
Ali İhsan Aksamaz
aksamaz@gmail.com
[Lazca-Türkçe Masallar-16]: “Çoban”
21/02/2026
Keçi sürüsü otlarken çoban da kavalını çalıyormuş. Birden biraz ötedeki dağlık yerdeki elma ağaçları görmüş. Kalkıp keçi sürüsünü yine önüne katmış. O elma ağaçlarının bulunduğu yerde keçileri otlatmaya başlamış. Yine kavalını çalmaya başlamış. Aradan biraz zaman geçmiş. Çoban elma ağaçlarından birine çıkıp dallarını sallamaya başlamış. Elmalar sapır sapır yere dökülmüş. Keçiler, yere düşen elmaların başına üşüşmüş. Afiyetle yiyorlarmış. Bunu gören çoban, ağacın üstünden keçilere seslenmiş: --Hepsini yemeyin, bana da ayırın! Tabi keçiler, çobanın dediğini anlamamış! Keçiler ne bilsin ki! Yere düşen elmaların hepsini bir güzel yemişler. Çoban, dalları sallarken ağaçtan düşen elmalardan bir tanesi tesadüfen bir keçinin boynuzuna takılıp kalmış. Çoban, elma ağacından indikten sonra keçilere sormuş: --Keçiler, söyleyin bakalım! Bana sakladığınız elmalar nerede? Zavallı keçiler ne desin ki! Keçiler, kendisine cevap vermeyince çoban kızmış. Bıçağını çıkartıp biri hariç bütün keçilerin kafalarını kesmiş. Boynuzuna tesadüfen elma takılan keçiye şöyle demiş: --Sen iyi bir keçiymişsin, bana elma ayırmışsın! Öbürlerinden hiçbiri bana elma ayırmamış! Çoban, kestiği keçilerin boyunlarındaki çanları da çıkartmış. O çanların hepsini, boynuzuna elma saplanan keçinin boynuna takmış! Bir süre sonra o keçiyi önüne katıp yine ağanın evine gitmiş. Ağa, çobanın otlaktan tek bir keçiyle döndüğünü görüp şaşırmış. Bir keçinin boynunda bir sürü çanın takılı olduğunu görünce daha da şaşırmış. Dayanamamış çobana sormuş: --Diğer keçiler nerede? --Meğerse senin o keçilerin akılsızmış. Elma ağacına çıkıp dallarını salladım. Sapır sapır elma döküldü. Keçilere, “bana da ayırın, hepsini yemeyin,” dedim. Beni dinlemediler. En iyi keçi bu! Bana böyle elma ayırmış! Ağa sormuş: --Diğer keçileri nereye götürdün? --Onların hepsinin kafasını kestim! Öyle akılsız keçileri ne yapacaksın ki? Böyle akıllı bir keçi sana yeter! Ağa, çobana yol vermiş. O da çekip gitmiş. ******* “Ar çobani”
Ar yeris ağa kort̆udoren. Dido ntxa do mçxuri kuyonut̆udoren. Ari çobani komoxtu do kodokaçu. Çobanik ocunapuşe menduçu. Çobanik k̆ai uşkuri kožiru, dağis dido çant̆u uşkuri. Çobani kextu uşkuris. Onk̆anu uşkuri. Kodobğu tude. Ntxalepes: “Keşeminaxi”-a! Ntxalepes mu uçkinan,-iri xolo oç̆k̆omes. Ari ntxas kras ar uşkuri kogelaʒonu. Çobanik uşkuri donk̆anu-şi, kogextu: --Ntxalepe, so-ren na şeminaxit uşkuri? Zavali ntxalepes mu uçkinan! Çobanis guri komuxtu: Nuxtu do iris xolo ti nok̆vatu. Kras na gelaʒonudortun ntxas: --Si k̆ai ntxa t̆idoren-ya, ma uşkuri keşeminaxi-a! Majurapek çkari var şeminaxes uşkuri-a! Na-nok̆vatu ntxalepes onǯk̆ialonepe kodoloǯk̆u. İri xolo hemus kodolok̆idu, eǯincğonu do oxorişe komoxtu. Ağa muşi mendaǯk̆edu-şi, ar ntxa eçdovit̆i onǯk̆ialoni dolok̆ideri muçumers! K̆itxu ağa muşik çobanis: --Majura ntxalepe so renan-ya? Çobanik uǯu: --Skani ntxalepe ağnose t̆esdoren-ya. Uşkuris epti do çkari var şeminaxez-ya. Henişi k̆ai ntxa ren-ya, haşo keşeminaxu-ya. Ağa muşik k̆itxu: --Majuani so yoni-a? --Hetepes iris xolo ti meok̆vati-a! Hek̆ata ntxalepe, ağnose ntxalepe, si mu ğodare-ya? Artei ntxa si dogibağun-ya! Ağak oxuşku çobanis. İgzalu. ------------------------ [Kaynak kitap: Sergi Jiğent̆i, “Ç̆anuri T̆ekst̆ebi (Arkabuli K̆ilok̆avi)”, S.S.R.K̆. Meʒnierebata Ak̆ademiis Sakartvelos Pilialis Gamomʒemloba, T̆pilisi, 1938, (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)] |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| [Lazca-Türkçe Masallar-19]: “Padişahın oğlu” - 19/03/2026 |
| Eski zamanlarda padişahlar, çocuklarını kendileri büyütmüyor, başkalarına büyüttürüyormuş. Bir gün bir padişahın çocuğu doğmuş. Büyütmesi için çocuğu bir kadına vermiş. O kadın, o çocuğu on, on iki yaşına kadar büyütmüş. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-18]: “Üç erkek kardeş” - 09/03/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde üç erkek kardeş yaşıyormuş. O kadar fakirlermiş ki temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlarmış. Bir gün bu kardeşler şöyle demiş: --En iyisi biz para kazanmak için gurbete gidelim! Köylerinden ayrılmışlar. |
| [Lazca-Türkçe Masallar-17]: “Kedi ile çakal” - 02/03/2026 |
| Bir zamanlar bir kedi ile bir çakal arkadaş olmuş. Çakal şöyle demiş: -Sen hep evde kal! Ben aşırıp aşırıp eve tavuk getiririm. Sen de bir güzel pişirirsin! Sonra oturup afiyetle beraber yeriz! |
| [Lazca- Türkçe Masallar-15]: “Padişah ile karısı” - 15/02/2026 |
| Bir zamanlar bir memlekette bir padişah varmış. Bu padişah, bir gece rüya görmüş. Rüyasında davudî bir ses sormuş: --Zenginliği şu an mı istiyorsun, yoksa sonra mı? |
| [Lazca- Türkçe Masallar-14]: “Üç erkek kardeş ile bir kız kardeş” - 08/02/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adamın üç erkek bir de kız çocuğu varmış. Çocukları büyümüş ama o da ihtiyarlayıp yataklara düşmüş. Ölüm erkenden kapısını çalmış. Adam ölürken çocuklarını çağırıp onlara şöyle demiş: Ben artık ölüyorum. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-13]: “Kolkh Medea’” - 02/02/2026 |
| Argonotlar, Kolkhlardan Altın Post’u çalmışlar. Sonra da dere kenarındaki gemiye binmişler. Dereyi aşıp Karadeniz’e ulaşacaklarmış. Böylece denize doğru yolculuklarına başlamışlar. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-12] “Kral ile Çoban” - 27/01/2026 |
| Bir zamanlar bir ülkede bir kral varmış. Bir gün büyük bir toplantı yapıp milletine şöyle demiş: --Ben konuşarak değil, el işaretleriyle bir şeyler anlatacağım. Kim el işaretiyle anlatacaklarımı anlayıp bana doğru cevap vereni vezirim yapacağım. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-11]: “Haram yemeyen adam” - 18/01/2026 |
| Bir zamanlar bir köyde bir adam yaşıyormuş. Bu adam hiç haram bir şey yemiyormuş. Haram yemeyen bu adamın oğlu bir gün akıp giden derede bir elmayı görüp almış. Sonra da o elmayı götürüp babasına göstermiş. |
| [Lazca- Türkçe Masallar-10]: “Dev” - 10/01/2026 |
| Eski zamanlarda köyde yaşayan bir adamın üç erkek çocuğu varmış. Ölüm yatağındayken büyük oğlunu çağırmış. |
Devamı |