
Abhazya’nın başkenti Sohum’da, “Rusya – Abhazya: Manevi ve Tarihî Birlik” başlıklı I. Uluslararası Bilimsel-Uygulamalı Konferans düzenlendi.
YORUM
Bir dini konferansta neden sürekli Rusya selamlanmak zorunda?
Sohum’da düzenlenen bu konferans, Abhazya Müslümanlarının kendi dinî ve manevi hayatlarını geliştirme arayışını göstermesi bakımından önemlidir. Bu çabanın takdir edilmesi gerekir.
Ancak habere bakıldığında dikkat çeken başka bir gerçek daha var: İslami bir konferansın kendi varlık alanını anlatabilmek için neredeyse her başlığı Rusya’ya, Rusya’nın güvenlik anlayışına, savaş tarihine, vatanseverliğe ve “geleneksel değerler” söylemine bağlamak zorunda kalması.
Buradaki mesele Abhaz Müslümanlarının Rusya ile iyi ilişkiler kurması değildir. Mesele, Rusya hesaba katılmadan İslami bir faaliyetin cümlesinin dahi kurulamadığı izlenimidir. Bu durum, yalnızca toplumsal bir tercih değil; Rusya’nın siyasi etkisinin ve Ortodoks Kilisesi’nin dinî alandaki ağırlığının Abhazya’da ve Rusya Federasyonu sınırları içinde İslami faaliyetlerin hareket alanını açık veya örtülü biçimde ne kadar daralttığını gösteriyor.
Rusya’nın, kontrolündeki müslüman halkların İslam dünyasıyla yakınlaşmasını kendi siyasi ve jeopolitik çıkarları bakımından sınırlamak istemesi ile Kilise’nin dinî nüfuzunu koruma çabası bu durumu doğurmaktadır. Sonuçta ortaya çıkan tablo, Müslümanların kendi dinî kimlikleri ve ihtiyaçları üzerinden konuşmak yerine, faaliyetlerini kabul edilebilir kılmak için sürekli olarak Rusya’nın millî anlatısına referans vermek zorunda kalabildiği bir ortamdır.
Bu nedenle haberi okuyunca sürekli konu dışı referanslara gönderme yapılarak meşruiyet aranıyor olması sebebiyle konferansı düzenleyen Müslümanları değil, böyle bir dilin gerekli hâle geldiği şartları görmek ve sorgulamak gerekir. Abhazya Müslümanlarının bütün bu koşullara rağmen manevi gelişim arayışını sürdürmeleri ise anlaşılmayı ve takdir edilmeyi hak eden bir çabadır.
İslamî hayatın özgürce gelişebilmesi, başka bir ülkeye veya topluluğa karşı olmak anlamına gelmez. Tam tersine, Müslümanların kendi inançlarını kendi kelimeleriyle ifade edebilmesi; Abhazya’nın da çok uluslu ve çok dinli kimliğinin doğal bir parçasıdır. Asıl temenni edilmesi gereken, bir gün Sohum’da İslam hakkında konuşanların bunu önce Moskova’nın ne düşüneceğini hesaplamak zorunda kalmadan yapabilecekleri bir özgürlük alanının oluşmasıdır.
Konferans, “Abhazya Müslümanları Birleşik Dini İdaresi (EDUMA)” ile “Uluslararası İslam Misyonu” Merkezi Dinî Teşkilatı tarafından gerçekleştirildi.
Etkinliğin amacı; Rusya ile Abhazya toplumları arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi, iki ülkenin insani, bilimsel-eğitsel ve manevi alanlardaki ilişkilerinin geliştirilmesi, II. Dünya Savaşı’ndaki ortak mücadelenin tarihî hafızasının canlı tutulması ve günümüzün küresel sorunları karşısında geleneksel manevi ve ahlaki değerlerin korunması olarak açıklandı.
Dzıba konuşmasında ayrıca uluslararası sistemde yaşanan değişimlere değinerek ABD yönetiminin tek kutuplu dünya düzeni oluşturma girişiminin uluslararası ilişkilerde ağır sonuçlar doğurduğunu savundu. Çok kutuplu yeni bir dünya düzeninin ortaya çıktığını belirten Dzıba, ülkelerin bu yeni düzende kendi tarihî konumlarını belirlemek zorunda kalacağını söyledi.
“Uluslararası İslam Misyonu” Başkanı Şafik Pşihachev ise Rusya ile Abhazya arasındaki ilişkilerin yüzyıllara uzanan manevi, kültürel ve insani bağlara dayandığını belirtti. Pşihachev, Abhazya halkının 1941-1945 yıllarındaki Büyük Vatanseverlik Savaşı’na katkısına özellikle vurgu yaptı.
Konferansta konuşan Abhazya Kamu Dairesi Sekreter Yardımcısı Aleksandr Straniçkin de ülkenin çok uluslu ve çok dinli yapısına dikkat çekti. Straniçkin, Kurban Bayramı’nın Abhazya’da resmî tatil olarak her yıl kutlandığını hatırlattı. Konferansın yalnızca dinî konuları değil, ülkenin toplumsal ve siyasi hayatını ve özellikle Rusya ile ilişkilerini de kapsadığını ifade etti.
Konferansın sonunda kabul edilen kararda, Rusya ile Abhazya arasında kültürel sentez ve ortak bir manevi kod oluşturulması fikri desteklendi. Bu doğrultudaki etkinliklerin düzenli hâle getirilmesi ve ortak çalışma planlarına dahil edilmesi önerildi.
Ayrıca Rusya ve Abhazya halklarının geleneksel manevi ve ahlaki değerlerinin güçlendirilmesine yönelik girişimlerin desteklenmesi, konferans bildirileri ile kararlarının yayımlanması ve iki ülke arasındaki insani iş birliğinin geliştirilmesi tavsiye edildi.
Kararda, Abhaz halkının II. Dünya Savaşı’ndaki katkısının hatırasının yaşatılması ve zor yaşam koşullarıyla karşılaşan vatandaşlara insani ve manevi destek sağlanmasının önemi de vurgulandı.
Konferansın ikinci bölümü, “Rusya ve Abhazya’nın Kültürel-Medeniyetlerarası Diyaloğu: Manevi ve Tarihî Birlik” başlığıyla 8 Ekim’de Moskova’da gerçekleştirilecek.
___________________
Haber Kaynak: Apsnı Press
Post Views: 26
