BALKAR SELÇUK
Dünya böyle işte! Bir tarafta yok olan yitip giden diller; diğer tarafta ise uğruna Olimpiyatlar düzenlenen diller.
Türkiye’de Çerkesçe aslında fiilen ölmüş bir dil. Bu dildeki son şiirler ve şarkılar 30 yıl önce söylendi ve Çerkesçe Türkiye’de artık ölüm döşeğine yattı.
Zaten Çerkesçe Türkiye’de ölmeden önce de kullanılması yasaktı ve bugüne kadar birisi şiir kitabı, diğeri ise bir dil kitabı olmak üzere tamamı Çerkesçe olan sadece iki kitap yayımlandı Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca. Arada belki kıyıda köşede kalmış birkaç eskiz de vardır, gözümüze çarpmayan.
Bir ara Samsun ve Erciyes Üniversitelerinden Çerkes dili Edebiyatı bölümleri açılacağına dair sesler duyulduysa da bu iki üniversitenin milliyetçi öğretim üyeleri oluşturdukları baskı sayesinde bunu engellediler. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi konuyu kapattı. Erciyes Üniversitesi ise konuyu zamana yaydı ve hala sonucu bekliyoruz.
Bu iki üniversitenin de Çerkesçe’ye kolay geçit vermeyeceği açıktır. Örgütlü milliyetçiliğin ve faşizmin sağlam temeller üzerinde oturtulduğu üniversiteler bunlar.
Bakalım Erciyes Üniversitesinde demokrasi mi yoksa faşizm mi kazanacak? Bunu zaman gösterecek.
Şimdi 11. Türkçe Olimpiyatları yapılırken biz yok olmakta olan Çerkesçe’nin ağıtını yakıyoruz. Ve isterlerse 1111.Türkçe Olimpiyatlarını düzenlesinler bizim umurumuzda bile değil.
Koskoca 21 Mayıs geçti Zaman gazetesi grubundan tek bir haber çıkmadı Çerkes Soykırımı ve Sürgünü ile ilgili. Çeçen kanaat önderi Medet Önlü’nün suikast ile öldürülmesini bile bu gazete “Yaşamını Yitirdi” diye gördü. Ne Çerkes Soykırımını, ne de Çeçen kanaat önderinin öldürülmesini haber olarak değerli görmedi Zaman. Bu aralar Rusya hem kendi içinde, hem de Türki Cumhuriyetlerdeki cemaat oklularının kapatılması için caba harcadığından olsa gerek… Bu aralar Rusya’yı rahatsız etmemekte fayda görmüş olmalılar. Ya da düpedüz bir çıkarını görmediklerindendir. Zaten cemaatlerinin çıkarları karşısında, Çerkes halkının yaşadığı soykırım ve maduriyetin bir önemi olmadığı gibi, yer yer Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarının bile bir önemi kalmamaktadır. Asıl olan Cemaatin çıkarlarıdır…
Daha Film Yeni Başlıyor!
Aslında başkalarına serzenişte bulunmaktansa kendi Çerkesçe eğitim veren Üniversitelerimizi açmamız ve tüm dünya Çerkeslerinin hizmetine sunmamız gerekmektedir.
Ya da devlet TRT Çerkesçe yayını yapsın diye talepte bulunmak yerine, devletten önce, kendi Çerkesçe yayını yapan televizyonumuzu açmamız gerekirdi. Sonra devlet ister açar, ister açmaz umurumuzda bile olmazdı. Ama öyle olmadı. Elde ne Çerkesçe eğitim verecek özel üniversitelerimiz, ne de 24 saat Çerkesçe yayın yapan televizyonlarımız var.
Daha kötüsü, bunu bir misyon olarak üstlenmiş üst yapılardan bile mahrumuz. Kurumlarımız henüz emekleme döneminde. 1980 ile 2010 arasındaki altın değerindeki zamanı Türkiye’deki Çerkes dernekleri hiçbir şey üretmeyerek ve hiçbir şey ortaya koyamayarak harcadılar.
Yine bu açılım sürecinde bile, altın değerindeki fırsatları Ankara’da oturarak geçirmekteler ve şu 21 Mayıs Soykırım ve Sürgün anmaları olmasa onların derneklerinden çıkacakları da yok.
Oysa başta KAFFED olmak üzere, tüm Kafkas Dernekleri bulundukları illerde anadillerine ve yeni anayasa sürecine sonuna kadar sahip çıkacaklarını deklere etmeli ve mitingler ve eylemler düzenlemeliydiler. Ama onlar sadece beklemeyi ve iş başa düştüğünde yetkililere bir A4 kâğıdıyla bir şeyler karalamayı uygun gördüler.
Oysaki Türkiye Çerkesleri’nin sesi daha gür çıkabilirdi. Hala da iş işten geçmiş değil. ÇHİ tüm kısıtlı imkanlara rağmen gerçekleştirdiği Çerkes Hakları Mitingleriyle ve parlamentoyla kurduğu temaslar belli bir düzeye ulaşmıştır. Bugün BDP Çerkes Soykırımı’nın TBMM tarafından tanınması için önerge vermiştir. Ama ne yazık ki Çerkes halkı bu önergenin önemini tam olarak anlayamamış görünmektedir. Bırakın sıradan halkı, Çerkes toplumunun aydınları sayılabilecek birçok isim “BDP Çerkes soykırımını meclise getirmesin, biz 21 Mayıs Soykırımını unutmaya razıyız” diye sağda solda konuşmaktadırlar. Türkiye tarihinde ilk kez 22 milletvekili Çerkes Soykırımını TBMM’ye taşımış ve bizim aydınlarımız, bu önerge nereden gelirse gelsin “amasız” desteklemek yerine bu girişimi engellemeye çalışmaktadırlar.
Biz ÇHİ ve ÇERKES-FED olarak bu girişimi sonuna kadar destekleyeceğiz. Üstelik parlamentoda grubu bulunan AKP, MHP ve CHP’nin de bu önergeye destek vermelerini istiyoruz. Bu konunun takipçisiyiz.
Rus Çarlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Çerkeslere Soykırım uygulayan bir devlet olarak anılana kadar… HA MARJE !
Post Views: 22
