BALKAR SELÇUK
İdeolojik argümanları olduğunu öne sürenleri ya da hizipçi saplantıları olanları da katarak asıl Çerkes kitlesinin ÇDP’ye destek vermesini ya da vermemesini bu başlığa göre irdelemek mümkün aslında.
Sonuçta 2015 genel seçimleri Çerkesler için bir çok bağlamda önemli. Ancak ÇDP’nin kurulması ve seçimlere bağımsız adaylarla gireceğini açıklaması Türkiye Çerkeslerinde dipteki bir korkunun da yüzeye çıkmasına neden oldu diyebiliriz. Muhtemelen bu seçimden sonra biz şu kadar milyonuz diye cümleye başlayan bazı ideologlar söylemlerini revize etmek zorunda kalacaklar. Aslında o kadar milyon Çerkes’in tek yürek olmadığı anlaşılmış olacak çünkü. Yine hayli çok sayıda Çerkes ÇDP’ye başından beri uzak duracaklar ve seçimden ÇDP’nin olabildiğince kötü sonuç almasını umarak bekleyecekler. Onlar ilk fırsatta alınan oyların azlığından dem vurup “biz demiştik…, işte!” diyecekler. Böylece boyunun ölçüsünü alan Türkiye Çerkesleri değil de sadece ÇDP olmuş olacak ve onlar yine asıl kitleyle birlikte sisli puslu bir alanda saklanmış olacaklar.
Hepsi olmasa bile yüklü sayıda Çerkesin “-falan partinin seçilecek sırasında Çerkes bir aday olaydı iyiydi!” diye sızlanmaları da bu sebeptendir aslında. Burada denmek istenen şey basit aslında “İş başa düşmesin de ne olursa olsun” demek istiyorlar. Yani “seçilecek sıradan aday olalım, oy veren de versin artık” demek istiyorlar ama işler istedikleri gibi de gitmiyor. Hayat bir şekilde “Çerkes milletvekili istiyorsanız oy da vereceksiniz!” ana fikrini dayatıp duruyor. Aslında şu ya da bu partiyi destekleyenlerin de hemen hepsi aynı nedenden dolayı ÇDP’ye rezerv koyuyorlar. Onlar istiyorlar ki, Çerkes halkı boyunun ölçüsünü vermesin, muallakta kalsın her şey, ama partilerin seçilecek sırasında da olalım. Kimse bizden topyekün Çerkes adayı desteklememizi beklemesin, risk almayalım, gayret etmeyelim ama seçilecek sıra mühim tabii…
Hayat bir çok nasihatten daha öğretici aslında. Bu 2015 seçimleri Türkiye Çerkeslerine daha seçim başlamadan şu aklı verdi bile: “-We sigoş, mecliste Çerkes milletvekili istiyorsan kendi adayını kendi halkından çıkar, örgütlen ve sandıkta onu meclise gönder!”
Biraz uzun oldu ama işte hayat bize bunu söylüyor. Artık Türkiye Çerkesleri muallakta kalıp somut olarak siyaset yapamayacaklarını anlamak zorunda. Orta yere çıkmak, boyunun ölçüsünü vermek ve alınan ölçüyü de bilmek zorunda olduğumuz bir yerdeyiz artık. Yani artık eskisi gibi iktidar ya da muhalefet partisinde es kazara bir iki Çerkes milletvekili var diye bu işten sıyrılmak mümkün değil. Hayat Türkiye Çerkeslerine kısaca “Ne kadar ekmek, o kadar köfte!” dedi ve sustu. Bundan sonrası Türkiye Çerkeslerine kalmış.
Ya bu sayım döküm işine “5 kişi isek 5 kişiyiz, 500 bin kişiysek 500 bin kişiyiz, ama artık biz varız” diye devam edecekler; ya da “onlar 5 kişiler söyledik, dinlemediler zaten Çerkes halkına güven olmazdı” diye bahaneler bulacaklar, boy vermekten kaçacak ve sisler arasındaki “5 milyondanız” havasını çalacaklar.
Her şekilde de biz ÇDP ile birlikte olacağız ve 5 kişi olursak evet o 5 kişiden birisi biziz diyeceğiz, ama eğer 500 bin kişi olursak da evet o kişiler içerisinde biz de varız diyeceğiz.
Şahsen ben bazı ideolojik ve hizipçi grupların sürekli “Dişinizin arasında maydanoz var”, ya da “sümüğünüz akmış haberiniz yok” gibi bahanelerle ÇDP’ye kulp takmalarının ve mutluluğu AKP ya da ne bileyim HDP gibi kemik oyu şu kadar, potansiyel oyu bu kadar olan partilerin gölgesinde aramalarının temelinde safi ve sadece Çerkes halkı olarak boy vermekten korkmalarına bağlıyorum. Ama korkunun ecele faydası olmadığı gibi başkasının atına binenlerin de erken yaya kaldıkları bir dünyada yaşıyoruz.
Biz kendi hikayemize bakalım diyorum ben.
Post Views: 20
