
Çerkes Edebiyatı şüphesiz Adge dilinde en fazla üretim yapmış olan bir yazarını kaybetti. Rusya’nın uyguladığı soykırım ve sürgün yüzünden, Çerkes dili anavatanda ve diasporalarda yok olma aşamasına geldiği için tekrar onun kadar Çerkesce yazılı eser üretebilecek bir kişi yetişir mi bilemiyorum. Ona, yaptıkları ve yapmadıkları için teşekkür ediyor ve rahmet diliyorum.
Onun sanatı ve edebiyatını tartışacak yetkinlikte olmadığımı biliyorum. Ama bir Çerkes aktivisti ve siyasetçisi olarak onun siyasi duruşunu tartışabileceğimizi düşünüyorum.
15 yıl önce Anavatınımızı ziyaret ettiğimde bizi makamında ağırlamış ve uzun bir sohbet etmiştik. O zaman seksen yaşı kutlamalarının bir bölümü Türkiye’de yapılacaktı. Anavatandan gelen bir yazarın Bağlarbaşı Derneğinde yalnız bırakılmaması için onu olumlayan bir yazı yazmıştım.
Onu ziyaret ettiğimizde odasının duvarında Putin ve Krasnodar Valisi Tikaçev ve o zamanki Adgey Cumhurbaşkanı Thaguşin Arslan’ın arasında çekilmiş iki ayrı resmi asılıydı. Bu kadar çok eseri olan bir yazarın iktidardakilerden güç devşirmeye neden ihtiyacı olur diye düşündüm. Ama geriye dönüp baktığımızda 1930 doğumlu olan Meşbeşe’nin gençliği ve eğitimi Stalin dönemine denk geliyor. Rus mantalitesini son derece iyi kavramış ve devşirilmiş olarak tekrar ülkesine döndüğünde muktedirle iyi geçinmenin ve biat etmenin kapılar açacağını çok iyi öğrenmişti. Bu çizgisini hiç bir zaman değiştirmedi ve iktidarda kim varsa onlarla hep iyi geçindi.
Hakim anlayışın çizgisi dışına çıkmadı. Hakim Rus anlayışı her dönemde soykırımı ve sürgünü inkar etti. Meşbaşe’nin eserlerinde fail yoktur, suçlu olan mazlumdur. Yani soykırım uygulayandan bahsedilemez ama zorla sürülen diaspora Çerkesleri suçlanır.
Onu Rusya’daki ve Kafkasya’daki insan hakları ihlalleri, Rusya’nın Federal yapıdan üniter yapıya evrilmesi, anadil eğitiminin kaldırılması, 21 Mayıslarda uygulanan yasaklar, Çerkes Kültür kurumlarına aktarılan fonların kısılması vd. gibi konularda fikir beyan ederken duymadık sağlığında.
Adgey milli marşını onun yazdığı ve bunun onun için bir iftihar vesilesi olduğunu söyledi onun sevenleri. Oysa “Rusya’nın parçası olarak, gönülden özgürce yaşa” cümlesinin geçtiği bir marşı bizim milli bir marş olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Biz Çerkesyamizda Özgür yaşamak istiyoruz.
Putin’in elinden Rusya Kahramanı madalyasını alan Meşbaşa hakkında en doğru kararı tarih verecektir.
Post Views: 39
