AHMET ALTUNOK
27 Mayıs 1960 gecesi doğduğumu söylerdi rahmetlik babam ve eklerdi, ”Sen ihtilal çocuğusun. O zaman adını Menderes koymak istedim. Fakat geleneğimizde babanın isim takması olmadığı için bu isteğim gerçekleşemedi.”
Ve hüzünlü hikaye de burada başlardı.
***
Menderes idam edileceği gün Konya’dan gelen bir telgraf darbecileri korkutmuş ve idamı bir gün ertelemişler. Fakat telgrafın arkasından herhangi bir eylem gelmeyince Menderes idam edilmiş.
Halk ne yapmış?
Sadece ağlamış…
***
Sonrasında cuntacı zihniyet Türkiye’de bütün seçilmiş hükümetlerin ensesinden ayrılmamış. Anlamışlar ki, yönetimleri belirleyen bu halk, seçtiklerinin arkasında durma iradesine sahip değil…
Ve bu süreç muhtıralar ve darbelerle böyle devam ede gelmiş.
***
Sonrasına biz de şahit olduk zaten; millet iradesiyle görev alan başbakanlar, süngünün ucunu görünce sadece şapkalarını aldıkları gibi gittiler.
Taa ki e-muhtıra’ya kadar…
***
Hiç kimsenin beklemediği bir duruş sergilendi o gün.
Askerin verdiği muhtıra reddedildi.
Halk müthiş bir moral kazanırken, darbeciler neye uğradıklarını şaşırdı.
“Demek ki oluyormuş; karşı konulabiliyormuş” fikri o gün zihinlerde yer etti.
***
Gelelim 15 Temmuz’a…
Hiç kimsenin hesap edemediği bir şey oldu o gün.
Halk artık o çaresiz halk değildi; yönetimde bulunanlar da o eski yönetimdekiler gibi şapkalarını alıp gidecek cinsten değil…
Doğru tavrın ortaya çıkardığı doğru sonuç ortada.
***
Cumhuriyetimize ve demokrasimiz hayırlı olsun.
Post Views: 21
