Bir Özür ve Xabze Notları

KUŞHA FARUK ÖZDEN

Bir özür de size borçlandım Sayın Murat Caymaz.

Geçenlerde “Düzce Üniversitesi’nde Kafkas Dilleri Kürsüsü Kuruldu” haberi üzerine size, “Düzce’nin köylerinde niçin Çerkesçe sınıflar açmıyorsunuz?” diye sormuştum.

Haber bültenlerinde ilk seçmeli Çerkesçe sınıfının Düzce’nin Uzun Mustafa Köyü’nde açıldığını ve öğretmen de atandığını duyunca tatlı bir mahcubiyet yaşadım. Hiç yüksünmeden sizlerden özür diliyor, sınıfın açılmasında emeği geçen tüm kardeşlerimizi candan kutluyorum.

Bize sık sık bu tür mahcubiyetler yaşatın lütfen.

***

Bir ay kadar önce İzmir’de hemşeri bir ailenin “Nısaşe vunafe”sine (gelin almaya gitmek için yapılan toplantı) katılmıştık. Xabzeye göre  “Nısaşe Thamade ve Thamade khuedze” atandı.

İzmir’den Kayseri’ye otobüsle gelin almaya gidilecekti. Kız tarafı öyle istiyordu.

Xabze ile ilgili kırıntı sayılabilecek kısa bilgimle biraz açıklamalarda bulunmak isterim; ki Xabze bir ummandır, bilgimiz ise bu ummanda birkaç damla…

***

Gelin almaya gitmeden önce köyün yaşlıları, misafir yaşlıların katılımı ile “Nısaşe vunafe-fızışe vunafe” için toplanırlar. Bu toplantıda “Nısaşe/fızışe Thamade ve Thamade khuedze” atanır. Görevleri gelin almaya gidecek gurubu (guıp) salimen xabzeye uygun olarak gelin alınacak köye ulaştırmak ve yine xabzeye uygun olarak gelini alıp salimen geri getirmek diye özetlenir.

“Nısaşe vunafe”de toplantıya katılanlar “Kuebje ut” diye isimlendirilen düğün sahibine maddi destek anlamında isim listesi yaparak para toplarlar. Kuebje ut toplanırken Nısaşe Thamadenin verdiği miktarı geçmemek gerekir. Toplanan bu paralar Thamadeye yol harçlığı olarak verilir ve yolculuk boyunca guıp için harcamalar buradan yapılır, artanı da düğün sahiplerine iade edilir.

Xabze uygulamaları ile ilgili özet açıklamamdan sonra geçenlerde karşılaştığım bir uygulamayı aktarmak istiyorum.

Erkek tarafı ve kız tarafı da Uzunyaylalı’ydı. Erkek tarafı İzmir de, kızın ailesi ise Kayseri’de oturuyor. İzmir’den Kayseri’ye otobüsle nısaşe gidildi, kız tarafı öyle istemiş. Ve de İzmir’e gelin getirildikten sonra salonda düğün yapıldı. Bu arada duyduk ki gelinin akrabaları da, yani annesi, babası, amcası da Kayseri’den düğüne gelmiş ve salonda yerlerini almışlar.  Bu arada gelin babası ile bir de kafe oynamış.

Böylesine bizde “vu’ığam yişıu gueref” yani yaranın üstünde çıban derler.

…

İlk gençlik yıllarımdı…

Babamın dayısının kızı bizim komşu köyden birisine kaçtı ve bizim köyde bizim vunekueşlere getirdiler. Uzunyayla’daki xabze uygulamalarına göre nikah kıyıldı ve bir müddet sonra gelini götürmeye nısaşe ile geldiler.

Köyün büyük kısmı erkek tarafının akrabası olduğu için komşu köye düğüne gitti.

Erkek tarafının akrabası olmayan iki arkadaşın ısrarı ile ben de gece düğüne gittim. Gelinin akrabası olduğumu bilen o köylü bir-iki kişi benimle epey dalga geçti. Bir sürü vaad ve rüşvet önererek, beni reklam etmeyin ricalarıyla çekinerek ve de saklanarak o gece düğünü kuytu bir köşeden adeta bir suçlu gibi izledim.

Diyeceğim odur ki, kız tarafı olarak, -eğer erkek tarafı da akraba değilse- erkek tarafının köyündeki düğüne katılmak çok ayıp karşılanırdı.

Bu arada, “Kalmadı öyle şeyler, şimdi uygulayan da yok zaten…” diyenleri duyar gibiyim.

Uygulamazsan olmaz  tabiî. Bunun takipçisi ve uygulayıcısı sen, ben, yani bizler olacağız.

Peki yapmasak ne olur?

Kişi olarak kimseye belki bir şey olmaz ama bir toplum yok olur. Bizler de bu yok oluşu hızlandırmış oluruz. Zorunluluk nedeniyle uygulamadan kaldırılan veya uygulanmayan xabze ritüelleri müstesna tabii. (Bunlardan ilk aklıma gelenler at ile ilgili olanlardır. Mesela atlı ile cenazeyi haber verme gibi uygulamalar at ile birlikte ortadan kalkmıştır. Sonraları traktör ile cenaze haberi verme adeti vardı, telefon yaygınlaşınca nitekim o uygulama da ortadan kalktı.)

Son yıllarda bir de düğün öncesi “kına gecesi” uygulaması başladı. Tamamı ile Türklerden alınmış bir adettir. “Falanın kızının düğününde kına gecesi yapıldı da bizim kızınkinde neden yapılmıyor? Bizim onlardan eksiğimiz ne?” kompleksi.

Aslında örnekleri çoğaltabiliriz.

Bütün bunlar Çerkeslerin an be an yok oluşa gittiğinin işaretleridir.

Xabze ve özgün değerlerimizi koruma konusunda duyarlılığımızı artırmamız gerekiyor.

Bu, toplumsal sorumluluğa sahip her Çerkesin en başta gelen vazifesidir.

Post Views: 25

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir