• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam86
Toplam Ziyaret1321632
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar44.101644.2783
Euro50.883751.0876
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR
07/10/2023

Değerli Okuyucularım,

Ben ilk Çerkesce bestemi yaptığımda 23 yaşındaydım ve yıl 1978’i gösteriyordu. Daha sonra da yeni şarkı çalışmaları yapıp bir köşeye attım. Zaman zaman bunları ortaya çıkarmak istedim.Havva Karadaş’la, Gülcan Altan’la bazı kayıtlar yaptıysak da sonuçlandıramadık.

2015 yılında Mustafa Saadet’in Bilecik ’in Poyra Köyünden derlediği şarkılar ve benim bestelerimin de içinde olduğu Kenexejiğe Voredxer - Dirilen Şarkılar albümünü yayınladık. Ancak bu albümün yayınından sonra müziğe neredeyse yedi yıl ara verdik.

Maltepe Çerkes Derneği binasının kentsel dönüşüme girip taşınmak zorunda kaldığımızdaki arayış, dernek bünyesinde MAKSIME CAFE ve milli içeceğimiz Maksıme’nin marka tescilini almamızı beraberinde getirdi.

 

O sırada okuduğum bir söz müziğin bir milletin var oluşu için ne kadar önemli olduğunu bana hatırlattı:”Şarkılar dilin bayrağıdır.”
Dilinizi ve milletinizi göstermek istiyorsanız, kendi dilinizde bir şarkı söylemelisiniz. Ancak bu topraklarda Çerkesce yok edildiği için Çerkes şarkılar da yok oldular. Bileciğin Poyra Köyünden sekiz şarkı toplayıp getirebilmişti Mustafa Saadet. Türkiye’de bin civarında Çerkes köyü tespit edilmişti, demek ki bu topraklarda sekiz bin civarında Çerkesce şarkı yok edilmişti. Bu da aslında bir kültürel soykırımdı.

 

***

Maksıme Cafe’yi oluştururken bu mekanın mottosu 2M olacak demiştik: Maksıme ve Müzik. Maksıme Cafe’nin bir köşesine kondurduğumuz mütevazi sahnenin Diaspora Çerkes Müzik akademisini oluşturacağını hayal ediyoruz.

Şu anda cuma ve Cumartesi akşamları canlı performans müzik yapıyoruz. Bu da yaklaşık yılda yüz konsere tekabül ediyor. Dünyada bu kadar çok canlı performans ve canlı yayın yapan başka bir Çerkes sanatçının olduğunu düşünmüyoruz.

Ancak, bu çalışma bize çok fazla aynı şarkıları tekrarladığımızı gösterdi. Elimizdeki repertuar ve müzisyen kapasitesi ile yapılabilecek bu kadar olabiliyordu.

Yapılabilecek olan yeni besteler üretmek olabilir. Bunu yapıyoruz ama beste üretim süreci öyle hemen çabucak olan bir şey değil ve uzun bir süreç. Anavatanda üretilen şarkıların sözlerini bulmakta da zorlanıyoruz.

Çerkesler için yeni bir şey olacak çalışmanın başlangıcındayız. Bu çalışmayı başlatmamıza ilham veren Türk Pop müziğinin başlangıç yılları olmuştur. 1970’li yıllarda Fecri Ebcioğlu’nun Fransızca’dan çevirilerini söyleyen Ajda Pekkan jenerasyonu, peşinden Sezen Aksu’ları, Çiğdem Talu, Melih Kibarları, Erol Evginleri ortaya çıkartmıştı. Ardından yine pop müzikten etkilenen ve onun enstrümanlarından yararlanan birçok protest ve rock müzik yapan Türk sanatçı yetişti.

Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz. Bu çeviri şarkıların Türkçe ile sınırlı kalmasını da istemiyoruz. İngilizce, Fransızca, Arapça ve diğer dillerden şarkıları Çerkesceye çevirip bize ulaştırırsanız onları da seslendirmekten mutluluk duyacağız.

Her türlü Çerkesce şarkı derlemeleri ve beste çalışmalarını da değerlendireceğimizi bilmenizi istiyoruz.

Ömründe Çerkesce bir şarkının nakarat kısmına eşlik etmekten öteye  müzik ve dünya bilgisi  olmayanların yapacağı eleştirilerin bizi yolumuzdan döndürmeyeceğinin de bilinmesini istiyoruz.

Her şey, Çerkes dilinin, kültürünün ve ulusal varlığının yaşatılması, yeniden üretilmesi ve geleceğe taşınması içindir.

Sevgiyle kalın, yanımızda olun.


1553 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
TURANCI OLMAYAN ETHEM, NASIL TURANCI YAPILDI? - 28/11/2025
Cemal Kutay, Türkçü ve Turancı olanın hain olamayacağı düşüncesini Ethem Beye monte ederek düşüncesini kuvvetlendirmek istemiş olmalı.
TÜRK ORDUSUNUN ETHEM’DEN KORKTUĞUNU M. KEMAL İTİRAF EDİYOR - 13/10/2025
Mustafa Kemal kendisine rakip olabilecek kişi ve kurumları yok etmek ve aşağılamak hususunda pek mahirdir. Refet Bele de Nutuk’ta payına düşeni almıştır. Ama Bele komutasındaki Türk Ordusunun Ethem Bey Kuvvetlerinden nasıl korktuğunu itiraf ederek.
TÜRKİYE BARIŞMAYA İSTİKLAL MAHKEMELERİ KARARLARINI GEÇERSİZ SAYARAK BAŞLAYABİLİR - 22/09/2025
Eğer Türkiye barışmak istiyorsa bir yerden başlamalı. Bu başlangıç Türkiye’deki tüm kesimlerin hala yarasını kanatmakta olan kararları almış ve infaz ettirmiş olan İstiklal Mahkemelerinin kararlarını TBMM kararıyla geçersiz sayarak olmalıdır.
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ - 31/08/2025
”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, A.F. Cebesoy ve arkadaşları Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi
BALKAR SELÇUK’A MEKTUP - 10/08/2025
Tanzer Ünal ismindeki bir gazeteci çalıştayımızı eleştirirken, ”Yeni Bir İhanet Şebekesi” manşetini atmış isimlerimizi ve resimlerimizi de vererek bizi hainlikle suçlayarak hakaret etmişti. O zaman mahkeme bunu fikir özgürlüğü olarak kabul etmişti.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi