim ve dönüşümleri katılaştırılmış köylü Kafkas toplumlarını da etkiledi, rejimin kısmen hürriyet ipinin ucunu kasıtlı tuzak olarak bollaştırması ile dernekleştiler ve 5 yıl önce partileştiler. Ama Kemalizm hala iktidarda. Sosyalist kavramlar ve sloganları kullanarak ortaya çıkan Kemalizm tarafından bastırılmış siyasi İslami partiler, öz itibarı ile iktidara geldiklerinde Kemalist sosyo-ekonomik politik düzeni devam ettirdiler. İktidardan nemalandılar, zenginler sınıfına terfi ettiler. İslam dünyasının bir siyasi hareketi olan Mısır kökenli Müslüman kardeşlerin (Rabia, ayni zamanda Feto’nun da referansıdır = İslam ahlak ve faziletini teknik yüksek ileri eğitimle birleştirerek batıyı yakalayıp geçmek formülü) bir kolu oldular. Kemalistler işine geldiği  oranda  Batıcı. Oysa Rabiacılar Büyük Doğu-Kızıl Elma yolundadırlar.

Bu iki tarihi (geçici) akımın 120 yıllık yönetiminde gelinen bugünkü nokta her yönü ile iflastır. Siyasi İslam ve Kemalistler’in miadı dolmuştur. Evrensel normları temel alan, samimi, çoğulcu demokrasiyi savunan, en geniş insan haklarını savunan ve tüm toplumu eşitlik temelinde  birleştirici bir harekete ihtiyaç vardır.

Çok marifet var insanda.

Selamlar.

Post Views: 785

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir