• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam371
Toplam Ziyaret1324013
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar44.101644.2783
Euro50.883751.0876
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR”
23/07/2023
Sevgili Okuyucularım,
 “Bağımsız Çerkesya” idealini, davasını, mücadelesini savunmak ayıp mıdır, günah mıdır, yasak mıdır yoksa suç mudur diye sorarak başlamak istiyorum yazımıza.
Son günlerde Çerkes aktivizmi yeni bir hareketlilik yaşıyor, Rusya’daki gelişmelere paralel olarak. Çünkü tarih milletlerin önüne zaman zaman fırsatlar ya da talihsizlikler sunar. Çerkeslerin de en büyük talihsizliği Rusya gibi bir komşuya sahip olmaktı. Ancak büyük gibi görünen ama içi çürümüş yapıların, bir gün nasıl kendiliğinden yıkılıverdiklerinin de tarihte çok sık görülen örnekleri mevcuttur. Tarihteki bir çok imparatorluk nasıl yıkılıp dağılmışsa, Rusya da öyle yıkılıp dağılacaktır. Ukrayna işgali Rusya’daki sistemin nasıl döküldüğünü ve çürüdüğünü göstermiştir. Bir haftada Ukrayna’nın işini bitirir denen Putin, patinaj yapmaktadır. İleri gidemiyor, eli boş geriye dönse Rusya’da madara olup iktidarını kaybetme durumuyla karşı karşıyadır.
Tüm bunların üzerine paramiliter güç olan Wagner isyanı da, devasa askeri güç denen Rus ordusunun kofluğunu ortaya çıkarmıştır. Yirmibeşbin kişilik bir silahlı güç Rusya’yı ve Putin’i rehin almıştır. Araya giren Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko kimbilir hangi rüşvetler ve tavizler karşılığı Wagner’in patronu Prigojin’i durdurduğunu bilemiyoruz. İsyancıları en ağır şekilde cezalandıracağını söyleyen Putin kuyruğunu apış arasına alıp üstüne oturmak zorunda kalmıştır.
Gürcistan ile Rusya’nın ilişkilerinin bozulması Çerkeslere tarihsel bir fırsat sunmuştur. Gürcistan-Rusya gerginliği Çerkes soykırımının dünyada ilk defa bir devlet tarafından tanınmasını sağlamıştır.
Ukrayna-Rusya savaşı da Çerkesler için çok önemli fırsatları içinde barındırmaktadır.
***
Çerkes ülkesine yaptığı gibi haksız bir biçimde Ukrayna’yı da işgal eden Rusya bütün dünyayı karşısına almıştır. Rusya’nın ne ekonomik, ne de askeri gücü böyle bir savaşı ve ambargoyu taşıyabilecek kapasitede değildir. Bu ekonomik abluka adım adım Putin rejiminin sonunu hazırlamaktadır. Putin sonrası Rusya ya demokratikleşecek ya da dağılacaktır. Her iki durumdan da Çerkesler ve Rusya’nın esareti altında bulunan halklar için hayırlı sonuçlar çıkar.
Ancak, Ukrayna Savaşı sonrası Çerkes aktivizmindeki hareketlenme ve ortaya çıkabilecek “Bağımsız Çerkesya” yolundaki fırsatların kollanması, Rusya’yı ve bütün Rusyaseverleri telaşlandırmıştır. Çerkesleri pasifize etmek ve bağımsızlık yolundaki uyanışı engellemek için tarihte atalarımızın kahramanca direnişini hataymış gibi gösterme çabalarına giren kalemşörler peydah olmuştur.
“Bağımsız Çerkesya “yı savunmak ne ayıptır, ne günahtır ne de yasaktır. Bağımsız Çerkesya’yı önce savunmak sonra da bunun koşullarını hazırlamak için var gücüyle çalışmak her Çerkes için farzdır. Tabi bir takım köle ruhlu, tırsık Rus uşakları adeta öğretilmiş çaresizliği dayatarak “biz ne yapabiliriz ki biat etmekten başka” yalanını ortaya atmaktadırlar.
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
Kim ki Rusya’nın düşmanıdır, Çerkes Halkının dostudur. Nasıl ki Rusya ile sorunu olan Gürcistan Çerkes Soykırımını tanımışsa, aynı şekilde Ukrayna, Polonya, Litvanya, Estonya, Finlandiya’nın da tanıması işten bile değildir. Yeter ki doğru diplomatik atakları yapabilme becerisini gösterebilsin.
 KAHROLSUN RUSYA VE DOSTLARI!
YAŞASIN RUSYA’YA KARŞI DİRENENLER!


1992 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
TURANCI OLMAYAN ETHEM, NASIL TURANCI YAPILDI? - 28/11/2025
Cemal Kutay, Türkçü ve Turancı olanın hain olamayacağı düşüncesini Ethem Beye monte ederek düşüncesini kuvvetlendirmek istemiş olmalı.
TÜRK ORDUSUNUN ETHEM’DEN KORKTUĞUNU M. KEMAL İTİRAF EDİYOR - 13/10/2025
Mustafa Kemal kendisine rakip olabilecek kişi ve kurumları yok etmek ve aşağılamak hususunda pek mahirdir. Refet Bele de Nutuk’ta payına düşeni almıştır. Ama Bele komutasındaki Türk Ordusunun Ethem Bey Kuvvetlerinden nasıl korktuğunu itiraf ederek.
TÜRKİYE BARIŞMAYA İSTİKLAL MAHKEMELERİ KARARLARINI GEÇERSİZ SAYARAK BAŞLAYABİLİR - 22/09/2025
Eğer Türkiye barışmak istiyorsa bir yerden başlamalı. Bu başlangıç Türkiye’deki tüm kesimlerin hala yarasını kanatmakta olan kararları almış ve infaz ettirmiş olan İstiklal Mahkemelerinin kararlarını TBMM kararıyla geçersiz sayarak olmalıdır.
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ - 31/08/2025
”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, A.F. Cebesoy ve arkadaşları Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi
BALKAR SELÇUK’A MEKTUP - 10/08/2025
Tanzer Ünal ismindeki bir gazeteci çalıştayımızı eleştirirken, ”Yeni Bir İhanet Şebekesi” manşetini atmış isimlerimizi ve resimlerimizi de vererek bizi hainlikle suçlayarak hakaret etmişti. O zaman mahkeme bunu fikir özgürlüğü olarak kabul etmişti.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi