• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam131
Toplam Ziyaret1321677
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar44.101644.2783
Euro50.883751.0876
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Artık Çerkeslerin Eveti de, Hayırı da Bedava Değil!
08/03/2017

Çerkesler tarihlerinde ilk defa,15 Ağustos 2014’de  bir siyasi irade ortaya koyarak, siyasi bir mesele olan Çerkes Davasının, siyasi muhatabı olan ÇDP (Çoğulcu Demokrasi Partisi) yi kurdular. ÇDP Çerkeslerin şu anda dünyadaki ilk ve tek partisidir. 7 Haziran 2015 seçimlerine çok dar imkanlarla, bağımsız adaylarla katılmış olan ÇDP, Çerkesleri siyasi bir güç haline getirmiştir. Dünyadaki ve Türkiye’deki siyasi oyun kurucular artık Çerkeslerin siyasi muhatabının ÇDP olduğunun farkındalar. Artık Çerkeslerle ilgili ulusal ve uluslararası birçok ilişki ÇDP üzerinden yürümektedir.

İçinde yaşadığımız ülkemiz ise bu günlerde bıçak sırtında bir referandum süreci yaşıyor. Hiç kimse referandum sonuçlarının nasıl çıkacağı ile ilgili olarak bir tahminde bulunamıyor. Hiç kimse eveti de, hayırı da çantada keklik olarak göremiyor.

İşte böylesi günlerde bir siyasi parti tavır ve görüş belirtmeyecek de ne zaman, ne zaman bildirecek diye ÇDP bir bombardımana tabi tutuluyor. Bu eleştriler evet diyen cepheden de geliyor, hayır diyen cepheden de.

Öncelikle belirtmek isterim ki, hayatta en kolay olan şey, bir sürüye ya da bir cepheye dahil olup karşı tarafı eleştirmek ve küfretmektir. Zor olan şey ise karşı tarafı dönüştürmek ve kazanabilmektir. ÇDP, 150 yıldır hep başkaları tarafından formatlanmış Çerkes Halkının tamamını kucaklayacak bir politika üretmeye çalışmaktadır.

Siyaset aynı zamanda, halkı için kazanımlar elde edebilme sanatı ve mücadelesidir. Bu anlamda evet kampanyası yürüten Çerkesler de, hayır kampanyası yürüten Çerkesler de malesef bedavaya gitmişlerdir. Çerkeslerin artık kimseye bedavaya verilecek oyu yoktur!

Evet diyen arkadaşlar yayınladıkları bildiride, kısaca "biz bu ülkenin asli unsuruyuz, bir sıkıntımız yok, gelin evet deyin" diyorlar. Biz de diyoruz ki, biz bu ülkede azınlığız (bilimsel olarak az olana azınlık denir. Azınlık olmak için gayr-i müslim olmaya gerek yoktur), azınlık hakları teslim edilmelidir diyoruz. Verdiğimiz vergilerdeki kültürümüzle ilgili payımızı istiyoruz, anadilde eğitim istiyoruz, devlet tarafından finanse edilen Çerkesce Televizyon istiyoruz diyoruz.

Bu konularla ilgili bir gelişme oldu da bizim mi haberimiz  yok?

Neden evet diyelim?

16 Nisan’da hayır çıkarsa 17 Nisan’da Çerkesler için ne değişecek?

Hükümet görevine devam edecek, Cumhurbaşkanı da makamında kalacak. Ayrıca hayır cephesinde yer alanların %90'ı da Çerkeslerin taleplerine, iktidar oldukları gün hayır diyecekler. Bu gerçeğin farkında olarak siyaset yapmak zorundayız. Siyasetin bir imkan yaratma sanatı olduğunu bilen ÇDP kadroları, büyük bir soğukkanlılıkla tavrını açıklamamıştır.

ÇDP, 12 Mart pazar günü, Ankara’da Çerkes Televizyonunun açılması ile ilgili olarak bir kitlesel basın açıklaması yapacaktır. Basın açıklamasında Çerkeslerin hakları ile birlikte, Çerkes TV'nin açılması için hükümete ve devlete çağrıda bulunacaktır. Bu çağrımıza devletten tatmin edici bir açıklama gelmezse hayır diyeceğini açıklayacaktır. Çağrımıza olumlu bir yanıt gelirse de evet demekte bir beis görmeyecektir.

Dostlar gelin 12 Mart pazar günü ÇDP'nin yanında olun!

Dosta da, düşmana da Çerkeslerin çantada keklik olmadığını hep birlikte gösterelim!

Bugün hak talebinde bulunmayanın, yarın söz söyleme hakkı olmayacaktır!


3776 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
TURANCI OLMAYAN ETHEM, NASIL TURANCI YAPILDI? - 28/11/2025
Cemal Kutay, Türkçü ve Turancı olanın hain olamayacağı düşüncesini Ethem Beye monte ederek düşüncesini kuvvetlendirmek istemiş olmalı.
TÜRK ORDUSUNUN ETHEM’DEN KORKTUĞUNU M. KEMAL İTİRAF EDİYOR - 13/10/2025
Mustafa Kemal kendisine rakip olabilecek kişi ve kurumları yok etmek ve aşağılamak hususunda pek mahirdir. Refet Bele de Nutuk’ta payına düşeni almıştır. Ama Bele komutasındaki Türk Ordusunun Ethem Bey Kuvvetlerinden nasıl korktuğunu itiraf ederek.
TÜRKİYE BARIŞMAYA İSTİKLAL MAHKEMELERİ KARARLARINI GEÇERSİZ SAYARAK BAŞLAYABİLİR - 22/09/2025
Eğer Türkiye barışmak istiyorsa bir yerden başlamalı. Bu başlangıç Türkiye’deki tüm kesimlerin hala yarasını kanatmakta olan kararları almış ve infaz ettirmiş olan İstiklal Mahkemelerinin kararlarını TBMM kararıyla geçersiz sayarak olmalıdır.
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ - 31/08/2025
”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, A.F. Cebesoy ve arkadaşları Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi
BALKAR SELÇUK’A MEKTUP - 10/08/2025
Tanzer Ünal ismindeki bir gazeteci çalıştayımızı eleştirirken, ”Yeni Bir İhanet Şebekesi” manşetini atmış isimlerimizi ve resimlerimizi de vererek bizi hainlikle suçlayarak hakaret etmişti. O zaman mahkeme bunu fikir özgürlüğü olarak kabul etmişti.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi