• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam133
Toplam Ziyaret1321679
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar44.101644.2783
Euro50.883751.0876
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI
05/12/2023
Geçtiğimiz günler Çerkes Dünyasında, Çerkesliğe emek vermiş büyüklerimizin yaprak dökümü gibiydi. Çok değerli büyüklerimizin ölüm haberleri maalesef peşpeşe geldi.
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum.
***
Biz de bir grup arkadaşımızla birlikte 24 Kasım 2023 tarihinde vefat eden değerli büyüğümüz Mustafa Bakıcı’nın cenaze töreni için yerleşmiş olduğu Yalova’nın Çavuş köyüne gittik. Mustafa Bakıcı Ağabeyimiz Düzce’de doğmuş Almanya’ya gitmiş, Almanya’da Çerkes Derneklerinin kuruluşlarında, yönetimlerinde bulunmuş gönlü Çerkeslik için atan bir büyüğümüzdü. Türkiye’ye döndükten sonra Kafkas Aşındırıcı Limited şirketini kurmuş bir sanayiciydi. Türkiye’de camiamızın ve derneklerimizin içinde bulunmuş ve kurumlarımıza maddi ve manevi desteklerini hiç esirgememişti. Cenaze törenine katılıp, onu, çok severek yerleştiği Yalova’nın Çerkes Köyü olan Çavuşköy’de toprağa emanet ettik. Mekanı cennet olsun.
***
Yalova’da bir yamacın eteğinden başlayarak tepeye doğru bir tespih tanesi gibi dizilmiş beş köy bulunuyor. Karadere, Fevziye, Çavuşköy, Ahmediye ve Örencik. Cenaze için gittiğimiz Çavuşköy’de Mezguaşe’nin yeri diye adlandırılmış, Gönül Hanımın işlettiği Kafe-Restaurant otantik Çerkes yemeklerini sunuyor. Cenaze’den sonra oturduğumuz ve yemek yediğimiz bu sıcak ve kaliteli mekan insanın içini ısıtıyor. Hele isminin Mezguaşe (Orman tanrısı, Kraliçesi) olması ayrıca insana keyif veriyor. İnsan ister istemez nereden nereye demeden edemiyor. Çerkesce konuşmanın yasaklandığı, Çerkes Köylerinin isimlerinin değiştirildiği dönemlerden mekanlara ÇERKESCE isimlerin verildiği dönemlere ulaşabildik.
O bölgeye İstanbul ve Ankara’dan göç eden çok sayıda Çerkes aile bulunuyor. Bu ailelerden biri de Saim Sezgin-Emine Aslandok Sezgin çifti Fevziye köyüne yerleşenlerden. Cenazede rastladığımız Saim Sezgin dostumuzla görüştük. Saim Sezgin inşaat mühendisidir ve ömrünü Çerkesliğe adayan soydaşlarımızdandır. Hem eğitimli, hem de bilinçli olan insanlar gittikleri yerlerde fark yaratıyorlar ve Çerkesliğin damgasını vuruyorlar. İstanbul’da görüştüğümüz zamanlarda, Saim Sezgin Çerkeslerin bu ülkede yaşadığını anlatan bir proje üzerinde çalıştığını söylüyordu. Ama insan gözüyle görmeyince yapılan şeyin ne anlama geldiğini anlayamıyor. Köy Meydanının bir köşesine Oşhamefe’nin oldukça heybetli bir maketini inşa etmişler, Oşhamefe’nin üzerine bir Setenay Guaşe’nin başı yerleştirilecek. Çerkes evi, Çerkes Avlusu ve bir Çerkes Müzesi’nin de olduğu bir meydan düzenlemesi adım adım ilerliyor. Bu çalışmada Saim Sezgin’in en büyük destekçisi köy muhtarı Necmi Yüksel. Bütün Çerkes köylerinin böyle Çerkes kimlik bilincine sahip muhtarlara sahip olmasını temenni ediyoruz. Çerkesler yaşadıkları alanlara damga vururlarsa asimilasyona karşı direniş hatlarını oluşturabilirler. Bu çalışmanın tüm diaspora Çerkeslerinde örnek teşkil etmesini diliyoruz.
Saim Sezgin dostumuzu ve Muhtarımız Necmi Yüksel’i yürekten kutluyor ve yanlarında olacağımızı belirtiyorum. Çektiğimiz fotoğrafları da paylaşıyorum.
 




2103 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
TURANCI OLMAYAN ETHEM, NASIL TURANCI YAPILDI? - 28/11/2025
Cemal Kutay, Türkçü ve Turancı olanın hain olamayacağı düşüncesini Ethem Beye monte ederek düşüncesini kuvvetlendirmek istemiş olmalı.
TÜRK ORDUSUNUN ETHEM’DEN KORKTUĞUNU M. KEMAL İTİRAF EDİYOR - 13/10/2025
Mustafa Kemal kendisine rakip olabilecek kişi ve kurumları yok etmek ve aşağılamak hususunda pek mahirdir. Refet Bele de Nutuk’ta payına düşeni almıştır. Ama Bele komutasındaki Türk Ordusunun Ethem Bey Kuvvetlerinden nasıl korktuğunu itiraf ederek.
TÜRKİYE BARIŞMAYA İSTİKLAL MAHKEMELERİ KARARLARINI GEÇERSİZ SAYARAK BAŞLAYABİLİR - 22/09/2025
Eğer Türkiye barışmak istiyorsa bir yerden başlamalı. Bu başlangıç Türkiye’deki tüm kesimlerin hala yarasını kanatmakta olan kararları almış ve infaz ettirmiş olan İstiklal Mahkemelerinin kararlarını TBMM kararıyla geçersiz sayarak olmalıdır.
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ - 31/08/2025
”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, A.F. Cebesoy ve arkadaşları Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi
BALKAR SELÇUK’A MEKTUP - 10/08/2025
Tanzer Ünal ismindeki bir gazeteci çalıştayımızı eleştirirken, ”Yeni Bir İhanet Şebekesi” manşetini atmış isimlerimizi ve resimlerimizi de vererek bizi hainlikle suçlayarak hakaret etmişti. O zaman mahkeme bunu fikir özgürlüğü olarak kabul etmişti.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi